Puan vermedi·304 syf.··
2025 91. kitabı
Sinekkuşları, doğada havada asılı kalabilmesiyle tanınıyor. Dakikada yüzlerce kez kanat çırpıyorlar bunun için. Üstelik geriye doğru ve dikey olarak da uçabiliyorlar. Hareketlerinde hem kırılganlık hem direnç var — tıpkı insanın hayatla kurduğu ilişki gibi. Sandro Veronesi’nin Sinekkuşu romanı, işte bu çabanın, hayatta kalmaya, devam etmeye, denge bulmaya çalışan insanın hikâyesi. Marco Carrera’nın hayatını dinliyoruz bu romanda. Zaman doğrusal değil; sürekli kırılıyor, geçmişle şimdi birbirine karışıyor. Klasik anlatıyı sevenlere dağınık gelebilir ama ben sevdim. Hayat da böyle bence. Zaman geçiyor; bellek o geçişte önüne geleni topluyor, silip süpürüyor, oburun teki. Marifet daha çok zamanda ama malzeme bellekte. Biz de ikisinin ortasında, kendi dengemizi bulmaya çalışıyoruz. Sürekli çırptığımız kanatlarımız var bizim de — havada asılı kalmaya uğraşıyoruz bir nevi. Hayat karmakarışık. Hangimizin hayatına dalsak, yok yok. Çingene bohçası derler ya, işte öyle. Veronesi, Marco’nun hikâyesini bu karmaşanın içinden anlatıyor bize. Yetmiş yıllık bir ömür. Varoluşumuz ve geçiciliğimiz. Acılarımız, sevinçlerimiz, yaslarımız ve kutlamalarımız. Hiçliğimiz ve geride bıraktığımız izler… Bir ömür bir dakikadan ne kadar uzun ki zaten? Çırpıyor kanatlarını Marco. Sen de çırp kanatlarını Can, çırp… hiç bırakma. Biçimsel olarak da, felsefi olarak da çok sevdim Sinekkuşu’nu. Herkesin seveceği bir roman değil belki ama bir yandan da çok öyle, oysa ki. Biçimsel olarak zorlayabilir.
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,076 okunma
Puan vermedi·455 syf.··
2025 4. kitabı
Bir İsmet Özel geçti okuyuşlarımdan. Şöyle bana uzuun uzun nasihat eden, beni açan, beni ayan bir akıl hocası bulsam, o konuşsa ben dinlesem, dinlerken derdini derdimden görüp hemdert olmaya huzur dolsam, birlikte karamsar ama ümitvari bir muhabbete dalsak derken geldi bu kitap bana. Ne dertler ne dertler vardı konuştuğumuz, iç çektiğimiz. İnşallah düzelir, düzelmesi için düzeltmeye çalışmalı diyerek dualaştık, niyetleştik aynı zamanda. Ülke gündemi, gidişatı, toplumun hali, neslin durumu derken neredeyse girmediğimiz konuşmadığımız konu kalmadı üstadla. Sadece şiirlerine muhatap olduğum yazarın/şairin sonunda kitabıyla da düçar olmak nasibine erişmiş olmak huzur verici. Yazar başında kitabın adının neden faydasız randevu olduğundan bahsetmiş. Sebebinin anlaşılamayacak olmasından kaynaklı yalnızca boş bir konuşma faslı olmasından duyduğu endişe olduğunu söylemiş. Her yazarda var mıdır bilemem ama bence çoğu yazarda vardır bu endişe. Ama İsmet Özel derdini de kıymetli bulduğundan olsa gerek bunu eserinin adına da yansıtmayı gerekli görmüş. Gözümüz başımız üstüne... Dediğim gibi her türlü konudan kaleme alınmış denemeler derlemesi olan bir kitap. Ben okurken daha doğrusu yazarla muhabbet ederken zevk aldım. Bana kalırsa pek çok insan da benimle aynı fikirde olacaktır. Böyle bir öğretmenin gözünden dünyaya bakmak fırsatını neden kaçıralım ki, değil mi?
İnceleme
Faydasız Randevuİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 2014345 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Artık sen düşün Osman...
