Yaşamak | Kugen
10/10
·210 syf.··
2026 5. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:00
"Bu çocuk gerçekten Kugen," dediler. Bu cümle karşısında ne söylenir bilmiyorum. Bu kitabı okurken bütün acıları yüreğimde hissetim, galiba ilk kez böyle bir şey yaşadım. "Yaşamak" gerçekten hayatı sonuna kadar yaşamak, bazen insan yaşamak zorunda kalır. Ne kadar acı çekse de yaşamak zorundadır. Hayat işte, insanı her yere götürebiliyor ... Böyle bir son hayal etmemiştim açıkcası kitabı okumaya başlarken böyle bir yaşam da hayal etmemiştim. Tek söyleyeceğim şey; kitabı okuyun. Kitabı anlatmakta zorlanıyorum hislerimi tam anlamıyla tarif edemiyorum o yüzden bizzat okuyup yaşamak lazım tüm duyguları yaşamanızı isterim. O yüzden bu kitabı en kısa sürede okuyun, sevgilerle... Şimdiden iyi okumalar dilerim.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
Ecdadımıza dua ve minnetle…
10/10
·384 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:06
Çanakkale sahada kazanıp masada kaybettiğimiz savaş. Okullarda sadece üstünkörü savaşıldı kazanıldı denilip geçilen ama detayına inildiğin de içinin titredi o savaştır ki 250 bin dedemiz şehit olmuştur. yerin bir metre altını kazdığında kemik çıkan o topraktır ki bastığın yeri toprak deyip geçme tanı demiştir mehmet akif ! ne arkalarında bıraktıklarının gözyaşları ne açlık ne sefalet yıldırdı savaşmaktan mehmetçiği nede imkansızlıklar vazgeçirdi amacından. O mehmetçik ki ya şimdi ölürüz torunlarımıza özgür bir vatan toprağı bırakırız ya da ayak basacakları bir toprak olmaz dediler. İkinci ihtimali hiç düşünmediler. Ne olaylar ne zekalar neler yaşanmış neler. Ben şimdiye kadar nasıl çanakkaleye gitmemiş nasıl bu yaşanılanları detayıyşa bilmemişim ah dedim ah. Herkesin çanakkaleye gitmesi ve hemen akabinde bu kitabı okumasını şiddetle tavsiye ederim lütfen ama lütfen gidin ve okuyun…
Bir Destandır ÇanakkaleVehbi Vakkasoğlu · Nesil Yayınları · 2020623 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2/10
·55 syf.··
2026 13. kitabı
Hani ayıptır söylemesi o kadar belli ki Diyanet'in elinden çıktığı. Herhangi bir tr kız çocuğunun 8 yaşında düşündüğü şeyleri birleştirip kitap yapmışlar alın okuyun demişler yani. Derste elimize verdiler ve dediler ki son derste özeti hazır olsun. Daha kötü bir kitap seçilemezdi gerçekten yarısında sayfa atladım heryerde aynı şeyi anlatıyor diyerek. Burda puanlayan kişi sayısını görünce ayrı şaşırdım bence daha bilinmedik bir kitap bulabilirlerdi arasalardı .Neyse performanstan 100 aldım yani bir işe yaradı kitap o yüzden sıfır vermeyeceğim
Gençlik Sorunları ve İntiharŞenol Korkut · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 200885 okunma
Wtf
5/10
·162 syf.··
2026 26. kitabı
Neyle başlasam bilemiyorum... Öncelikle höst ulan! Ehem... evet, neyse... Seri katil ve FBI ajanı aşkı dediler geldik ama bence inanılmaz ergence ve ZAVADANAK önümüze fırlatılmış bir çiftle karşılaştık. Logan denilen sözde FBI ajanı etrafına karşı sıfır görüş ve farkındalıkta. Lana isimli sözde seri katil sıfatı taşıyan hatun ise geçmişindeki kötüleri avlıyor. Bu ikilinin arasında romantik bir şey olmasa ve etik çatışma olsa inanın daha harika olurdu. Çünkü o romantik çekim resmen insanın suratına vurulan ıslak mop gibi bir etki yaratıyor. Ben anlamadım abi, ne alaka birden birbirlerinin "sözde profillerini" çıkarmaları. Birinin direkt suratına bakınca ne kadar yakınlık aradığını ama bunu uzun süredir tatmadığını uzattığı 20 dolardan anlayabiliyor musunuz? Lan mal mısınız? Gelelim Lana'nın çok zeki bir seri katil oluşuna... Hasbinallah... Sevgili kızçeler, siz hiç ayağınıza haddinden fazla büyük bir ayakkabı giyip onunla yürümeyi denediniz mi? Diyelim ayaklarınız 36-37 numara, bu Lana hanımefendi 46 numara ayakkabı giyiyormuş. Ayakkabılarında oluşan boşluğu doldursa bile ağırlığın eşit dağılması için ve o ağırlığı bacaklarının hareketiyle kontrol etmesi gerektiğinde sizce nasıl bir hareket akışı olur? Rica ediyorum bir deneyin. Sonra "Vay canına Lana çok zeki," yorumunu yapın. Ve sakın sırtına koyduğu ağırlıktan bahsetmeyin çünkü dağılan ağırlıkla sırta alınan ağırlık aynı şey değil. Her şey fazla tesadüfi bir şekilde meydana geliyor ve nedense Lana bir nedenle işi kotarıyor. O KADAR KAMERALAR FALAN VARKEN VESSELAM. Arkadaşının sisteme sızması da ilginç, o kadar kuvvetine laf edilmeyen bir beyefendi ki arkasında siber ayak izi falan da bırakmıyor. FBI siber konuda ya benimle aynı seviyede ya da bu Jake denen herif ilah seviyesinde siber bilgiye sahip. Normal bir
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026541 okunma
ASIL NAMUSSUZ KİM?
