Her insanın bir anı olur; bir şeylerin kafasına dank ettiği, bazen üzüldüğü bazen ise artık üzülmeyi bırakıp önüne bakması gerektiğini söyleyen o anlar. Benim için bir şeylerden vazgeçmenin zamanı gelmişti. Acı, hüzün , üst üste gelen aksiliklerin hepsi, beni Allah ' a yakınlaştıran nimetlermiş. Dünya geçiciymiş dertler de öyle. İnsanın 5 sene sonra bile aklına gelmeyecek insanlar için kendini heba etmesi doğru değilmiş. Hayatımıza gelen herkes aslında bize bir şeyler öğretmek istiyormuş bunu anlamak için acıdan sıyrılıp düşünmek, Kendi muhasebemizi yapmamız gerekiyormuş. Seni istemeyen, yoran kırdığı halde özür dileten kimseyi kaybettiğin için üzülme.
Sayfa 122 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
"Ne kadar bunalırsanız bunalın, onların sayesinde asla çaresiz hissetmiyorsunuz kendinizi. Annemin deyimiyle, derdini ikiye bölüp sevincini ikiyle çarpan kişiyse dost; onların sayesinde ikiye de değil beşle bölünüyor dertler, beşle çarpılıp çoğalıyor sevinçler. Her zaman arayıp "Yetiş!" diyebileceğin birilerinin olması insana hayatta en büyük hediye."
Herkesin dünya imtihanı gereği birtakım sıkıntıları, sorunları ve dertleri vardır ve bunların içinde çabalar durur, onlarla yaşamayı öğrenir. Bazı sıkıntılar ve dertler bizleri ayakta tutar. Dertsiz insan yoktur. Bizim de öyle. Elbette senin de. Bu bir hastalık olabilir, çocuğunun rahatsızlığı olabilir, anne ve babanın rahatsızlığı olabilir, geçim derdi olabilir, mal-mülk sıkıntısı olabilir veya başka bilmediğimiz çeşitli dünyevi sıkıntılar olabilir. Bunların karşısında şikayet değil, bizi dua ile Rabbimize bağladığı için şükretmeliyiz. Rabbim çaresiz dertler vermesin. Dertler, sıkıntılar ve hastalıklar da her şey gibi gelip geçicidir.
Büyük acılar daha önemsizlerinin hissedilmesini engeller ve tersine, büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bize büyük acı verir.
Reklam
Reklam