||Kanın Büyüsü-Büşra Toraman||
•
Bu serinin üçüncü kitabına ne ara geldim anlamadım ama üçüncü kitabı da bitti. Genel olarak baktığımızda severek okuduğum bir seri oldu ama tabii ki benim için çok iyi serilerden de olamadı. Üçüncü kitapta işler biraz daha kızışıyor ve sürekli bir mücadele peşinde koşuyor karakterlerimiz. Baya olaylı ve sürekli heyecanı da yüksek bir kitaptı. Şu an bir tek ilk kitap çok sakindi fakat sonrasında sürekli bir olaylar peşinde koşuyoruz ve öyle ki biri bitiyor diğeri başlıyor.
•
Böyle asla sonu gelmiyor düşmanların. Mesela bu kitapta baş düşmanımız büyücülerdi. Seri ile ilgili sevmediğim şey şu, ayrıntılara çok fazla önem verilmiyor. Ayriyeten de çok sinir bozucu anlar da yaşatabiliyor. Mesela biri pat diye ortaya çıkıyor ama biz onun hakkında pek bir bilgi sahibi değiliz ve ne oluyor moduna giriyoruz ya da mesela bu kitapta en sinir olduğum durum şuydu:
Aşırı heyecanlı ve olaylı bir sahne yaşanıyordu ve karakterler belirli bir plan doğrultusunda ilerlerken birden asıl ana karakter o planı değiştiriyor ama planı nasıl değiştirdiğine dair hiçbir şey bilmiyoruz ve neler oldu, nasıl böyle oldu hiçbir şey anlatılmadan geçiliyor. Bu tarz ayrıntılara da yer verilse gerçekten çok iyi olacak. Diğer bir gıcık olduğum konu da sürekli Ada’ya yanık olan birilerinin olması, zaten ilk kitaptan beri yanık olan biri vardı onun üstüne biri daha geldi ve bunlar da hep psikopat oluyor.
•
Yani kızın sanki Dawson’la hiçbir ilişkisi yokmuş gibi hareket ediyorlar aşırı gıcık oluyorum. Ada’ya karşı da hala nötrüm. Dawson’ı ama nedense bu kitapta biraz daha sevdim. Kitapta olmasını istediğim bir ship vardı bunun gerçekleşmesi de beni çok mutlu etti. Kurgu da iyi ilerliyor bence, o oluşturulmuş dünyada olmak güzel hissettiriyor. Okurken gerçekten keyif alıyorum ve