"Ne olurdu bir deli, bir aptal olaydım. Havaya bahane bulaydım, ötekine berikine atıp tutaydım,... O zaman belki bu dert, bu iç sıkıntısı böyle olanca ağırlığıyla üstüme yüklenmezdi!"
Fanilik de, sonsuzluk da insana ağır gelir. Katlanılabilir ıstıraplar peşinde koşmamız bundandır. Aşk dediğin, gafletin renkli köpüğüdür. Asıl dert ile çektiğimiz acılar pek örtüşmez. Çocukken, iki sakızı birbirine değdirmeden çiğneyebilmek beni gururlandırırdı. Şimdiyse, ölürsem sempati toplayabileceğimi umuyorum.
Zenginin zengin diye derdi olamaz. Fakirin fakir diye. Gencin genç diye. Yaşlının yaşlı diye. Kime hak lan bu dert dediğiniz şey? Niye sormuyor kimse birbirine derdini? Niye dinlemiyor?