Dürüst olmak gerekirse bu kitabı hiç ama hiç beğenmedim. Hatta benim için J.D. Salinger’ın "Çavdar Tarlasında Çocuklar" kitabından sonra okuduğum en kötü ikinci kitap oldu. İlginçtir, ikisinin de tarzı, kafası, anlatmak istediği şey birbirine çok benziyor.
Ben kitap okurken beni içine çeksin, sürüklesin, ortada gerçek bir hikaye olsun isterim. Bu kitapta ise ne bir olay var, ne heyecan, ne de merak uyandıran bir şey. Karakterler bir araya geliyor; boş boş geziyorlar, bira içip sigara yakıyorlar, "Hayat ne kadar boş ya" tadında takılıyorlar. Kitap bittiğinde durdum ve “Eee, ben şimdi ne okudum, bu yazar bana ne anlatmaya çalıştı?" dedim. Hikaye hiçbir yere bağlanmadan, başladığı gibi dümdüz bitti. Melankolik bir ergen bunalımını kitap yapmışlar. Eğer hiçbir şeyin olmadığı, karakterlerin amaçsızca dolandığı durağan kitapları seviyorsanız buyurun okuyun.