Başucu olması gereken bir kitap. Dostoyevski her ne kadar hayal ürünü dese de ben sanki o yeraltında ve masanın başında onunla beraber, onun kitaba kendini döküşünü izledim. Kitabı okumadan önce mutlaka Dostoyevki'yi tanıyın, hayatını okuyun ve sonra kitaba başlayın. Ve okudukça bu yapıtta; "yaşamayı bir türlü öğrenememiş, yapmacıksız ve faal olamayan, kendini herhangi bir olayla ilgili herhangi bir davranışı yapmaya iten ikincil sebebi birincil sebep olarak görmesi mümkün olamayan, ölü, çirkin, yalnız, korkak, hem yoksul aynı zamanda soylu, kibirli, mağrur ve bir böcek bile olmayı becerememiş iki ayaklı nankör varlıklara; alın siz busunuz, işte hissettikleriniz ve hissedebileceğiniz her şey bu, çıkarınıza uygun olsun olmasın isteyebileceğiniz ve elde edebileceğiniz her şeyin olasılığını çıkarsam ve hatta size sunsam bile eminim siz busunuz, yapamazsınız deyip yüzlerine bir tokat gibi çarptığını" göreceksiniz. Aslına bakarsanız 1864 yılında bile bizi bize anlatmış. "Hayır ben bu değilim" demeyiniz, çünkü osunuz.