10/10
·540 syf.··
2026 10. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Zamanın ve mekânın sınırlarını aşan muazzam bir yolculuğun ardından, bu eşsiz siyer kitabının Mekke dönemini nihayet bitirdim.. geride ruhumda hiç sönmeyecek izler ve kalbimi sarsan asil bir hüzün bırakarak. Kitabın son sayfasını çevirip kapağını kapattığımda içimde derin bir kuyu açıldı sanki. Günlerdir Mekke’nin o kurşun gibi ağır, gergin sokaklarında Peygamberimizin ve ashabının hemen arkasından yürüyordum, şimdi kapağı kapatınca onları o çilenin ortasında bırakıp kendi konforlu dünyama kaçmışım gibi tuhaf, sızılı bir suçluluk kapladı içimi. Bitmesini hiç istemedim. İnsan ruhunu bu kadar temizleyen bir hüzünden neden uyanmak istesin ki? Bugüne kadar çok siyer okudum ama ilk defa bir yazar, tarihi bilgileri birer kronoloji olmaktan çıkarıp kalbi olan birer çile atlasına dönüştürmüş. Celalettin Vatandaş öyle muazzam, öyle dertli bir iş çıkarmış ki kelimelerin arkasındaki o hıçkırığı duyuyorsunuz. Boykot yıllarında çekilen o amansız açlık, Taif yollarından sızan o asil kırgınlık sadece sayfada kalmıyor gelip tam göğsünüzün ortasına oturuyor. Onlarla birlikte daraldım, onlarla birlikte doğruldum, onlarla birlikte gözyaşı döktüm. Abartısız söylüyorum, ömrümde okuduğum en hakiki, en can cana siyer bu oldu. Fakat bu yolculuk beni sadece ağlatmadı beni asıl kendi enkazımla yüzleştirdi, dertlendirdi. Sahabenin İslam’ı bir nefes gibi korumak için ödediği bedelleri okuduktan sonra başımı kaldırıp kendi hayatıma baktım. Modern dünyanın sunduğu o uyuşturucu konfora, dertsizliğime, ucuza yaşanmış Müslümanlığıma baktım ve içim utançla kavruldu. "Ben bugün bu davanın neresindeyim, hangi sancağı tutuyorum?" sorusu saplandı zihnime. Bu kitap benim içimde uyanan, sızlayan ve bir daha asla eskisi gibi uyuyamayacak bir muhasebenin başlangıcı yaptı. Yazarın derdi kalemiyle benim
Din
Hz. Muhammed'in Hayatı ve İslam Daveti 1Celaleddin Vatandaş · Pınar Yayınları · 2018530 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 9. kitabı
David abi burada bize şunu göstermiş: İnsan fakirken dertli, zenginken dertli, gençken dertli, yaşlanınca ayrı dertli. Kısacası hayat herkese bir yerden çakıyor. Kitaptaki karakterler öyle kusursuz falan değil. Tam tersine, mahallede görsen "Ağabey sen bu kafayla nasıl buraya kadar geldin?" diyeceğin tipler. Ama işin garibi, okurken onlarda biraz kendini de görüyorsun. Yazar öyle edebiyat cambazlığı yapmıyor. Takla atmıyor, süslü cümlelerle hava basmıyor. Sessiz sessiz geliyor, kalbine iki üç sağlam yumruk bırakıp gidiyor. Kitabı bitirince aklımda kalan şey şu oldu: Hayat dediğin şey çoğu zaman büyük zaferler değil, küçük yenilgileri taşımayı öğrenmekmiş. Velhasıl, aksiyon, kovalamaca, gizli örgüt arayanlar başka kapıya. Ama "İnsan dediğin nasıl bir mahluk?" diye merak edenler için taş gibi kitap.
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026314 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·168 syf.··
2026 8. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:18
Daha çok ekranlarda ikonik sesi ile tanıdığımız Yekta Kopan’ın Toplamda 6 farklı öyküden oluşan "Bir De Baktım Yoksun", kitabı banliyölerin dertli yalnızlığından Londra sokaklarına, Hopper tablolarından edebiyat dünyasının devlerine (Oğuz Atay, Tanpınar, George Orwell) uzanan çok katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor okuyanı. Kitap, temelde bir "karşılaşmalar ve kayıplar" anlatısıdır ve hiç fenada sayılmaz. Totalinde "Bir De Baktım Yoksun", hayatın koşturmacası içinde yanından geçip gittiğimiz ama aslında içimizde büyük etkiler bırakan o "eksiklik" duygusunu bize şiddetle hatırlatıyor. Yoğun hacimli romanların bazen o boğucu atmosferinden sıyrılıp, insan ruhunun derinliklerinde edebi bir soluk almak isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir modern dönem eseri.
1000Kitap
Bir de Baktım YoksunYekta Kopan · Can Yayınları · 20141,255 okunma
Yarım kalan bir başyapıtın tamamlanışı
Puan vermedi·416 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:32
Yoğun , dertli, zamansız ve bir o kadar da şaşırtıcı bir kitap. Bir tarafta bozkırda yaşam mücadelesi veren köylüler, diğer tarafta Sovyetler Birliği ve Amerika nın birleşip kurduğu bir uzay programı, uzaylılarla yapılması planlanan diplomatik temaslar. Ana kahramanın insancıl dertleri o kadar iyi verilmiş ki hepsini okurken hissetmek mümkün. Hayırsız evlat, rejim baskısı , karşılıksız aşk, çaresizlik , yok edilmeye çalışılan kimlikler, başına deve derisi sarılıp güneşte bırakılan ve hafızası kaybettirilerek köleleştirilen mankurtlar .... Romanın en ilginç bölümü kitaptan çıkarılmış. Sovyetler Birliğinde o bölümün yayınlanmasına izin verilmemiş ve daha sonra ayrı bir roman olarak yayınlanmış. (Cengizhan a Küsen Bulut) Bu iki kitap birlikte okunduğunda anlamlı oluyor. Gün Olur Asra Bedel kitabını okumuş olmak için ikisini birlikte okumak gerekli diyor kitabın çevirmeni. Cengizhan a Küsen Bulut kitabını tek okuyan kişi için havada kalan bir metin olabilir. Birlikte okunduğunda insan dehsete düşüyor. Yeni doğmuş bir kadının bebeğinden ayrılıp sırf koyulan kurala uymadı diye öldürülmesi, tutuklu bir öğretmenin çaresizliği, hükümdar olmak için aslında yeri geldiğinde merhametsiz olmak gerektiği ama günün sonunda adaletsizliğin karşısında doğanın bile yanınızda olmadığı gerçeği ... İnanılmaz etkileyici bir roman daha... Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar...
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:51
Yazarın 'Soyleme Bilmesinler'den sonra okuduğum ikinci kitabı. Bu kitabi da baya başarılı buldum. Yazarın sıcacık bir üslubu var. Sıkmıyor sıkılmıyorsunuz. Çocuklardan yana dertli olan kendini yabancı bir köye atan ve sıkıntısına böyle bir çözüm arayan yalnız Selime teyze ile anne ve babalığı tatmamış kimsesiz Meltem'in yürekleri burkan hikayesi. Sayfaları çevirdikçe sanki Meltem'in yerinde ben vardım. Yeri geldi okudum yeri geldi sanki dinledim. Çok üzdün bizi Selime teyze çok. Meltem , Selime teyzeyi dinledikçe kendi hayatına daldı. Biz okur olarak okudukça kendi hayatımızı sorguladık. Hala kitabın arka kapağına bakıp bakıp düşünüyorum. ')
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
Tahlil
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 197. kitabı
·
140 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 13:31
Zeytindağı, ulu bir çınarın andelîb-i hüzünle terennüm edilen o en dertli, o en muhteşem inkıraz faslıdır. Müellif Falih Rıfkı Atay, bu asar-ı nadirede Osmanlı İmparatorluğu’nun Suriye ve Filistin çöllerindeki son azametini ve ardından gelen o feryat dolu gurubunu, kalbi bir sızı ve şairane bir eda ile kağıda dökmüştür. Koca bir devletin Medine’den, Şam’dan ve mukaddes Kudüs-i Şerif’ten çekilirken geride bıraktığı yetim hatıralar, adeta tarihin sinesine kazınmış birer abide-i hüsrandır. Dördüncü Ordu Kumandanı Cemal Paşa’nın Zeytindağı’ndaki karargâhı, ne kadar ihtişamlı ve heybetli ise, sükût eden o koca hayal de bir o kadar hazin ve ibretamizdir. İstanbul’un nazlı çocukları ile Anadolu’nun kavruk sîmâlı neferleri, kendilerine yabancılaşmış bu üvey topraklarda, ulu bir davanın ve sarsılmaz bir sadakatin bedelini canlarıyla ödemişlerdir. Falih Rıfkı, bir yaverin sadık şahitliği ve bir Türk milliyetçisinin yüksek şuuruyla, hem ordunun çaresizliğini hem de Mehmetçiğin çöl kumlarında devleşen o sessiz fedakârlığını şairane bir üslupla abideleştirir. Neticede bu eser; vatanperver bir sine için sadece bir mazi kıssası değil, imparatorluğun ufkunda batan son güneşin ardından tutulan asil bir yas ve ebedi bir ibret vesikasıdır.
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma