||Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları-Haruki Murakami||
•
Bu kitabı düşündüğümden ve beklediğimden daha da çok sevdim. Beş kişilik bir arkadaş grubu daha çok önplanımızda ve hepsi bir arada çok iyi anlar yaşarken, birbirlerine kenetli bir şekilde güçlü bir arkadaşlık ilişkileri yaşarken, Tsukuru’nun Tokyo’ya üniversiteye gitmesi ile birlikte ayrılık yaşansa da tatillerde yine bir araya gelirken bir gün grup arkadaşları Tsukuru ile bağlarını kopardıklarını söylüyor ve Tsukuru buna imkan bile vermeyeceği için epey bir şaşırıyor ve bir müddet boyunca çok kötü zamanlar geçiriyor.
•
Ölüm eşiğine gelecek kadar bu durum onu yıkıyor ama bir gün Sara ile tanıştığında Sara ona Neden arkadaşlarının onunla iletişimini kestiğini sorduğunda Tsukuru 16 yıl boyunca bunu onlara soramadığını, çünkü gerçeklerden korktuğunu söylüyor ama Sara’nın cesaretlendirilmesi ile Tsukuru’nun o lisedeki arkadaşlarına ulaşıyorlar ve bizde bu süreci okuyoruz. Daha çok yine üç zaman içerisinde anlatıyordu yazar.
•
Başlangıçta Lisedeki o anları okurken ardından da Tsukuru’nun üniversite zamanlarındaki anlarını okuyoruz ve ardından artık bir iş sahibi olan yetişkin Tsukuru Tazaki’yi okuyoruz. Kitabı yine çok büyük bir hayranlık okudum. Yazarın anlatımını ve insanlara karşı olan o gözlem yeteneğini çok seviyorum. Karakterlerin düşünceleri gerçekten de çok iyi gözlemlenilmiş oluyor her seferinde ve tabii ki de yine buradaki karakterler arasındaki diyaloglarda beni yeniden mest etti. Tsukuru Tazaki’yi çok sevdim ve kendisiyle aramızda güzel bir bağ oluştu.
•
Ayriyeten ara ara bana Tsukuru Tazaki hep Anna Karenina’daki Levin’i de hatırlattı. Bir yandan onların benzer yönlerini de okurken gördüm. Sara’yı da çokça sevdim ve Sara ile ilgili yazar “Mesleğim yazarlık” kitabında bir şey demişti. “Aslında benim