Aşık Kadınlar
8/10
·616 syf.·
2026 26. kitabı
Aşık Kadınlar, İngiliz yazar D.H. Lawrence’ın 1920 yılında yayımlanan romanıdır. 1915 yılında yayımlanan Gökkuşağı romanının devamı niteliğindedir. Bu kitabı beğendiğim için onu da okuyacağım. Romanda iki kız kardeşin aşk hayatları ele alınmış. Bunun yanında dönemin İngiltere’sinin sosyal ve toplumsal yaşamına da tanıklık ediyoruz. Kitap, olaylardan çok karakterlerin iç dünyalarına odaklanıyor. Bu yüzden bolca monolog var. Ayrıca, karakterler arasında uzun diyaloglar ve tartışmalar yaşanıyor. Buna rağmen çok akıcı, sürükleyici bir kitap. Lawrence’ın büyüleci anlatımı sayesinde kitap bir çırpıda bitiveriyor. Özellikle daha önce Lawrence’ın kitaplarını okumuş ve beğenmiş olanlara tavsiye ediyorum. Âşık Kadınlar D. H. Lawrence
Edebiyat
Âşık KadınlarD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2021305 okunma
Zeze :)
Puan vermedi·128 syf.··
2026 17. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:20
Şəkər portağalı əsərinin 3 cü kitabı... Şəkər portağalı və günəşi oyadaq mənim üçün mükəmməl bir kitab idi ancaq təəssüf ki dəlisov kitabını çox da sevə bilmədim.Mənim fikrimcə kitab Şəkər portağalı və Günəşi oyadaq ilə sonlana bilərdi.Bəlkə də mənim sevəcəyim tərzdə deyildi... Ancaq son kitabı oxudum və bir daha Zezenin həyat hekayəsini oxuya bilməmək çox can sıxıcıdır... Mənim həddindən artıq çox sevdiyim bir seriya oldu kaş ki,daha çox Zezenin həyat hekayəsini oxuya bilsəydim. ... Dəlisov José Mauro de Vasconcelos
İnceleme
DəlisovJosé Mauro de Vasconcelos · Qanun Nəşriyyatı · 202433,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Psikoloji 101
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:05
Günübirlik Hayatlar Irvin Yalom’un psikoterapi seanslarından esinlenerek yazılmış içinde kurgusal anlamda eklenmiş bölümleri bulunan 10 adet öyküden oluşan kitabı . Açıkcası Irvin Yalom’u -özellikle psikolojiye ilgi duyanları için -akıcı dili , sıkmayan üslubu ve kendimize ayna tutan ve düşündüren söylemleriyle tanımayanımız yoktur diye düşünüyorum . Günübirlik Hayatlar kitabının öykü türünde yazılması , hikayelerin bizden ve gayet yaşanabilir hikayelerden oluşması ve belki de en önemlisi Irvin Yalom’un yorumlarıyla katkıda bulunması sizi hasta ve doktor seansını izleyen bir üçüncü isim olarak odada bulunma hissiyatını verdiğini söyleyebilirim . Bir diğer sevdiğim nokta yazarın seans içindeki iç konuşmalarını yazıya dökmesi zaman zaman kendini eleştirmesi , kendi korkularını da dile getirmesi kitaba ayrı bir gerçeklik kattığından da bahsedebilirim . Benim de başucu kitaplarımdan biri olan Marcus Aureluis ‘un kaleme aldığı Kendime Düşünceler kitabından da hastalarına tavsiye etmesi oradan alıntılar yapması da beğendiğim diğer detaylardan . Özellikle psikoloji dünyasında hasta tanımlamalarının da gereksiz olduğunu belirli kalıplara sığdırmanın ilaç sektörünün bir dayatması olduğu gerçeğini de bu alanın üstatlarından birinden duymak da beni epey mutlu ettiğini söyleyebilirim . Kitap gerçekten okunmaya değer harcadığınız zaman ve paranın karşılığını fazlasıyla alabilirsiniz Günübirlik Hayatlar Irvin D. Yalom
1000Kitap
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
Nos'ientoooo Wilsonnn :(
8/10
·416 syf.··
2026 21. kitabı
Marlo gibi bende 4 kişi dönmelerini beklemiştim.. o kadar heyecanla sonuna geldim ki. Bir kaç göz yaşımı pıt pıt pıt bıraktım. Sanırım 3. Kitabı Okumak için birazcık mentalimi toplamam gerek. Bunu ağlayarak günlüğüme yazacağım. Selde çaresizde yol alan Tavuk Wilson gibi kayıp gittin Nos Gümüş Yürek 2 D. N. Archeron ..
