Ingmar Bergman'ın "Tanrı'nın Sessizliği" üçlemesi (Through a Glass Darkly, Winter Light, The Silence) üzerine hazırladığım bir metni paylaşıyorum;
drive.google.com/file/d/1l4-JJHu...#306135394 , #306135495
Bergman'dan bu alıntılara karşılık onun filmlerinin bende oluşturduğu izlenim aksi yönde seyir etti. İçinde sıkışmış olduğu durumu ne kendisine ne izleyicisine anlatabildiği bir sıkıştırma ortamında anlamı ve anlatıyı baskılayarak, onları yapay bir gerilimle yüklüyordu benim deneyimimde. Bu sebeple metnimde fazlalığı "haysiyetsizleştirme/pornografi" karşılığıyla kurmaya çalıştım ve Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Maurice Blanchot ile değerlendirmeyi denedim. Bergman'ın karakterleri dünyaya ve birbirlerine yapışmaya çalıştıkça dokunamayışlarında kendilerini kaybederken, saydığım isimlerin mesafeyle kurdukları ilişkide hem varoluşsal hem yaşamsal deneyimi sunuşlarını vurgulamak istedim.
Çalışmam sırasında Dilek Bilgin hocamın #305679785 paylaşımı ve Muberra hocamın #304539351 paylaşımı ilgimi çekti ve metnime ekledim. Paylaşımları ve okumaları için onlara teşekkür ediyorum.
Filmler hakkında yorumu olan varsa ya da metni tartışmak, eleştirmek isterseniz sizleri bekliyorum. Her ifadeye açığım ve çekinmeyin lütfen.
- ~~ - ~~ - ~~ - ~~ -
Filmler;
letterboxd.com/film/through-a-...letterboxd.com/film/winter-lightletterboxd.com/film/the-silence
-sen neden cumaya gelmiyorsun lan
+soran da bayram namazına gelmiyor
-bayram namazı sabahın kaçında oğlum aynı şey mi
astagfirullah güleyim mi ağlayım mı :D