Teneke ile tavşan ürküten köylülerin yaptıkları görüntüleri gelişigüzel çakan avazları gibi karmakarışık gulguleden ibaret bu baş ağrısı ne olduğunu sual ettiğimde: -Kurûn-u ûlâ bandosudur; Fars-i kadîm kisralarının debdebe-i zâilelerini hatırlatmak için şah kapısında çalınıyor!” dediler. İstikbale atılması gereken hatve-i terakkiyi maziye çevirerek Hazret-i Nuh’a doğru ilerliyen İran hükûmetinin her türlü kemâlâttan yüz çevirdiğine işaret ve su-i beşaret olan şu köhneperestliğe karşı hasbel-islâmiyye eseflenmeye başladım.”
İran
Ey İbn Mes’ûd, bu kendisinin mümin olduğunu söylüyor? dediler. Bunun üzerine o; “Ona sorun bakalım, cennetlik miymiş yoksa cehennemlik miymiş?” dedi. Ona sordular. “Allah bilir” dedi. Bunun üzerine Abdullah (radıyallahu anh) “İkinciyi (Allah’a) havale ettiğin gibi birinciyi de havale etseydin ya!” dedi.
Reklam
"Birbirini aramadan, sadece yalnızlıktan kaçmak için yan yana gelenlerin evliliği, eski bir levhadır. Onlar buna 'kutsal bağ' dediler. Ben ise buna iki hayvanın birbirini ağırlaması diyorum. Evlilik, kendinden daha yüksek bir canlıyı, yaratıcıyı yaratma istenci olmalıdır. Ötesi sadece eski bir yalandır."
Türkiye İş Bankası Yayınları
Alıntı
"Yarabbi iş talebiyle zenginlere gittim ama elbiselermin eskişliği yüzünden beni geri çevirdiler. Günlük rızkımı karşılayacak kadarıyla da olsa bir yerde istihdam edileyim istedim; kötü talihim yüzünden uzaklaştırıldım. Sonunda dilenmeye çalıştım, kulların beni gördü de ya Rab! 'Bu hem güçlü hem semiz, böylesi gayretsiz ve tembel birine bağışta bulunmak doğru olmaz.'dediler. Annem beni senin iradenle doğurdu ya Rab! Bugün ben senin varlığın sayesinde varım. Öyleyse ve ben senin isminle istiyorken, insanlar benden ekmeği neden esirgiyorlar?"
Sayfa 199·Kitabı okudu
"Bir zamanlar halklar kendilerine birer iyilik ve kötülük levhası astılar. Onlar için asil olan neyse ona iyi, kendilerini korkutan neyse ona kötü dediler. Ama bu levhalar eskidi, çürüdü ve artık bugünün insanını taşımıyor."
Türkiye İş Bankası Yayınları
Alıntı
ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? hangi kusurunu düzeltmeye fırsat verdiler? son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere oluğunu haber verdiler mi sana? birdenbire "buraya kadar" dediler. oysa bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara;pencereden görünen hiç bir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdin. bütün sularda gölgeni seyrederdin. üstelik"daha önce haber vermiştik "derler. -her şeyin bir sonu olduğunu genel olarak belirtmiştik- yaşarken eskittiğimi ve eskittiğini söylemiştik
Reklam
Reklam