Yaşamak, bir başkası olmaktır. Ve insan bugün, dün hissettiği gibi hissediyorsa, hissetmek olanaksızdır: Dün hissedileni bugün de hissetmek, hissetmek değil, dün hissedilmiş olanı bugün anımsamaktır yalnızca, artık yok olmuş olan dünkü hayatın canlı cesedi olmaktır.
İnancı, hicbir yerden düşmemiş bir tepsinin içinde, sıkıca bağlı bir paket gibi veriyorlar. Paketi almam isteniyor, ama açmaksızın. Bilim, bomboş bir kitabın sayfalarını açmam için tabak içinde uzattıkları bir bıçak. Kuşkuyu bir kutunun dibindeki toz gibi uzatıyorlar; iyi ama, içinde tozdan başka bir şey yoksa o kutuyu neden önüme sürüyorlar ki?
Sevmeyi öğrenmek gerekir, iyi olmayı öğrenmek gerekir, hem de gençlikten itibaren; eğitim ve rastlantı bu duyguları uygulama fırsatı vermezse bize, ruhumuz kuruyacak ve sevgi solu insanların sevecen buluşlarını anlamak için elverişsiz olacaktır. Becerikli bir nefret edici olmak isteniyorsa, nefretin de öğrenilmesi ve beslenmesi gerekir: yoksa onun çekirdeği de yavaş yavaş kuruyacaktır.