Saçlarıma düşen beyazlar zorluklardan yıldızlara uzanırken yanımda olmanı diledim. Hâlâ severken siyahı ve çiçekleri, denizi, ormanı, cümle kâinatı içimde barındırırken nefesime ortak olmanı diledim. Öperken dudağını, içimdeki nefesin sen olduğunu bil istedim. Bakışınla ölürken bil istedim, içimdeki kilitli sayısız demir kapıyı sana açarken;
Her birinin ardında yıllarca sakladığım korkuların, yarım kalmış sevinçlerin ve adını koyamadığım özlemlerin yaşadığını bil istedim. Sana uzanan ellerimin yalnızca tenine değil, kaderine de dokunmak istediğini; bir akşamüstünün sessizliğinde omzuna düşen gölge, en uzun gecelerinde uykuya varmadan önce aklına gelen son düşünce olmak istediğini bil istedim.
Zaman yüzüme ince çizgiler işlerken, mevsimler adımı unutup geçerken, içimde büyüttüğüm bahçenin en inatçı çiçeğinin sen olduğunu bil istedim. Yağmurun toprağa kavuşması gibi, denizin kıyıya her seferinde yeniden varması gibi, sana dönüp duran bir yanım olduğunu bil istedim.
Eğer bir gün sesim rüzgârın içinde kaybolursa, kelimelerim eksik kalırsa, gözlerime bakıp anlayabilesin istedim.Nefesinden uzak yaşlanmaya Gönül razı değil…