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 17:33
Hiç düşündünüz mü: Bir kadın bedenini sattığında suçlu oluyorsa, onu buna mecbur bırakanlar neden masum sayılıyor? Ve bedenini satın alanlar neden yargılanmıyor? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Çok öfkeliyim… Duyguluyum, düşünceliyim… Okurken elimi ayağımı titreten, bu kadar da olmaz dediğim ama çok daha fazlalarının olduğunu bildiğim, beni inanılmaz etkileyen bir kitabı inceleyeceğim: Sıfır Noktasındaki Kadın Aylar önce Pınar Kür ’ün Asılacak Kadın kitabını okumuştum ve o kadar etkilenmiş o kadar etkilenmiştim ki bırakın inceleme yazmayı üzerine cümle bile kuramamıştım. Şimdi bir cesaret yine benzer bir kitabı okudum ve yine benzer duyguları hissettim. Ama bu sefer gücümü toplayıp üzerine bir şeyler yazmak ve içimdekileri dökmek istiyorum. Kitabın yazarı Mısırlı bir psikiyatristtir. Ülkesindeki Kanatır Cezaevinde kadınlarda nevroz hastalığıyla ilgili araştırma yapmaya başlamış ve Firdevs isimli bir idam mahkumu ilgisini çekmiş. Firdevs kendini savunmayan, hiçkimseyle görüşmeyen, devlet başkanına af dilekçesi yazmayı bile reddeden, adeta ölüme gururla yürüyen birisidir ve bu durum yazarımızın inanılmaz ilgisini çeker. Firdevs onun görüşme talebini defalarca reddetse de sonunda Seddavi ile görüşür ve anlattıklarını yani hayatını incelemesini yaptığım kitapta kendi ağzından okuruz… Evet arkadaşlar, bu kitabın içinde zerre kurgu yok. Okuduğumuz her şey tamamen yaşanmış; yüzbinlerce kadının geçmişte yaşadığı ve günümüzde bile benzerlerinin hâlâ yaşandığı bir hikaye… O yüzden bu kadar tesirli… Empati becerisi yüksek, kadın haklarına değer veren erkek okurlar da eminim çok etkileneceklerdir fakat bir kadın olarak ben tüylerim diken diken, yüreğim sıkışarak, iğrenerek, tiksinerek o iğrenç yaratıkların Firdevs’e dokunduğunu hissederek ve aklım almayarak okudum. Kadın olmak çok zor
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Sarı Dayı: Acının Adaletle Hesaplaşması
9/10
·140 syf.·
2026 165. kitabı
Tuncer Sücü Sarı Dayı'nın Öyküsü’nü bitirdiğimde elimde kalan şey bir hikaye değil, ağırlığı tanımlanamayan bir boşluktu. O boşluk olayların değil, olaylardan sonra insanın içinde kalan şeylerin boşluğu. Sarı Dayı’yı anlamaya çalışırken karakteri anlatmaya değil, onun içinde durmaya yaklaşıyorum. Çünkü dışarıdan bakınca görünen şey net değil. Bir yönüyle sert, bir yönüyle geri çekilmiş, bir yönüyle de sürekli bir şeyin eşiğinde duran bir hali var. Bu üçü bir araya gelince karakter açıklanmıyor, daha çok hissediliyor. Onun davranışlarını neden sorusuna bağlamak kolay değil. Çünkü romanda her hareket bir gerekçeye değil, bir birikime dayanıyor. Bir olayın sonucu gibi değil, uzun süredir taşınan bir şeyin sızıntısı gibi ilerliyor. Bu yüzden Sarı Dayı’yı anlamak, bir olay örgüsünü çözmek gibi değil, bir yükün şeklini izlemek gibi. Dikkat çeken şeylerden biri de Sarı Dayı konuştuğunda bile asıl ağırlık konuşmada değil, konuşmanın etrafında kalıyor. Söylenen şeyden çok söylenmeyenler kalıyor. Bu da karakteri doğrudan anlatılabilir olmaktan çıkarıyor. Onu anlatmak yerine onunla birlikte kalmak gerekiyor. Adalet fikri onda bir düşünce olarak durmuyor. Bir yönelim gibi çalışıyor. Ne tamamlanıyor ne de bırakılıyor. Sadece sürüyor. Bu sürme hali karakteri ileri götürmüyor, yerinde tutuyor. Yerinde durmak da burada bir duruş değil, bir sıkışma. Roman boyunca Sarı Dayı’yı güçlü yapan şeyler listelenebilir değil. Zayıf olduğu yerler de aynı şekilde sayılabilir değil. Çünkü karakter net çizgilerle değil, düzensiz kırılmalarla kurulmuş. Bu yüzden onu bir yere yerleştirmeye çalışmak yerine, onun içinde oluşan gerilimi takip etmek daha doğru. Sarı Dayı’dan geriye kalan şey bir isim değil, bir durum. O durum da açıklanmıyor. Sadece kalıyor. ''Sarı Dayı’nın Öyküsü, büyük olayları büyütmekten
Sarı Dayı'nın ÖyküsüTuncer Sücü · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2025363 okunma