Dalgın dalgın çiçeklere bakarken insanların da aslında gerçekten iyi tarafları var diye düşündüm. Çiçeklerin güzelliğini bulan da çiçekleri seven de insanlar ne de olsa.
Ne var ki benim kaygılarım kaybolmadı. Dalgın olduklarında kızlarımı inceliyordum, onlara karşı yükselip alçalan bir sempati ve antipati duygusu duyuyordum. Bianca, çok sevimsiz diye düşünüyordum bazen ve içim daralıyordu. Sonra arkadaşlarınca çok sevildiğini keşfediyordum, kız ve erkek arkadaşları vardı ve onu bir tek ben, annesi sevimsiz buluyor diye düşünüp pişmanlık duyuyordum. O küçümseyen gülüşünü sevmiyordum. Sürekli başkalarından hak talep etme takıntısını sevmiyordum: Sofrada örneğin, herkesten fazla yemek alıyordu, yemek için değil, bir şey kaçırmadığından emin olmak için yapıyordu bunu, ihmal edilmiş ya da aldatılmış kişi olmamalıydı. Hata yaptığını hissettiği ama yanlışını kabul edemediği zaman içine gömüldüğü inatçı sessizliğini sevmiyordum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilemez bir karma isteği
dizginlerini koparan bir at sanki bu
soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
Gittikçe daha yalnız, daha dalgın, daha perişan bir halde yaşamaya başladı. Kendini iyiden iyiye kedere kaptırmış, tuzağa düşmüş kurt gibi acıyla dolaşıp her yerde kayıp sevgiliyi arıyordu.
Yalnızlık, başıboşluk ve okuma, bunlarda, bizim dalgın şehir güzellerinin yabancısı oldukları birtakım duygu ve tutkuların pek erken uyanmasına neden olmaktadır.