Geç kalınmış bir UYANIŞ.
8/10
·200 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 13:55
Öncelikle Divan Edebiyatı ve Tanzimat dönemi yazarlarının eserlerinde tasvirler ve betimlemelere çok fazla yer verdiklerini görüyoruz. Bu kitapta da yerine göre yapılan benzetmeler hikayeye renk katarken, yersiz olanlar malesef hikayeden koparacak düzeyde. Yinede Edebiyatımıza büyük katkı sağlamış Namık Kemal’in ilk edebi romanımız olarak sayılan İntibah eseri dönemin havasını hissetmek ve İstanbulun tarihi dönemlerine tanıklık etmek açısından merakı olanlara ziyadesiyle tatmin edecektir. Neyse Uzatmıyayım. İyi aile terbiyesi almış, yüksek tahsilli, görgülü ve ahlaklı bir genç olan Ali Bey, gençliğinin baharında "kara sevda" olarak tabir edebileceğimiz bir aşkla fahişe bir kadına tutulur. Mahpeyker isimli bu kadın, dönemin İstanbul’unda bu kötü ünüyle ve çevirdiği entrikalarla tanınan biridir. Atalarımız "davul bile dengi dengine" der... Ali Bey’in saf ve içtenlikle duyduğu aşka karşılık, Mahpeyker’in yaradılışında bulunan para ve şehvet düşkünlüğü, gül gibi bir evladın adım adım mahvolmasına sebep olur. Oğlunu bu beladan kurtarmak isteyen annesi, Dilâşûb adında iyi ahlaklı ve temiz bir cariyeyi eve getirerek oğlunu onunla baş göz etmek ister. Ancak Mahpeyker tarafından çevrilen entrikalar ve atılan iftiralar, Dilâşûb’un sevdiğine kavuşamadan, bu karşılıksız sevginin mutluluğa eremeden acı bir şekilde son bulmasına yol açar. İntibah, köklerinden kopan ama modern dünyaya da ayak uyduramayıp yönünü kaybeden bir neslin ve toplumun trajik faturasıdır.
Edebiyat
İntibahNamık Kemal · Kurgan Edebiyat · 201349,2bin okunma
Puan vermedi
‘davul bile dengi dengine çalar’ dememiş de 500 sayfalık kitap yazmış Jackciğim. olabilir, insanın bazen anlatası gelir. Martin Eden
Duygu ve Düşünce
Martin EdenJack London · Karbon Kitaplar · 2018135,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·326 syf.··
2026 28. kitabı
Aşkın nasıl bir kimyası var henüz çözülememiş bir hastalıktır, hangi yaşta geleceği ya da kime karşı duyulacağı asla belli değildir, olmadık zamanda olmadık insanlara bile aşık olunabiliniyor. Fekat ne demişler davul bile dengi denginedir işte o denkliği bulmak için ortalama bir insan sayısız kez aşık olabiliyor ya da öyle olduğunu zanediyor, kimi zaman dış görünüş, kimi zaman para ya da cinselik bunlar tabi aşkın dışındaki şeyler ama aşkla çok karıştırılabiliniyor. Oysa aşk sebep aramaz. Romandaki Stephan da kendinden 90 yıl önce yaşayıp ölmüş birine aşıktır. Bu romanın en can alıcı kısmıdır bir ölüye aşık olmak belkide en az can acıtıcıdır. Seni yargılamaz seni aldatmaz üzmez sadece senin ona yüklediğin değer yargıları ile donanmıştır. Neden ölü birini seçti kendisi evli ve çocukları olan biridir eşi onu aldatmaktadır hemde bir kadınla. Bir erkeğin rakibi başka bir erkek değil tam tersi bir kadın oldukça değişik bir duygu durumu olmalı. Diğer yandan en samimi arkadaşı Sarah da atmışlara merdiven dayamış yaşlı bir kadındır, oda sürekli genç erkeklere aşık olur, platonik takılır. Kitaptaki herkes aşıktı ve bu aşklar çok değişkendi.
Gene AşkDoris Lessing · Can Yayınları · 199696 okunma
BAŞKA BİR EVRENDE ? EN GÜZEL HALİNLE...
Puan vermedi·254 syf.··
2026 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 11:35
"Var olan bir şeye yokmuş gibi davranmak mı ?" "Yok olan bir şeyi varmış gibi yaşamak mı ?" Bu ülkede insanlar yan yana durabilir ama birbirlerine varamazlar. Konuşmalar yarım kalır, cümleler içe doğru çöker. Zaman ileriye gitmez; daireler çizer. Hatırlamak iyileştirmez,unutmak kurtarmaz. Burası "Yokluk Ülkesi'dir." Bu romanı okurken olup biteni gerçek mi hayal mi diye ayırmaya çalışmayın! Yokluk ülkesinde bunlar birbirinden ayrılmaz.Bazen zihnin kurduğu şey yaşanandan daha gerçektir. Ve hayatın bir döneminde "YOKLUK ÜLKESİ'nden herkesin geçtiğini yazarımız iddia eder. Petrikor Jonah Axon rumuzunu kullanarak yazan yazar limera yayınlarından roman türünde yazılmış bir kitap. Petrikor, uzun süren kuraklığın ardından yağan ilk yağmurla birlikte topraktan yükselen o karakteristik, ferah ve topraksı kokuya verilen bilimsel isimdir sözlükteki tanımı. Kökeni: Antik Yunanca’da "taş" anlamına gelen petra ve Yunan mitolojisinde tanrıların damarlarında dolaştığına inanılan sıvı ihor (ichor) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir araştırırken denk geldiğim bir başka bilgi. Kitapta isimsiz olarak kadın karakter, erkek karakter ve olay örgüsü ile gezegenler arasında bağ Oasis ve Lapis ve süpriz son… "Vücudumuzdaki organların çoğu çift yaratılmışken kalbin tek yaratılması... tesadüf müdür?" "İnsanın kalbi ne kadar büyüktür gerçekten? Bir kalp ne kadar şeyi içine alabilir, kaç kişiyi sevebilir, kaç acıyı, kaç sevinci taşıyabilir?" Bir eşini bulmalı tabiki. Sonuçta herşey " DENGİ DENGİNE " Herkes bu konuda şanslı olamıyor malesef. Ofis ortamında gelişen sağlam iletişimden yoksun bir ilişki sayfalar boyunca bir neden bulmak için nefes kesen okuma. Gelgitlerle dolu. Netlikten yoksun... Planlı hareketler, kontrole bağlı davranışlar, duygularına hakim olma çabası... neden
1000Kitap
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202678 okunma
Puan vermedi·321 syf.··
2026 22. kitabı
Televizyondaki o eski evlilik programlarını modern, kurumsal ve çok lüks bir ajans olarak hayal edin! Üstelik başında da kararlı, işini iyi bilen ve en güvenli bir şekilde yapan biri var: Necla Kitapta, zengin ailelerin çocuklarını, elit kesimi 'davul dengi dengine' mantığıyla bir araya getiren profesyonel bir çöpçatanlık ajansının kapılarını aralıyor. Tan Alp, Bircan, Feyyaz, Aysel gibi birbirinden tamamen farklı karakterlerin hikayelerini ve aşk maceralarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Tam kafa dağıtmalık yaz romanı tadında bir kitap..... Sadece bunlar zengin bir araya getirip evlensinler mantığı yok. Burada profillerinin uyumu, sevdikleri ve sevmedikleri ile birbirleri uyumu göz önünde bulundurarak birbirleri ile görüşerek izdivaç yapılıyor. Okurken yine keyif aldığım. Tam sinema filmi çekilecek bir kitap, reading slumptan kurtaracak bir kitap... Tavsiye mi? Keyifle okuyun.
1000Kitap
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202530 okunma
9/10
·120 syf.··
2026 16. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 14:51
__ İlk 40 sayfa da "Ne var bu kadar övülen acaba bende mı tuhaflık var" dedim ama sonraaa... ;( Yorumuma geceyim -> Şöyle bir cümle var hatırlarsanız :"İnan bana Mary, bir gün bu mektupların yazıldıgı adam olacagım. Senin oldugumu düşündüğüm adam olmak istiyorum, kalbimin ve ruhumun tüm gücüyle." Birçogumuz aşka düştüğünde bazen kendi benliğinden sıyrılıp karsıdakı olmak ister. Onun düşündüğü gibi biri olmak, olmaya calısmak yahut olmus gibi davranarak maske ardına kendini saklamak. İlki iyi niyetlidir arzular agır basmıstır, aşkın kimyasıdır dersin ama sonuncusu sahteliktir. Kendini ve daha kötüsü karsındakını kandırmaktır. Bu kadar maskenın oldugu bir zamanda dahası aşkların; yıl ,ay gününe kadar bilimsel saptamasının yapıldıgı ve bu dönemde "karsındakinin düşündüğü kişi"ymiş gibi yasadıgın, muhabbet ettiğin ortak noktalar aradıgın zamanların sonunda bile sonsuz bir hayal kırıklıgı yasarken, Halil Cibran gibi sevebilen birine denk gelmek... Ve karsındakı insanın ruhuna erişebilmek için onun dengi olabilmek için çaba göstermek. Karsısındakı kendisinden belkı cok düşük bir tekamülde olsa bile. Onun layıgının cok cok cok daha yüce bir kişilik oldugunu düşünerek kendinle mücadele vermek. Sanki Leyla leyla leyla derken Maddeden sıyrılıp gerçek aşka düşen Mecnun gibi... Hayatımda ilk defa bir hemcinsimi kıskandım: Mary. Evet, ERMİŞ ismini sonuna kadar hak eden bir isim... Ruhu aşka,hayata, tecrübelerini sindirmeye, evrenı anlamaya dair öyle bir tekamül göstermişki. Cümleleri ile sarıp sarmaladı. İyi geldi, sankı Mary yerıne bana yazmıstı cogu iç dökmelerini.. Bazı mektuplar ve bazı satırlar bana yazılmıstı 1 asır önceden sanki. Ve ben bu hazineyi simdi buldum. __
Ermiş’in Aşk MektuplarıHalil Cibran · Can Yayınları · 2025319 okunma