Betül Sena

Betül Sena
@ddlbety
İnstagram: @kitaplarinellitonu

Betül Sena

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
2020 15. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·328 syf.··
2020 14. kitabı
||Küçük Kadınlar-Lauisa May Alcott|| • Filmi çok fazla önüme çıkan bir kitaptı ama önceliği kitabını okumaya vermek istedim ve filmini izlediğimde iyi ki de böyle bir karar vermiştim dedirtti. Amerika’da bir iç savaş sürecinde babalarını gönüllü olarak birliğe gönderen Bayan March ve onun dört kızıyla yoksulluk içinde olan ama yine de mutluluklarını devam ettiren güzel bir ailenin yaşamını okuyoruz. • Dört kız kardeş birbirlerinden çok farklı karakterlerdeler ve hepsinin de belirli bir kusurlarını görüyoruz, yaptığı hataları okuyoruz ama sonrasında annelerinin ona anlattığı ve söylediği güzel sözlerle kızların bu kusurlarını giderme ve hatalarından ders çıkartma serüvenini okumak çok güzeldi. Kitap size mutluluk aşılıyordu. O kadar nahif ve güzel bir hikayesi var ki. • Okudukça mutlu oldum sürekli ve o ailenin bir parçası olduğumu hissettim. Karakterlerin gelişimlerini okumak çok güzeldi. Her biri birbirinden harika insanlardı ve iyi insan olma yolunda da çok güzel adımlar ve başarılar attılar. İçinizi ısıtacak çok tatlı ve size her daim şükretmeyi de hatırlatacak bir hikaye. Yoksulluk içerisinde de olsalar anneleri her zaman onlara sevgiyi öğretip anlattı ve o küçük kadınlar sevgiyle yaşananın en büyük zenginlik olduklarını anladılar. • Kitapta kardeşlik sevgisi, aile sevgisi ve dostluk sevgisi çok güzel işleniyordu. Mutlaka okumalısınız, sizi bu güzel dört kardeş büyüleyecek ve kalbinize güzel mi güzel sevgi tohumları ekecekler. Kitabı bitirdiğimde filmini de izledim ama filmi çok bambaşkaydı. Bu yüzden filmi tek başına bakıldığında yine de güzel olsa da kitapla kıyaslandığında o kadar iyi olmadığı görülüyor benim açımdan. Bu yüzden sadece filmi izleyenleri büyük bir istekle asıl kitabını okumalarını istiyorum. 5/5 Küçük Kadınlar Louisa May Alcott
Edebiyat
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2020 13. kitabı
||Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları-Haruki Murakami|| • Bu kitabı düşündüğümden ve beklediğimden daha da çok sevdim. Beş kişilik bir arkadaş grubu daha çok önplanımızda ve hepsi bir arada çok iyi anlar yaşarken, birbirlerine kenetli bir şekilde güçlü bir arkadaşlık ilişkileri yaşarken, Tsukuru’nun Tokyo’ya üniversiteye gitmesi ile birlikte ayrılık yaşansa da tatillerde yine bir araya gelirken bir gün grup arkadaşları Tsukuru ile bağlarını kopardıklarını söylüyor ve Tsukuru buna imkan bile vermeyeceği için epey bir şaşırıyor ve bir müddet boyunca çok kötü zamanlar geçiriyor. • Ölüm eşiğine gelecek kadar bu durum onu yıkıyor ama bir gün Sara ile tanıştığında Sara ona Neden arkadaşlarının onunla iletişimini kestiğini sorduğunda Tsukuru 16 yıl boyunca bunu onlara soramadığını, çünkü gerçeklerden korktuğunu söylüyor ama Sara’nın cesaretlendirilmesi ile Tsukuru’nun o lisedeki arkadaşlarına ulaşıyorlar ve bizde bu süreci okuyoruz. Daha çok yine üç zaman içerisinde anlatıyordu yazar. • Başlangıçta Lisedeki o anları okurken ardından da Tsukuru’nun üniversite zamanlarındaki anlarını okuyoruz ve ardından artık bir iş sahibi olan yetişkin Tsukuru Tazaki’yi okuyoruz. Kitabı yine çok büyük bir hayranlık okudum. Yazarın anlatımını ve insanlara karşı olan o gözlem yeteneğini çok seviyorum. Karakterlerin düşünceleri gerçekten de çok iyi gözlemlenilmiş oluyor her seferinde ve tabii ki de yine buradaki karakterler arasındaki diyaloglarda beni yeniden mest etti. Tsukuru Tazaki’yi çok sevdim ve kendisiyle aramızda güzel bir bağ oluştu. • Ayriyeten ara ara bana Tsukuru Tazaki hep Anna Karenina’daki Levin’i de hatırlattı. Bir yandan onların benzer yönlerini de okurken gördüm. Sara’yı da çokça sevdim ve Sara ile ilgili yazar “Mesleğim yazarlık” kitabında bir şey demişti. “Aslında benim
Edebiyat
Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac YıllarıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20142,535 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2020 12. kitabı
||Cellat’ın Kalbi-Büşra Toraman|| • İkinci kitap çoğu kişinin de söylediği gibi ilk kitaptan çok daha iyiydi. Yazarın oluşturmuş olduğu dünyayı daha da çok sevdim ve gerçekten kendine has bir dünya olduğunu düşünüyorum, bu da daha çok içine çekiyor. • İkinci kitap daha bir hareketli ve daha bir olaylıydı. İlk kitap tamamıyla oluşturan evreni tanıma iken bu kitap daha çok o evrene dahil olduğumuz bir kitaptı. Karakterler bakımından yine ilk kitaptaki çoğu karaktere bu kitapta da öyle ısınamadım. Bu seriyle ilgili tek sıkıntım karakterlerle aramda bir bağ kuramamış olmam, bu neden olmadı bilmiyorum ama mesela ana karakterleri öyle çok sevmiyorum. • Bir Gavin’i seviyorum bir de bu kitapta Felicia ile Creon’u çok sevdim. Sanırım başka sevdiğim de yok. Konu açısından da ilk kitaptan beri düşünülen şeyin hemen bu kitapta hallolması çok iyiydi. Uzaltılsaydı sıkılırdım büyük ihtimalle. Ayrıca bu kitapta bir sürü yeni bilgiler ve yeni sırların açığa kavuştuğu da bir kitaptı. Geçmişe gidip bize yazarın geçmişte yaşananları anlattığı yerleri de çok sevdim. • Özellikle Lissa ve Tyson’ı da çok sevdim. Ada ve Dawson’a gelirsem onlara karşı çok nötrüm. Hiç o ikili ile bir bağ kuramadım, asıl iki ana karakterle bağ kuramamak da üzüyor. Onların da ilişkilerinin çok hızlı ilerlediğini düşünüyorum. Her şey böyle birden oluvermiş gibi oldu. Bakalım ama yazarın planlarına göre aslında bunun ne kadar iyi ya da kötü olduğunu görmüş olacağım. Üçüncü kitap için de meraklıyım, onun da nasıl ilerleyeceğini ve yazarın kurguyu ne tarafa doğru sürükleyeceğini merak ediyorum. 4/5 Cellat'ın Kalbi Büşra Toraman
Edebiyat
Cellat'ın KalbiBüşra Toraman · Ephesus Yayınları · 2018689 okunma