Parasızlık o kadar yaygın bir durum ki, daha çok toplumsal bir problem gibi. Hani bir şarkıdan nefret etsen de diline takılır ya? Paradan yana dertlenmek de işte öyle dilimize pelesenk olmuş. Bilmem anlatabildim mi?
Edebiyat
Kudüs duruşu şuurdur; Bizdeki eksiklik Kudüs'süzlüktür... Sen, senin olana sahip çıkmazsan, senden olmayan senin olanı istila eder... Bugün özelde Kudüs'te, genelde ise ümmet coğrafyasında yaşanan acıların anahtar cümlesi budur... Biz, bizim olana sahip çıkmadık ve hala da sahip çıkmıyoruz!.. Halbuki Peygamber efendimiz, "dünyanın bir ucundaki Müslümanın ayağına diken batsa, diğer ucundaki Müslüman onun acısını yüreğinde hissetmezse gerçek iman etmiş sayılmaz” buyuruyor... Yani "Müslümanlar kardeştir" ayeti gereğince dünyanın neresinde olursa olsun, acıyı paylaşmak, dertlenmek, acının dinmesi için bir şeyler yapmak her Müslümanın sorumluluğudur... Ancak ümmet, 100 yıl önce büyük bir anafora sürüklendi, ümmet olma şuuru yitirildi, bin parçaya bölündü ve her bir unsuru kendisini ayrı millet sanan başsız sürülere döndü...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bütün dertlerin bittiği yere gideceğiz diye dertlenmek ne budalalık!
Sayfa 109·Kitabı okudu
Dertleniyoruz bazen.Türkiye'de yaşayana dertlenmek için sebep bulmak zor değil malum.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı
"Geleneksel Çin Tıbbı'nda "merkez" kelimesi tam anlamıyla merkezi bir anlama sahiptir: Burada söz konusu olan sindirme yeteneğidir ki bu da hem besinleri hem de deneyimleri sindirdiği anlamına gelir. Dalak ve midenin fonksiyon alanı “toprak elementiyle" ilişkilendirilir ve bir duyu organı olarak da ağız ve tatlıyı algılama görevi "merkeze" atanmıştır. "Dolayısıyla tatlıya düşkünlük ya da iştahsızlık zayıf bir merkez'in göstergesi olabilir, hipoglisemi eğilimi de Çin şifalı ot tarifleriyle kolayca dengelebilir," diyor Meyer-Hamme. Zihinsel boyutta sürekli endişelenmek, dertlenmek ve kendinden kuşku duymak, insanın kendini beslemediği, topraklamadığı ve böylece enerji dolu hissetmediği anlamına gelir. "İnsanın merkezine özen göstermesi gerekir, fazla zorlandığı durumlarda merkez neredeyse her zaman zarar görür," diye de ekliyor.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Bütün dertlerin bittiği yere gideceğiz diye dertlenmek ne budalalık! Nasıl doğuşumuz bizim için her şeyin doğuşu olduysa, ölümümüz de her şeyin ölümü olacak. Öyle ise, yüz yıl daha yaşamayacağız diye ağlamak, yüz yıl önce yaşamadığımıza ağlamak kadar deliliktir. Ölüm başka bir hayatın kaynağıdır.
Alıntı