Duygu ve Düşünce
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024876 okunma
Yalnızca Hazır Olanlar Okusun:
Puan vermedi·288 syf.··
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:07
Zamanında Amerika’da yasaklanmış bir kitap! burjuva toplumunu tüm cesaretiyle; sefaleti, imkansızlığı, cinselliği, tolumun çoğunluğunun iç dünyasını, sokakların insanlarla dolup taşması, ancak Paris sokaklarında insanlığa dair kalıntının kalmamasını çok güzel anlatmış. Henry Miller, Burjuva toplumunun bağırsaklarını kitaba boşaltarak ortalama çağın insanın nasıl güdüleriyle hareket ettiğini gözler önüne sermiş ve en çok bu çağın insanını tokatlama meşgalesi göstermiş.. hayat bir kere yaşanacaksa Miller bunu köküne kadar iyisiyle kötüsüyle yaşamış :d konunun akışı net değil ancak kitabın sonlarında bütün hikayesini neden tüm açıklığıyla anlattığını çok iyi anlıyorsunuz :) (okuyup görmenizi isterim.) kitaba başlamadan önce de bizi şöyle uyarıyor: “ Kitap değil bu. Karalama, iftira, haysiyete karşı bir saldırı. Sözcüğün alışılagelmiş anlamında kitap değil, hayır, uzun bir hakaret bu, Sanatın yüzüne tükürülmüş bir balgam; Tanrının, İnsanın, Kaderin, Zamanın, Aşkın, Güzelliğin ve başka ne isterseniz onun kıçına atılmış bir tekme.” Daha önce Charles Bukowski okuduysanız Miller’ı da seveceğinizi düşünüyorum. Şunu da söylemek istiyorum ki cinsellik çok fazla açık olarak vurgulanmamış evet bir cinsellik var ancak sizi rahatsız edeceğini düşünmüyorum.(okurken cinsellik rahatsız edecekse önermem) kitaptaki cinselliğin çoğunu toplum eleştirisi olarak okumak yerindedir. Kitaptan beğendiğim bir alıntıyı daha şuraya ekleyim: #306266691
Alıntı
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,062 okunma
Çavdar Tarlasında Çocuklar hakkında düşüncelerim
6/10
·198 syf.··
2026 11. kitabı
Kitapta en etkilendiğim yer, Holden Caulfield (kitaptaki baş karakter) ve kız kardeşi Phoebe arasında geçen bir konuşmada, kız kardeşinin ”ne yapmak istiyorsun” sorusuydu. Holden’in ise bu soruya yüzlerce çocuğun bulunduğu bir çavdar tarlasında öylece durmayı ve ne zamanki birisi uçurumun kenarına yaklaşırsa onu tutup çekmeyi istediğini söylemesiydi. Kitaptan alıntı yapmadım ama tam olarak buna benze bir şey söylüyordu. Açıkçası bu kitabı tıpkı Holden olabildiğim yaşlarda okumayı çok isterdim. İsterdim çünkü, belki de olaylara daha farklı yaklaşmış olacak ve şimdiye kadar yapmış olduğum salaklıkları daha az yapmış olacaktım. Bunu söylediğim için kitabı çocuğunuza ya da küçük kardeşinize okuması için önerir misiniz, sorusuna da evet diyebileceğimi anlamışsınızdır sanırım. Bir de ölen kardeşine duymuş olduğu sevgiyi dile getirdiği bir bölümde tam olarak şöyle diyordu: “Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın,Tanrı aşkına; özellikle de hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli insansa?” Görünen o ki, Holden küçük yaşına rağmen aslında insanlığa bir ders verecek söz etmiş diyorsunuz. Yoksa Tüm Bunlar Salinger’in kendi Anıları mı? Kitabı okurken sanki bir çok şey, Salinger’in kendi anılarıymış gibi hissettim. Anıdan ziyade Salinger’in ergenlik döneminde tutmuş olduğu ajandalardan ortaya çıkmış bir eser gibi geldi. Tabi bazı olaylar ve mekanlar değiştirilmiş olabilir. Bunu da sadece yazarın kendisi Salinger biliyordur kim bilir… Çünkü ciddi anlamda yetişkin birinin bu kadar çocuk ruhlu yazmış olması bende gerçekten hayranlık uyandırdı. Yani tüm o satırları okurken, bir çocuğun ağzından, onun gözünden ve olaylara bakış açısından dünyayı görmenin ne kadar zor olabileceğini daha iyi anladım. Holden’in Kişiliği Ama Holden’i çok sevdim. Kabul
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma