Ulan şunu birne yazsan sapık derler ne şiiri olm bu ne şiiri lan?
ama ben ne dedim bu şiirde soyunabilirsiniz tam tamına böyle söyledim değil mi aklınıza geldiyse korkmayın üşümezsiniz balık etinize de iyi gelir, havalanırsınız şöyle bir hem kimsecikler görmez ben hariç benim yüreğim de ah bir temiz bir temiz şeytan kulağına kurşun sormayın hani ha şöyle sütyenler fora siyahına bayıldığım ağ çoraplar dantelli külotlar yalnız aman ha dikkat yanlış anlaşılmasın bu çağrı gül gibi bayanlara (Söz aramızda, ne zaman güzel bir kadın soyunsa, bir şiiri görür gibi olurum yeryüzünün bu tarafında. Arınan, saydamlaşan, yorgunluğunu atan, kımıl kımıl bir şiiri Anlarım ki, günün birinde duvarlar terleyecektir, aralık kapılar, güngörmez pencereler, sırı dökülmüş boy aynaları Ne zaman bir güzel soyunsa, koşar denize bakarım. Dalgaların bir irmağa dönüşmesi olur ilk gördüğüm. Belli ki, yüzyıllardır bu böyledir.)
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Sanki ne anladım bugüne kadarki aşklardan biraz hüzün işte, belki biraz da ıstırap, geriye kalanı, bir gece denize açılıp kaybolan çocuklar. karıştırılan eski bir kitabın içinden kayıp düşen, o kırık hayal
Sayfa 179·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Haziran 9/kutsala saygısızlık eden kadınlar
1901 yılında Elisa sanchez ve marcela gracia isimli kadınlar... San jorge kilisesinde evlendiler. ... Durumu normalleştirmek için... Elisa isminin Mario yaptı damat kıyafeti giydi saçını kestirdi ve sesini kalınlaştırarak konuştu. ... Kilise işlenen bu kutsala saygısızlık suçunu polise ihbar edecekti... Porto'da yakalandılar... Denize açıldılar. Bacakların izi Buenos aires'te kaybedildi.
Sayfa 185 - Doğum günüme yakışır bir hikaye·Kitabı okuyor
Doğanın Sözcükleri
Pınardan denize kadar damlarken yağmur, Şarkısını tüm yaşama dinletir su. Kayalarla topraklar omuz-omuza durur, Çimenlerle, çiçekler ağaçların yavrusu..
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Modern yaşamın şartlarının manevi hayatımızı hiçliğe indirgediğini ve zihinsel dağınıklığımızı artık bastıramayacağımız bir noktaya getirdiğini unutmamalıyız. İletişimin kolaylaşması, seyahatlerin sıklığı, dağlara çıkma ya da denize gitme alışkanlığı düşüncelerimizi dağıtan şeyler. Okumaya bile vakit olmuyor. Bir insan hem heyecan dolu hem de aynı zamanda boş bir yaşam sürüyor. Günlük gazeteler, suni heyecanlar direk zihnimize zerk ediliyor, beş kıtada olup bitenler pek çok insan için kitap okumayı sıkıcı hale getiriyor.