O gece ve ertesi gün, bize birçok öykü anlattı;ama benim şimdi anlattıklarım onun acı günlerine ait bir tanıklıktır, kendisi çok tatlı ve yumuşak biri olsa da.Öyküleri de, yol boyunca biriken bu tozdan ve bu sabırdan oluşmuştur.
Bir anda gözlerine kırmızı bir posta kutusu ilişti. Ardından bu kırmızı renk bir anda Daisuke'nin kafasının içine atlayıp orada dönmeye başladı. Şemsiye dükkânının tabela- sında, kırmızı renkli dört tane şemsiye uzun uzun sıralan- mıştı. Şemsiyelerin rengi yine Daisuke'nin kafasının içine atlayıp fıldır fıldır dönen bir girdap oluşturdu. Bir dört yol ağzında, adamın teki kıpkırmızı büyük balonlar satıyordu. Tren bir anda köşeyi döndüğünde, balonlar peşinden onu takip etti ve Daisuke'nin zihninde ona eşlik ettiler. Küçük paketleri taşıyan kırmızı araba, trenin yanından geçerken yine Daisuke'nin aklı tarafından emildiler. Sigara dükkânın perdesi kırmızıydı. Satılmak üzere asılan bayrak da kırmı- zıydı. Elektrik direği kırmızıydı. Kırmızı renge boyanmış tabelaların biri diğerini izledi. Sonunda dünya kırmızıya döndü. Ve başının çevresinde dönerek alevlerle dolu nefesini etrafa yaydı. Daisuke beyni yanana kadar trende kalıp ilerlemeye karar verdi.
Görünürde her zaman gülümsüyor olsamda içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.