Hassas dönemlerde gelişim açısından gerekli olan duyusal veya fiziksel deneyimleri yaşamayan çocuklar, yaşlarından çok daha küçük görünebilir ve kaçırdıkları bu becerileri öğrenmek için daha fazla tekrara ihtiyaç duyabilir çünkü beynin hassas dönemi geride kalmıştır.
Fransız elçilerinin gönderdikleri raporlarda kayda değer bir olay, Türklerin Kıbrıs'ı fethi sırasında yerli Rum halkının Venediklilere isyan ettikleridir ("presque tous les peuples d'icelle révoltéz contre la seigneurie de Venise": Charrière, III, s. 124, 5 Kasım 1570).
Sayfa 167 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir rivâyete göre, Selim tarafından İstanbul'a gönderilmiş olan Halife Al-Mutawakkil Ayasofya Camii'nde hilâfeti resmen pâdişaha terk ve ferag etmiştir. M. d'Ohsson ve sonra M. Ata, eserlerinde bu rivâyeti yaymışlardır. Gerçekte, 1774'te Kırım Hanlığı'nın bağımsızlığı konusu ortaya çıktığı zaman Osmanlı padişahı, Ruslara karşı bu Müslüman devleti üzerinde halife sıfatıyla birtakım haklarını devam ettirmek iddiasında bulunmuş, Abbasî halifeleri zamanında tespit edilmiş klasik hilâfet nazariyesi öne sürülmüştü. Daha önceleri 1727 Ekimi'nde İran'a hâkim olan Afgan Şahı Eşref'le yapılan antlaşmada, Osmanlı padişahı bütün Müslümanların halifesi olarak tanınmıştır. Osmanlılar, Nadir Şah'a aynı şeyi kabul ettirmeye çalışmışlardır. Klasik hilâfet görüşü, 1258'de Bağdad'ın Mogollarca işgali ve Abbasîlerin yok edilmesi üzerine her İslâm sultanı tarafından taşınan genel bir unvandan başka bir şey değildi ve eski anlamını tamamıyla kaybetmişti. Mekke ve Medine'nin ve hac yollarının hâmisi olmak ise İslâm dünyasında üstünlüğü belirten bir sıfattı. Vaktiyle Abd Allah b. Zubayr, Muaviye'ye karşı Ka'be'nin hâdimi ve Hacc reisi olmakla üstünlük iddiasında bulunmuştu. Şahruh, Muharrem 833'te (1429 Kasım) Ka'be'yi örtü ile örtmek ve Mekke'de çeşme yaptırmak istediği zaman Mısır Sultanı bunu bir üstünlük iddiası sayarak reddetmişti. Fâtih Mehmed'in hac yolları üzerindeki kuyu ve çeşmeleri tamir arzusu aynı şekilde Memlûk sultanınca olumsuz karşılanmıştı. Selim'in Şirvanşah'a gönderdiği Mısır fetihnâmesinin, "Büyük Hilafet" anlayışını yansıtmak bakımından özel bir önemi vardır. Selim, bu mektupta, Memlûklerin Hicaz hac yolunu "Arap eşkiyasından" koruyamadıklarını, kendisine Allah tarafından İslâmiyet kanûnlarını düzene koyma ve Ka'be mahmillerini techiz vazifesi verilmiş olduğunu ifade
Sayfa 144 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu