Rina Kent den Güç Tahtı incelemesi
8/10
·312 syf.··
2026 57. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Güç Tahtı Her sene nerdeyse Rina Kent dozunu almayı başarıyoruz. Ve bundan hiç şikayetçi değilim. Favori yazarlarımın ilk sırasında yer alıyor kendisi. Yazarın yeni çıkmış olan serisi Taht ikilemesi. 2 kitaplık bir seri. Ve Ren yayınları çok sağolsun bizi hiç bekletmeden iki kitabını da aynı anda çıkarttılar. Darısı diğer serilerin de başına. Arka Kapağı: Ne gerekiyorsa yapmaya hazırdım. Güçler çatıştığında.. Mafya dünyasında kadınlar hüküm sürmezdi. Ben bu kuralın istisnasıydım. Bu hayatı ben seçmemiştim, o beni seçmişti. Koruyacağım bir mirasım, ele geçireceğim bir gücüm vardı ve kimse beni durduramayacaktı. Başa geçmem için anlaşmalı bir evlilik yapmam gerekiyorsa yapacaktım. Hesaba katmadığım şey, seçilmiş kocamın geçmişimden bir hayalet olmasıydı. Kyle Hunter. O bir zamanlar benim korumamdı, koruyucumdu. Şimdiyse benim krallığımın peşindeydi. Tahtın yolu dikenler, kan ve kayıplarla doluydu. Kazanmak için her şeyi riske atacaktım. Kalbim de dahil...
Güç TahtıRina Kent · Ren Kitap · 2026173 okunma
Bu Neydi Böyle?
10/10
·358 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 03:24
... Abi ben ne okudum az önce? Tahmin ettiğim hiç bir şey mi tuttmaz? Size bir şeyden bahsedeyim. Hani bazı insanlar bir kitapta tahminde bulundukları zaman (ki genelde kitabın ortaları olur bu) kitabın sonlarında o tahmin tutar ve kendilerini sanki Yılın bir şeyiymiş gibi överler ya. O benim. Çok severim böyle kitaplar okuyup tamin yürütmeyi ve o tahminimin tutmasını. Ama Holly Hanım nasıl bir yazar ki, her bağlantıyı planlıca kurmuş, her açıklamayı ve konuşmayı derinlemesine düşünmüş ve bize öyle bir şey vermiş ki, 'Dahice yazılan kurgu işte böyle olur.' dedim. Selamlar. Sizlere bu inanılmaz kitapla geldim. Hatırlayacağınız üzere Pip kızımız yine bir şeylerin peşine düşüyor. Daha doğrusu bela onu buluyor. Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse, en yakın arkadaşlarından biri olan Conner'ın abisi Jamie kayboluyor ve Pip önceden olan olaylardan sonra bir olayı kaldıramayacağı için ilk başta reddetse de, dayanamayıp sonradan kabul ediyor. Gerisini kesinlikle kendiniz deneyimlemelisiniz, burada yazarak yaşadığım hazzı açıklamam imkansız. O kadar iyi bir kitaptı ki... Yani kurulan bağlar, satırların arasından el sallayan ipuçları. Hiç bir şeyi açık etmemesi. Tamamen göz önünde olan karakterlerden şüphelenmemize rağmen, ortaya çok daha başka şeylerin çıkması ve daha neler neler... Günümüzde özellikle dikkatimi çeken önemli bir detay var. Yazarların herşeyi, ama herşeyi, olay örgüsü daha rahat korunabilsin diye hikayenin en önemli noktalarını baştan itiraf etmeleri. Her şeyi hızlı tüketmeye o kadar alışmışız ki, bu kitap bana aslında bir kitabın ilmeklerine işlenerek ipuçlarını korkmadan vermenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Sabrın sonu selamettir, diyerek kapattım kitabı. Ki olay akışının sağlam olduğuna inandığım bir kurgunun yazarı olarak söyleyeyim, bu bana
İyi Kız Kötü SonHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20221,751 okunma
Reklam
Kabullenmemenin, birlikte mücadelenin hikâyesi
Puan vermedi·140 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 11:19
Rus yazardan bir zamanlar her anlamda en dipte bulunan ve şu an başta eğitim modeli olmak üzere daha birçok alanda örnek olan 'bataklıklar ülkesi' olarak anılan Finlandiya'nın zirveye tırmanışının hikayesi... Bir ülkenin kalkınması ve sağlam bir toplumun temellerinin atılması için: Büyük şahsiyetler, aydınlar veya tarihin akışını değiştiren insanlardan mı medet ummalı? Bunun cevabı bence çok net: Bir toplum sadece ismini neredeyse her kitapta duyduğumuz kişilerle kalkınamaz daha ileriye gidemez bu isimler elbette ki çok önemli ama hitap ettiği halk kitleleri, onların bu konuda ne düşündüğü ve bu uğurda mücadele edip edemeyecekleri çaba gösterip gösteremeyecekleri bu şahsiyetlerden çok daha önemlidir. Yeri gelince bir köylü bir işçi veya herhangi bir toplumun en ücra köşesinde yaşayan ve hiç kimsenin belki de umurunda olmayan bir kişinin bile bir toplumun kalkınmasındaki rolü kesinlikle görmezden gelinemez, gelinmemeli. Çünkü bir toplum birlikte var olabilir, birlikte güçlenebilir, birlikte mücadele edilerek daha ileriye taşınabilir. Beyaz zambaklar ülkesinde kitabı da tam da bu birlikteliğin anlatıldığı ve bir toplumun içinde yaşadığı şartlar ve bulunduğu coğrafya ne kadar kötü olursa olsun o ülkenin aydınıyla sıradan bir işçinin birlikte ortak bir amaç, daha güzel bir gelecek için verecekleri mücadelenin eninde sonunda ne kadar zor olsa da o geleceğin inşa edilmesinin asla imkansız olmadığının hikâyesi. Verimsiz topraklara sahip, herhangi bir doğal zenginliği olmayan üstelik en temel besin olan buğdayın en çok ithal edilen ürün olması bir bataklık ülkesi olarak anılan ve nüfusu 3 milyonu geçmeyen Finlandiya'nın başarı hikayesi... Bir toplumu en dibe götürecek hemen hemen her şeyi( alkol bağımlılığı, düşük eğitim seviyesi başta olmak üzere) içinde barındıran ve
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Can Yayınları · 2023124,7bin okunma
9/10
·216 syf.··
2025 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2025 21:47
Alp Paksoy’un ikinci kitabı “Hatırla” ile kelimelerin kökenine yeniden indim. İlk kitabı “Kök” ile başlayan serüvenimiz “Hatırla” ile devam ediyor. Darısı üçüncü kitabı “Şeytan Bunun Neresinde?”ye. “Hatırla” bir etimoloji kitabı. Alp Paksoy bize kelimelerin kökenlerini, sözlük ya da ders kitabı şeklinde değil de biraz sohbet havasında ve eğlenceli bir şekilde öğretiyor. Etimoloji merakı olup da bu işe yeni başlayanlar için Alp Paksoy’un kitaplarını tavsiye eder, herkese keyifli okumalar dilerim.
HatırlaAlp Paksoy · Ötüken Kitap · 2020173 okunma
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Kitap 20. yüzyıl başlarındaki Finlandiya'sını konu alır. İçeriğinde ise yoksulluk, cehalet ve Rus Çarlığı baskısı altında ezilen halkın içki ve sefaletle boğuşan buhranlarını anlatır. Kitapta bataklık ve kayalıklar arasında yer alan, doğal kaynak bakımında fakir bir ülkenin ayağa kalkarak yoksulluktan kurtulması siyasi, ekonomik ve sosyokültürel açıdan gelişmiş bir topluma evrilmesini bize aktarır. Vallahi okur iken en çok zevk aldığım kısımlar ise ülkenin ilerlemesi için çalışma azmi ve heyecanı ile dolan, bencillikten uzak, yorulmak bilmeden halkı için katkıda bulunan toplum için çalışan insanlar oldu. Gelişmek için toplumun sadece bir kesimin yaptıkları değilde özellikle alt tabakanın da gelişmesi ve öğrenmesine de katkıda bulunarak bir bütün olarak aynı hedef için çalışmanın önemini gözler önüne seriyor. Bir ülke bireylerin çabaları ile değilde toplum olarak sadece gelişebilir ancak böyle kalıcılık sağlanabilir. Darısı başımıza ne diyelim. Herkesin okuması gereken kitaplardan birisi, okurken neden Atatürk'ün okullarda okutulmasını istediğini anlıyorsun. Kalın bir kitap değil okunmadı ise okunması taraftarıyım. Çok severek okudum gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum efenim. #k:139900. Petro Grigory Petrov
1000Kitap
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · İndigo Kitap · 2020124,7bin okunma
Hadi sen de düzenle kalbindekileri..
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2025 170. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 17:02
Sevgili yazarımız Şermin Yaşar kitabında "denenmiş mutluluk tarifleri" diye nitelemiş yazdıklarını. Hakikaten de öyleydi. Yaşanmışlıklarından bizlere de tarifler vermiş. Hayata, insana, hayvanlara, bitkilere, çiçeklere her şeye değinmiş. Araya ufak nasihat gibi tatlı cümleler eklemiş. Kitabı okurken ruhunuza iyi geliyor.Hayata başka açılardan bakmanın ne kadar güzel olduğunu fark ediyorsunuz. Bizi biz yapan bazı hasletlerimizi maalesef şimdiki dönemlerde kaybettiğimizi, tekrardan çabalayıp bulmamız gerektiğini, anlamlı hikayeleri ile anlatmış bize. Kendi adıma söyleyeyim bir pay çıkarabildim. Darısı sizlere olsun:) Şunu da belirteyim, Şermin Yaşar farkını, ya da tadını mı diyeyim, okurken müthiş hissediyorsunuz! Yine çok anlamlı bir alıntı ile bitireyim; Asıl bakmamız gereken yer olan "yürek"le hiç işimiz kalmadı. Kendimizi daha güzel kılmak için harcadığımız çabanın binde birini, kendimizi daha iyi, daha merhametli, daha donanımlı, daha faydalı olmak için harcasak dünya kimbilir nasıl güzel olurdu. Yaşlanmamak için verdiğimiz uğraşın birazını "yaşamak" için harcasak, ömür kim bilir ne tatlı olurdu..." Kitabı keyifle okudum, terapi gibi geldi bana:) Yazara, Şermin Yaşar selam olsun kalemi hep daim olsun. Keyifli okumalar dilerim.
Duygu ve Düşünce
Ev Yapımı Sihirli DeğnekŞermin Yaşar · Elma Yayınevi · 20193,119 okunma
Reklam
Reklam