Betül Sena

Betül Sena
@ddlbety
İnstagram: @kitaplarinellitonu

Betül Sena

, bir kitap okudu
Puan vermedi·353 syf.··
2020 18. kitabı
Haruki Murakami
7.6/10 · 2.596 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·560 syf.··
2020 17. kitabı
||Kanın Büyüsü-Büşra Toraman|| • Bu serinin üçüncü kitabına ne ara geldim anlamadım ama üçüncü kitabı da bitti. Genel olarak baktığımızda severek okuduğum bir seri oldu ama tabii ki benim için çok iyi serilerden de olamadı. Üçüncü kitapta işler biraz daha kızışıyor ve sürekli bir mücadele peşinde koşuyor karakterlerimiz. Baya olaylı ve sürekli heyecanı da yüksek bir kitaptı. Şu an bir tek ilk kitap çok sakindi fakat sonrasında sürekli bir olaylar peşinde koşuyoruz ve öyle ki biri bitiyor diğeri başlıyor. • Böyle asla sonu gelmiyor düşmanların. Mesela bu kitapta baş düşmanımız büyücülerdi. Seri ile ilgili sevmediğim şey şu, ayrıntılara çok fazla önem verilmiyor. Ayriyeten de çok sinir bozucu anlar da yaşatabiliyor. Mesela biri pat diye ortaya çıkıyor ama biz onun hakkında pek bir bilgi sahibi değiliz ve ne oluyor moduna giriyoruz ya da mesela bu kitapta en sinir olduğum durum şuydu: Aşırı heyecanlı ve olaylı bir sahne yaşanıyordu ve karakterler belirli bir plan doğrultusunda ilerlerken birden asıl ana karakter o planı değiştiriyor ama planı nasıl değiştirdiğine dair hiçbir şey bilmiyoruz ve neler oldu, nasıl böyle oldu hiçbir şey anlatılmadan geçiliyor. Bu tarz ayrıntılara da yer verilse gerçekten çok iyi olacak. Diğer bir gıcık olduğum konu da sürekli Ada’ya yanık olan birilerinin olması, zaten ilk kitaptan beri yanık olan biri vardı onun üstüne biri daha geldi ve bunlar da hep psikopat oluyor. • Yani kızın sanki Dawson’la hiçbir ilişkisi yokmuş gibi hareket ediyorlar aşırı gıcık oluyorum. Ada’ya karşı da hala nötrüm. Dawson’ı ama nedense bu kitapta biraz daha sevdim. Kitapta olmasını istediğim bir ship vardı bunun gerçekleşmesi de beni çok mutlu etti. Kurgu da iyi ilerliyor bence, o oluşturulmuş dünyada olmak güzel hissettiriyor. Okurken gerçekten keyif alıyorum ve
Edebiyat
Kanın BüyüsüBüşra Toraman · Ephesus Yayınları · 2019498 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 16. kitabı
||Dostluk Üzerine-Cicero|| • “Kendinle konuşur gibi her şeyi konuşmayı göze alabileceğin bir dostun olmasından daha tatlı ne var?” • Bu kitabı aslında arkadaşlarıma hediye etmek adına aldım ama öncelikle kendim bir okuyayım dedim. Pek beklediğim gibi değildi ama. Yani evet dostluk üzerine anlatıları olan bir kitaptı ama ben nedense biraz daha farklı bekliyordum. Kitapta çok iyi iki dost olan bir arkadaştan diğeri yaşamını yitiriyor ve bu geride kalan arkadaşı da onunla dostluklarından yola çıkarak bize dostluğun gerekliliklerini anlatıyor. Dostluklarda en büyük değerin erdem olduğunu düşünüyor ve eğer erdem yoksa dostluk da olmaz diyor. • Dostluklarda da olmaması gerekenleri de anlatıyor, dostluğun yüceliğini ve güzelliğini de dile getiriyor ve sadece iyi insanlar arasında bir dostluk kurulabilir diyor ve yaptığım bazı çıkarımlarla da bu söylediğini de bir nevi kanıtlıyor. Okurken gerçekten dostluklar üzerine düşünmemi sağladı. • “Dostluğun ilk kuralı şu olsun: Dosttan onurlu şeyler isteyelim ve dostlar için onurlu şeyler yapalım.” • “İnsanlar kimseyi çarçabuk sevmeye yeltenmesin ve hak etmeyenleri hiç sevmesin.” • Zira dostu, kişinin öteki kendisi gibidir.” Dostluk Üzerine Marcus Tullius Cicero
Edebiyat
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,389 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2020 15. kitabı
||Siddhartha-Hermann Hesse|| • “Yolum daha nereye götürecek beni? Acayip bir yol, dönemeçler çizerek ilerliyor, belki de bir çember çiziyor. Nasıl ilerlerse ilerlesin, izleyeceğim bu yolu.” • Hermann Hesse yazarı ile Demian kitabıyla tanışmıştım ve Demian’ı da çok fazla sevmiştim. Beni çok etkileyen bir kitap olmuştu. Bundan dolayı da Siddhartha’yı da çok merak ediyordum. Siddhartha bir Brahman’ın oğlu ama kendisi bir arayış içerisinde olan bir insan ve kendi Ben’ini Öz’ünü keşfetmek istiyor ve bunun için birçok şeye başvuruyor. • Ardından öğretmenlerden bir şeyler öğrenemediğini fark ediyor ve yeniden arayışlara geçiyor ve arayışları içerisinde Ben’ini aslında kaybettiğini anlıyor, ondan kaçtığını fark ediyor ve bu arayışları içerisinde de karakterimiz birçok şeyler yaşıyor. Yine çok güzel ve çok etkileyici bir kitaptı. Kitaptaki şu söz “Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir,” bence tüm kitabı özetleyen bir söz. • Çünkü bilinmesi gerekenler tadılmadan yaşanınca aslında o kadar da etkili olamıyor hayatlarımızda ama bilinmesi gerekenleri tattığımız zaman birçok şey konusunda daha çok aydınlanabiliyoruz. Siddharta da bu yönden birçok şeyler öğrendi ve o zamanlarda sadece bir öğreti olarak olunan durumlarda neden bir şeyler öğrenemediğini de anlamış oldu. Yaşanmadan birçok şeyin eksik kaldığını görmüş oldu. Yazarın anlatımı da bir o kadar akıcıydı. Yazar burada da din ve felsefeyi bir arada kullanarak çok güzel bir hikaye oluşturmuştu. Mutlaka okumalısınız, bir şans vermelisiniz. 5/5 • “Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben’di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim.” Ayrıca bu söz bana çokça The Truth Untold şarkı sözlerini hatırlattı • Siddhartha Hermann Hesse
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma