Kitabın konusu kısaca şöyle özetlenebilir: Öğrencilerine tarihin anlamını anlatabilmek ve ilgilerini çekebilmek için araya Fransız tarihi, I. ve II. Dünya savaşı tarihi, Doğa tarihi, bira üreticisi Atkinson ailesi ve Fens Kasabası’nın tarihini de katacak şekilde kendi kişisel tarihini anlatan bir tarih öğretmenimiz var. Tabii kendi kişisel tarihi araya karışınca okul yönetiminin onaylamadığı bir ders anlatımı ortaya çıkıyor ve bu da yöneticilere okuldaki tarih bölümünü kapatıp, tarih öğretmenine yol vermek için bulunmaz bir fırsat sunuyor.
Defalarca sular altında kalan ve yeniden inşaa edilen kasaba gibi zaman içinde benzer şekilde çeşitli trajediler yaşamış ve hayatta kalmaya devam etmiş insanların tarihini okuyoruz.
Kitap genel olarak ilgi çekiciydi ancak ara ara konu bir yere bağlanacak mı diyerek okuduğum yerler oldu. Atkinson ailesinin ve yılan balıklarının hikayesi bence kitabın en ilgi çekici bölümleriydi. Hatta yılan balıkları nereden doğup tatlı sulara tekrar dönüyormuş diye biraz incelediğimde Sargasso Denizi adıyla bilinen, hiç kıyısı bulunmayan deniz ya da Floating rain forest of the sea( Denizin yüzen yağmur ormanı) gibi isimler almış bir bölge ile karşılaştım.
Son olarak şu noktayı da eklemekte fayda var, kitap yayınlandığı tarihten itibaren birçok batı üniversitesinde çağdaş edebiyat, hatta tarih derslerinde okutulmaya başlanmış.
Tavsiye edebileceğim bir kitap ancak okurken biraz sabır gerektiriyor.