Neye yarar, Adam? Beni dinliyor musun? Adam, konuşsana. Bana yeniden güneşi uyandırmayı öğret. Devam etmeyi, ilerlemeyi, geçip gitmeyi, kabul etmeyi öğret. Yalvarırım, son kez soruyorum, bana yanıt ver: Büyükler güneşi nasıl uyandırabilir? Tek bir kez.
"Monptit, hayat budur işte. Hep giden birileri olur."
Gözlerim dolu dolu olmuştu.
"Bunu istemem, monptit."
Maurice, cebinden siyah beyaz damalı bir mendil çekince iyice mahvoldum. Tanrım, onda da mı bu mendilden varmış.