Hani beyniniz bir sahneye takılı kalır da yıllar sonra bile gözünüzün önünde, ayrıntılarında ufak tefek değişiklikler olmuş fakat sonucu hiç değişmemiş bir halde canlanır ya, işte öyle.
Bu ev, artık bana yabancı geliyordu, çok çok büyük bir şey eksikti ama yine de bana başka hiçbir şeyin veremeyeceği bir yuva hissi veriyordu. Bir zamanlar bildiğim ama artık istenmediğim bir yuva gibiydi.
Bir kitabın, bir hikayenin, en doğru sırayla dizilmiş sözcüklerin, insanda hiç ziyaret etmediği yerlere ve hiç tanımadığı insanlara karşı özlem uyandırmasını seviyordum.