Ben Delirdim, Siz de Delirin !
7/10
·176 syf.··
2022 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2022 18:47
Mine Söğüt, Latin Dili mezunu ve aynı zamanda da gazeteci. Kendisi bu edebi altyapısının gazeteciliğinden geldiğini söylüyor. İnsan Hakları ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Daha sonra da editörlük yapmaya başlamıştır. İlerleyen zamanlarda da bilindiği üzere roman, biyografi, öykü, deneme gibi türlerde kitaplar yazmıştır. Eşi Bahadır Baruter ise ünlü L-Manyak, Penguen ve Lombak ın kurucularından olup, aynı zamanda heykel sanatı ile de ilgilenmektedir. Kısaca sanatla ilgili bir aile diyebiliriz. Deli Kadın Hikayeleri kitabına gelecek olursam ; bu kuracağım cümleyi kitap grubumdaki arkadaşlara da söylemiştim : ''Yazar önce kendi delirmiş, sonra bu kitabı yazmış.'' Peki neden böyle düşündüm? Kitabı okuyan herkes bence şunu belirtecek birilerine kitaptan bahsederken : ''Ya bu kadın nasıl bir psikoloji yaşıyor. Bize resmen düşüncelerini iletebilmek için kendisini de kaybetmiş gibi. Normal bir kafadan çıkmış gibi değil kitap. '' vs buna benzer cümleler. Yazarda güzel bir edebi dil var. Ama çok fazla karamsar. Çok fazla karanlık. Çok fazla hüzünlü. Kitap okurken insanlar genellikle ruh yapısına göre okur. Bu aralar kafam bozuk, hayat telaşesi, evde çocuk, iş güç, patron hepsi üst üste geldi diyorsanız bu kitabı hiç okumayın. Çünkü kitap resmen soluk kesiyor. 175 sayfalık bir kitap. 21 tane bölüm var. İyi bir okur 1 günde hatta tahminim 4 saatte bitirir diyebilirim. Ama gelin görün ki işin iç yüzü hiç böyle değil. 50 sayfa okumuşum ama öyle bir gerilmişim ki sanki 175 sayfanın hepsini okumuş gibiyim. Abartmıyorum .Sıfır mübalağa. Peki kitapta neler var? İnsan neden delirir sorusu üzerine yola çıkan yazar, her hikayesinde bu konuyla ilgili olarak psikolojik unsurlarında içerisinde yer aldığı bazı önemli konulara değiniyor. Tabi değindiği konuların hepsi kitabın adından da anlayacağınız üzere
Edebiyat
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
10/10
·472 syf.··
2022 145. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 16:42
Okuduğum en sıradışı seriydi! Tekrar tekrar başa bakıp, yahu ben ne okuyorum, dedirten beyni sonuna kadar çalıştırmakla yetinmeyip okuyucuyu şüpheden şüpheye sürükleyen müthiş çılgın bir üçlemeydi bu seri. Üçüncü kitabı okurken yüzüm bir çizgi film karakteri gibi şekilden şekile girerken, hepsi manyak, dedim. Hepsi çıldırmış! Allah'ım, duman çıktı kafamdan. No no söylemicim ne olduğunu. Okuyun delirin bana ne! Acayip bir şeydi! Bayıldım bu acayipliğe. Biraz zaman geçince baştan okuyup bir kez daha ezeceğim kendimi. Yazarın anlatımı çok farklı. Nasıl desem, tüm kalıpları yıkıyor. Hatta destansı anlatımlar olur ya klasiklerde... Şiir gibi... İşte öyle. Yeniden hatırlatıyor sanki eskileri. Çık, diyor kalıpların dışına. Nasıl beğenilmez bu seri! Ben okudum bitti. Darısı okumak isteyen benim gibi çılgın okurlara... Aman ha sakin kafayla okuyun!
