Duanın en güzel en latîf en leziz en hazır meyvesi, neticesi şudur ki: Dua eden adam, bilir ki birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli her şeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zatın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah bir inşirah duyup dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp الْحَمْدُ لِلْهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ der.
Alıntı
İfrata varmamak, hem galebe çalmamak şartıyla, asl-ı vesvese teyakkuza sebebdir, taharriye dâîdir, ciddiyete vesiledir. Lâkaydlığı atar, tehavünü def'eder.
Reklam
“Ne zamana kadar def gibi elinin sitemlerini göreceğim? Ne zamana kadar rebâb gibi gamının mızrabıyla inleyeceğim? Bana, ‘Çeng gibi göğsüne sürünüp seni okşuyorum!’ dedin. Nefeslerini yutmak için ben bir nây olmak isterdim.”
Sayfa 179·Kitabı okuyor
Alıntı
"Def-i mazarrat celb-i menafiden evladır. Yani zararları terk etmek, faydalara talip olmaktan iyidir."
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Aşk
........ BİLMEDÜM, BİLEMEDİM
1 Dilberi ağyâr ile yâr olmayınca bilmedüm Ol güli ben hem-dem-i hâr olmayınca bilmedüm 2 Sîne döğüp def gibi feryâd u zârun n’idügin Çeng-i gamda ney gibi zâr olmayınca bilmedüm 3 Kâküli sevdâsına dil baālayanlar hâlini Bend-i zülfine giriftâr olmayınca bilmedüm 4 Niceler âvâre olduāın habâb-ı mey gibi Câm-ı la'line hevâ-dâr olmayınca bilmedüm 5 Bister-i gamda yatan bîmâr derdin Sebzîyâ Gözleri sihriyle bîmâr olmayınca bilmedüm
Mustafa Kemal’in boz revolveri zehir gibi susar Selânik’te akşama sabaha hürriyet trenleri binbaşı Enver Bey eli tetikte def gibi gerilmiş manastır şehri bütün câmilerinde salâ verilir
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam