8/10
·184 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:12
Kitabın konusu: Birbirinden farklı olağanüstü durumları içeren hikayeleri anlatıyor. Sanırım öncelikle hikayelerin çok farklı olduğunu ve alışılmadık olduğunu söyleyebilirim. Buna rağmen içine çekip okutmayı başarıyor yazarımız. Konuşmalarda da tırnak işareti kullanılmadan yazılmış ama anlaması güç bir şey yok. Okuduğuma sevindiğim ve inceden mesajlar veren güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. +13 olarak değerlendirebilirim. Spoiler olabilecek yorumuma gelirsek hikaye bazında çoğunu beğensem de bazıları "Ben neden şimdi böyle bir şey okudum ki?" dedirtti. En etkilendiğim hikaye deniz anası hikayesi olabilir ancak ağaç olan adam, bir inancı yaymaya çalışan kişiler de oldukça ilgi çekiciydi. Hikayelerin tamamının sonu yok. Sonu kendi kafanızda kendiniz oluşturuyorsunuz. Bu da bana biraz garip gelse de en azından kötü bir son okumadım diye sevindim. Kısacası kitabı sevdim. Farklı ve alışılmadık bir şey okumak istediğiniz zaman kesinlikle bakabilirsiniz. Bugünlük yorumum bu kadar kendinize iyi bakın!
Hayaletin KalbiLim Sun-woo · İthaki Yayınları · 20265 okunma
9/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 195. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:42
Ben polisiye okumayı seviyorum. Polisiyelerde ipuçları ndan katili bulmaya çalışmak en büyük eglencelerimden .Peki ya bu cinayet Osmanlı döneminde işlenmişse. Fiziki ipucu az oluyor tabi. Dijital ayakizleri yok, teknoloji yok . 16.Yüzyıla gidiyoruz .Hazar bir nalbant.Annesiyle yaşıyor. Gönlünü de Huma ya kaptırmış. Dönem Sultan Selim Han dönemi. Eli kılıç tutacak adamlar aranıyor. Huma yı babası alıp baska yere göçüyorlar .Hazar da onu da unutmak ıçin orduya katılıyor. Cengaverligi sayesinde yükseliyor ve Dalkılıç Hazar oluyor .Selim Hanın öncü süvarilerinin başı . Çaldıran ,Mercidabık,Ridaniye..Sonunda Mısır fetholunuyor .Şah İsmail yenilgiye uğruyor. Selim Han ordularıyla Karahisar Kalesine gelmeden önce Hazar ve yaveri Mustafa kaleye gidiyor. Kaleye tırmanırken bir kadın çığlığı duyuyorlar .Sarı saçlı, yabancı kadının sırtına atılan dokuz ok ile öldürüldüğü görülüyor. Peki bu cinayeti kim işledi ? Kalede dokuz kisi yaşıyor .Gök Han,terzi ,aktar ,Özüm Hanım,Kadi ve Mercan Nine ,Kütüphanece ve iki muhafız .. O zaman katil kim ve o kadın neden öldürüldü? Harika bir Osmanlı polisiyesi.Keşke daha uzun olsaydı. Tarıh bilgisini dd yeterince araştırarak sıkmadan vermiş yazar ..Ben cok beğendim bu kitabı .. Kitapla kalın dostlar... Demirden Bir Deniz Yasin Kocabaş
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20268 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
6/10
·416 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2025 00:00
Ve her şeyin başladığı yere, Cedar Cove kasabasının o huzurlu sokaklarına ilk adımımızı atıyoruz! Serinin başlangıç kitabı olan Deniz Feneri Yolu, bizi Yargıç Olivia Lockhart, onun ailesi, dostları ve tüm kasaba halkıyla tanıştırıyor. Hikaye, Olivia'nın önündeki sıra dışı bir boşanma davasına müdahale etmesiyle fitili ateşliyor ve ardından adeta bir domino etkisiyle tüm kasaba sakinlerinin hayatı, sırları ve aşkları önümüze seriliyor. Debbie Macomber, adeta bir 'Umutsuz Ev Hanımları' tadında, insan ilişkilerini, evlilik fırtınalarını, kederleri ve umutları o kadar samimi işlemiş ki kitap su gibi akıp gidiyor. Karakterlerin yapay olmaması, her birinin bizden bir parça taşıması okuru anında hikayenin içine çekiyor. Hayatın içinden, yormayan ama merak uyandıran, sıcak bir kasaba hikayesine başlamak isteyenler için harika bir serinin harika bir ilk adımı. Kendinizi kasaba halkından biri gibi hissetmeye hazır olun! #DenizFeneriYolu #DebbieMacomber #CedarCove #CedarCoveSerisi #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NovellaYayınları #İlkKitap #NeOkudum
Deniz Feneri YoluDebbie Macomber · Novella Yayınları · 20131,389 okunma
5/10
·240 syf.··
2023 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2023 00:00
tek kelimeyle okumakta bu kadar zorlandığım nadir kitaplardan olarak tarihe geçti. ölü canlar ile yarıştı resmen. neyinden bu kadar nefret ettim bilmiyorum. aradığımı bulamadım bir türlü. hikaye hiç derinleşmemiş. herşey yüzeysel. bir sürü olay oluyor. deniz şeytanı - balıkçılar- şeytanın babası - deneyler - adamın kıza aşık olması - kızın başkası ile evlenmesi. sırala sırala bitmiyor. bunun haricinde dili akıcı, normalde kolay okunabilir bir kitap aslında. 13-15 yaş arasında belki daha etkili bir kitap olabilirdi. benim için sınıfta kaldı.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
Tanıştım gölgemle ve sarıldım ona en içten halimle…
10/10
·528 syf.··
2026 99. kitabı
Gölgeyle Buluşma benim için okunup biten bir kitaptan çok, üzerinde çalışılan bir kitap oldu. Hatta kalınlığı yarısı kadar olsaydı bile muhtemelen yine aynı sürede okurdum. Çünkü her bölümden sonra durup düşünmek, bazen geçmişe dönmek, bazen de kendime pek hoşlanmadığım yerlerden bakmak zorunda kaldım. Kitap, Jung’un gölge kavramını merkeze alıyor. Yani insanın görmek istemediği, kabul etmekte zorlandığı, çoğu zaman kendine bile itiraf etmediği taraflarını… Okurken şunu fark ettim: Bir özelliği reddetmek, onun yok olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, fark edilmeyen taraflarımız bazen hiç beklemediğimiz anlarda ortaya çıkabiliyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri gölgeyi yalnızca karanlık taraflarımızla sınırlamamasıydı. Bazı insanların gölgesi öfke, kıskançlık ya da bencillik olabilirken, bazılarının gölgesinde iyilik, merhamet ve şefkat saklı olabiliyor. Bu bakış açısı bana oldukça düşündürücü geldi. Kitapta üzerinde en çok durduğum konulardan biri de buydu. Bazen bir insanda gördüğümüz ve tahammül etmekte zorlandığımız özellikler, aslında kendi gölgemize ait olabiliyor. Kendimizde görmek istemediğimiz ya da henüz fark etmediğimiz yönlerimizle başka birinde karşılaştığımızda verdiğimiz tepkinin bu kadar güçlü olmasının sebebi de bu olabiliyor. Bu bakış açısı, yalnızca başkalarına değil, kendime de farklı gözle bakmamı sağladı. Özellikle aile ilişkileri, eşler, kardeşler, anne-kız ilişkileri ve insanın yakın çevresiyle kurduğu bağlar üzerinden yapılan değerlendirmeler uzun süre aklımda kaldı. Çünkü kitap teoriyi anlatıp geçmiyor; dönüp kendi hayatına bakmanı istiyor. Kitaptaki bazı çalışmalar için tamamen dürüst olacağına güvendiğim birine ihtiyaç vardı. O bölümleri uygulayamadım. Dürüst cevapların canımı yakmasından değil, karşımdaki kişinin gerçekten
Gölgeyle BuluşmaKolektif · Timaş Yayınları · 2022310 okunma
Sessiz Çığlığın Adı: LAYLA
10/10
Bu kitapta, "göz ucuyla bakıp geçtiğimiz yüzlerde bazen koca bir coğrafyanın sessiz çığlığı saklıdır". Gerçeklerden uyarlanan Layla, tam da bu çığlığın, o sessiz yakarışların yazıya dökülmüş halidir. Sadece dört duvardan ibaret konfor alanından çıkıp gerçeğin izini sürmeye cesaret edenler için kaleme alınmış, sarsıcı ve derinlikli bir eser. Kitap, bir uçak yolculuğunda yan yana yolculuk yapan Deniz ve Layla’nın tanışmasıyla başlıyor. Ancak bu sıradan tesadüf, sayfalar ilerledikçe okuru Ortadoğu'nun acı dolu yakın tarihine götürüyor. Son derece akıcı bir dille yazılan bu romanda, ABD’nin Irak’ı işgali sırasında masum sivillerin üzerine çöken o zifiri karanlığı, bizzat bu cehennemi yaşayan Layla’nın kendi anlatımıyla dinliyoruz. Yolculuk boyunca süren duygu yüklü sohbette; Layla’nın kardeşini kaybetmesinin yürek yakan acısına, Savaşın ortasında savunmasız bir kadının maruz kaldığı insanlık dışı tecavüz travmasına, Dünyaya "değişim" adı altında yön veren güçlerin sivil halklar üzerinde yarattığı o yıkıcı tahribata tanık oluyoruz. Layla, okuruna pırıltılı, şatafatlı ya da içi boş bir kahramanlık hikâyesi vadetmiyor. Aksine, savaşın sivillerin ruhunda ve bedeninde açtığı, telafisi imkânsız yaraları tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor. Kalbiyle ve düşünceleriyle insan kalmakta direnenlerin, o sessiz yakarışlara kulak tıkamayanların mutlaka okuması gereken, uzun süre etkisinden çıkılamayacak, çok güçlü bir roman. Layla Gökhan Şahin
Roman
LaylaGökhan Şahin · Kitapresso Yayınevi · 202510 okunma