DokunulmazNedret Kılıç · Nemesis Kitap · 2022105 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·72 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2021 14:24
Perkins'in Kadınlar Ülkesi'ni okumuştum ve çok beğenmiştim. Ona güvenerek bu kısa hikâye kitabını aldım. Korku türünü sevmem, Lovecraft bile beni hayal kırıklığına uğratmıştı ama nedense bu kitaptan korkacağımı falan düşündüm. Çünkü yazar ön sözünde de bu kitabı neden yazdığını açıklamak zorunda kalmış ve delirin diye yazmadım demiş. İşte tüm bunlardan dolayı daha az korkayım diye şezlonguma uzandım ve okumaya başladım. Germedi, korkutmadı bu açıdan tatmin olamadım ama psikolojik olarak değerlendireceğim. Bir de düşünmedim değil; acaba o dönemde insanlar daha hassas ve okudukları ufak bir şeyden bile delirmeye mi yatkındı yoksa biz dakikada 40 vahşet haberi okuya okuya çoktan delirdik de bunlar vız gelip tırs mı gidiyor? Bilemedim. Kitapta 4 öykü var. 4 öyküde de kadın teması hâkim. Gilman feminist bir yazar. İlk öykü Sarı Duvar Kağıdı. En çok bu hikâyeden kendime yakın alıntılar buldum. Bir akıl hastasını anlatıyor. Karakterin çevresinde onu çok seven ve iyileşsin diye üzerine titreyen ailesi var ancak maalesef bazen sevgi bile iyileştirmiyor. İnsan bir kez anlaşılmadığını hissetti mi vay haline! Aşık olduğu adamın yanında bile kendini yalnız hisseder. İkinci öykü Ben Cadıyken. Toplumun iğrençliğinden yakınan ve hepsini cezalandırmak isteyen bir karakter var. Cezalandırıyor da. Çok iyi eleştiriler var. Fakat ne yazık, kaç yıl geçmiş değişen bir şey yok. Üçüncü öykü Büyük Morsalkım. Çok klişe bir hikâye ama altında yine toplumun saçma ahlak normları yüzünden cezalandırılmış bir kadının hikâyesi yatıyor. Bu eleştiriler olmasa okumaya devam etmezdim. Hikâyenin kurgusu eleştiri hatta direkt. Son öykü Sallanan Sandalye. Ya dedim şimdi yazar burada ne anlatmış ne şimdi bu. Düşündüm, biraz da güneşte yanmışım gölgeye doğru taşındım. Sonra aklıma Jakuzi grubunun Şüphe klibi
Edebiyat
Sarı Duvar KağıdıCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 20192,791 okunma
Delirdim
9/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
Bu incelemede birazcık keçileri kaçırmış olabilirim o yüzden ne diyoruz Aman DIKKAT diyoruz Yapıcağım incelemenin bir başlığı da olsun dedim ve düşündüm taşındım buna karar verdim: Balina OLDUM DEMEYİN civciv OLACAĞIM DEYİN Bir civcivken balina olan balina olunca da civcive dönen bir kül civcivin masalıydı bu. Civcivi balina yapan keloğanmış. Balina yapıp balo ya göndermiş. Saat 12 yi geçmiş bizim civciv daha eve gelmemiş. sonra civciv o sırada kırmızı başlıklı kurttan kaçmaya çalışıyormuş. kaçarken ayakkabısı düşmüş. Kurbağa ya dönen prens ayakkabının sahibini arıyormuş. Bulmuş bizim civcivi ayakkabıyı giydirmiş. Ayakkabı olmuş muydu civcivin ayağına. (Olmamış yedi cüceler zor giydirmiş.) Neyse Charles Dickens amcanın kemiklerini daha fazla sızlatmayalım. Ve asıl konuya gelelim kırmızı başlıklı kurt civcivi yutmuş. Kurbağa prens olacakken prenses olmuş. Keloğlanın saçı çıkmış. evet masalın sonu bu. Aman tanrım dediğinizi duyar gibiyim. Ve YALANLARIN sonu gelmez doğrusu ne demedikçe. O yüzden ne diyoruz DOĞRUSU NE? Doğrusu şu ki sevgili okurlarım, Büyük Umutlar kitabı boş yere Dünya klasikleri listesine girmemiş çünkü gerçekten bir şaheser (mübalağa yaptım şaheser tabiki de kürk mantolu madonna. Ve şahyazar Sabahattin Ali ). Charles Dickens amca bu kitabında büyük mesajlar vermiş mesela bir bölümünde Pip(kitabın baş karakteri) zindandan kaçan mahkuma yemek ve ayaklarındaki zinciri kesecek eye getirince ileride bu adam sayesinde zengin oluyor. Evet mesaj çok açık zindandan kaçan mahkumlara yardım edin mutlaka . Akıcı bir kitap olmasının yanında Charles'ın kalem yeteneği sayesinde ufkunuzu açan bir kitap(sende çok açmış keçileri kaçırmışsın) demeyin sakın cidden ufku açıyor. Sağlıcakla kalın Altını çize çize okuyun. Bol bol okuyun okuyun okuyun Ve delirin. deli
Edebiyat
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 19:33
Hayatı sorgulatan bir kitap... Dili sade, üslubu akıcı... Birçok okuyucuyu kolayca yakalama ve kendi içine çekme becerisine sahip... Okuyucu karakterleri anlar her birinden kendine pay çıkarır ya da her biri içinde kendini bulur... Kendini bulduktan sonra da KENDİ olur... Yani okuyucu artık delidir... Okuyun delirin:)
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,5bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2020 30. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 10:35
Shakespeare aslında kitapta az şey anlatıp çok şey söylemiş...Edebi bir lezzet aldım doğrusu.İlk tragedyam oldu kendisi.Shakespeare'in tiyatro anlayışı da eserde gözler önüne serilmiş tiyatronun salt güldürü olmadığı,anlam içermesi gerektiği,içi boş kahkalar olmadığı ve zeka gerektirdiği.Dönemin soylularını,yalakaları da bir yağmura tutuyor tabi.Kısacası aklınız varsa delirin temalı eser:)
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma