"Birbirini aramadan, sadece yalnızlıktan kaçmak için yan yana gelenlerin evliliği, eski bir levhadır. Onlar buna 'kutsal bağ' dediler. Ben ise buna iki hayvanın birbirini ağırlaması diyorum. Evlilik, kendinden daha yüksek bir canlıyı, yaratıcıyı yaratma istenci olmalıdır. Ötesi sadece eski bir yalandır."
Türkiye İş Bankası Yayınları
Alıntı
"Yarabbi iş talebiyle zenginlere gittim ama elbiselermin eskişliği yüzünden beni geri çevirdiler. Günlük rızkımı karşılayacak kadarıyla da olsa bir yerde istihdam edileyim istedim; kötü talihim yüzünden uzaklaştırıldım. Sonunda dilenmeye çalıştım, kulların beni gördü de ya Rab! 'Bu hem güçlü hem semiz, böylesi gayretsiz ve tembel birine bağışta bulunmak doğru olmaz.'dediler. Annem beni senin iradenle doğurdu ya Rab! Bugün ben senin varlığın sayesinde varım. Öyleyse ve ben senin isminle istiyorken, insanlar benden ekmeği neden esirgiyorlar?"
Sayfa 199·Kitabı okudu
Reklam
"Bir zamanlar halklar kendilerine birer iyilik ve kötülük levhası astılar. Onlar için asil olan neyse ona iyi, kendilerini korkutan neyse ona kötü dediler. Ama bu levhalar eskidi, çürüdü ve artık bugünün insanını taşımıyor."
Türkiye İş Bankası Yayınları
Alıntı
ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? hangi kusurunu düzeltmeye fırsat verdiler? son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere oluğunu haber verdiler mi sana? birdenbire "buraya kadar" dediler. oysa bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara;pencereden görünen hiç bir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdin. bütün sularda gölgeni seyrederdin. üstelik"daha önce haber vermiştik "derler. -her şeyin bir sonu olduğunu genel olarak belirtmiştik- yaşarken eskittiğimi ve eskittiğini söylemiştik
Sen yanlışsın. Başından beri hatalısın. Bir ömür boyu bu toplumun bir ferdi olmak için yırtındın. Birinin oğlu, birinin öğrencisi, birinin asker arkadaşı, birinin iş arkadaşı, birinin yoldaşı, başka birinin sırdaşı olmak için çabaladın. Sokaktaki kalabalığın hakiki bir parçası olmak istedin. Olamadın. Olmadı. Baştan sona yanlışsın dediler bana; her sokağa çıktığımda konuşmadan bana bunu söylediler.
Alıntı
Dünyayı anlamaya ilk heves ettiğinde çok okuma, çok düşünme kafayı üşütürsün dediler. Direnip devam ettiyse ergenliğinde şuna bak, çıktığı kabuğu beğenmiyor dediler. Devam edip yetişkin olduğunda ne oldu hani o kadar kitap okudun bir baltaya sap olabildin mi, bak şimdi tutunamayanları oynuyorsun dediler. Kimse bütün değerlerin ucuzlaştığı bir ortamda tutunmanın en iyi ihtimalle onursuz bir beceri olduğundan bahsetmedi.
Alıntı
Reklam
Reklam