Damla

Damla
@damlakrl
“Yaşanan yıllar, yıllar öncesinde kaldı. Belki benim de, onlarla orada kalmam gerekiyordu. Ama biliyorsunuz, bu kolay olmuyor. Pek çoklarının yaptığını yaptım, geriye bakmadan yürüdüm gittim ben de. Kolayca sıyrılırım, zamanla unuturum sandım. Olmadı. Onca şeyi ayağıma bağlı ağır bir gülle gibi sürükledim peşimden. Artık gücüm kalmadı. Durmak, soluk almak, sonra da sağlam bir keski ile bu zinciri kesmek istiyorum.”
Reklam
“Kırk boğuntu halkasından geçtim, her birinde seni biraz daha isteyerek. Geldim ve bungun yüzün kırk birinci acım oldu. Tuhaf değil mi insanın gücü sevdiğine yetiyor. Benim biricik ayrıcalığımsın oysa. Sana işgal dersem dünyayı nasıl tanımlarım ben. Damla kendini tamamladı ve gelip sana damladı. Hepsi bu...”
“Sevgi arıyoruz, yüreğimizi açıyor, yaralanabilir hale geliyoruz. Ama bütün bulduğumuz bencillik oluyor. İncindiğimize inanmasak bile yaralıyor bu bizi. Kaç ilişki kurduğumuzun önemi yok. Aynı şey durmadan yineleniyor. Sevgi arayışını sürdürmenin ne anlamı var ki?”
“Zaman gerçekten de tek parça ve arkası gelmeyen büyük bir kumaş parçası değil mi? Genelde bize uysun diye zamandan parçalar biçer ve kendimizi, zamanı ölçümüze uyduruyoruz diye aldatırız ama gerçekte o, geçer de geçer.”
“Benim bildiğim şu, vazgeçmek bazen sahip olduğunuz şeylerin en iyisidir. ‘Elimden tut yoksa düşeceğim’ demiş ya Attilâ İlhan. Galiba kimi durumlarda o, ‘Elimi bırak yoksa düşeceğim’ diye okunabilir. Aşk kaç kişilik bilmem ama vazgeçmek tek kişiliktir.”
Reklam