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2024 82. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2024 21:45
Seni o kadar çok seven kadın iyileşti ve senden vazgeçti. Şimdi sana geçmiş olsun Osman ya da ister geçsin ister geçmesin. Senin hayatın sonuçta, çok da önemli değil, sen bilirsin Osman. O kadın ki , senin için ne sözler yazdı, seni nasıl sevdi, unutması zaman aldı. Ama seni bu kadar düşünürken bile yazdığı mektupları sana göndermedi, yazdıklarının hiçbirini sana söyleyip de oturma organının yerle temasını kesip semalarda yükselmesine fırsat vermedi. Otur oturduğun yerde, biraz da sen düşün Osman.Ne kaybettiğini anla, eksikliğini duy, içine otursun. Ben sana çok pis bilendim be Osman. Seni tanımadan sana gıcık oldum. Seni hiç sevmiyorum Osman, babanı da sevmezdim zaten diyerek Osman'a olan en içten duygularımı ifade ettikten sonra kendime dönerek yazmaya devam edeyim :) Balkonu salona, salonu balkona katsak bu kitabı da bana katsak olmaz mı? Ya da ben şöyle kitabı bağrıma bassam da yanımdan bir daha hiç ayırmasam... Böyle duygular uyandıran kitapların sayısı çok değildir. İsmine tezat olarak kısacık kitapla okurunu böyle kendine bağlayabilmek ise büyük başarıdır. Keşke ismi gibi daha uzun olsaydı da zevkle okumaya devam etseydim dedim bu kitap bittiğinde. Sayfalar su gibi akıyor ama ben satırları tekrar tekrar okuduğum ve bitmesin istediğim için süreyi biraz uzattım. Hani arkadaşları birilerinin onlara yaptığı kötülükleri, hataları anlatırken arkadaşlarından daha çok sinirlenen, üzülenler vardır ya. Ben de biraz onlardanım. Bu yüzden çok sevdiğim bir dostumla dertleşirken hissettiğim gibi hissettim bu kitabı okurken de. Sanki bir arkadaşım bana eski sevgilisinin onu ne kadar üzdüğünü anlatıyormuş gibiydi. Ve itiraf ediyorum bazen Osman'a ağız burun dalasım geldi. Ama aynı zamanda nasıl olmuşsa Aylin Balboa'nın o acılarına gülen tavrıyla ayrılık acısı mizahla
Edebiyat
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
harala gürele girdik meseleye
4/10
·216 syf.··
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2024 00:00
kendine has, karakteristik çizimlere bayıldım. hemen pat küt konuya dalsak da güzel bir işlenişte gidiyor şu ana kadar senaryo. onun dışında karakter hakkında bir bok öğrenemedik daha ve bu nedenle onla yakınlaşmak da daha mümkün olmadı. fakat dediğim gibi çok çok akıcı bir ciltti ve olaylar geliştikçe taşlar yerine sırayla oturacak gibime geliyor. bir daha söylemeliyim, çizimlere bayıldım.
Manga
Old Boy, Vol. 1Garon Tsuchiya · Dark Horse Manga · 2016223 okunma
10/10
·372 syf.··
2021 20. kitabı
Bazen öyle seviyoruz ki zaman dursa da biz şöyle dalsak o bakışlara,o sevgiye ,o sese .... Bazende sevgisiz kalıyor nereye elimizi koyacağımızı bilmiyoruz ya Rabbim kimseyi sevgisiz bırakmasın... Biz yine bir çift söze sınırsız mutlu olalım
1000Kitap
Üç Kız Kardeşİclal Aydın · Artemis Yayınları · 202011,1bin okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Bu kitapta beni çeken geçmişin çok güzel anlatımı oldu. Yaşadıklarımızın anlatıldığı, kalbimize dokunan metinler vardı. "ah be ne güzeldi sobada ekmek kızartamak, ah keşke kar olsa da naylon üzerinde kaysak, ah dostlarla oturpbir masada sohbete dalsak"
Olay Şöyle OlduAyşen Şahin (Aksakal) · Karakarga Yayınları · 2020126 okunma