Hıfzı Topuz ile Melih Cevdet Anday'ın ortak anılarından ve mektuplarından oluşan bu kitap yaşadıkları yıllara az çok ışık tutuyor, bize tarihsel bir belge sunuyor. Bu tarz kitapları okumayı geçmişe gidip o dönemi onların gözünden görebilmek adına seviyorum.
Kitap 'Anday'dan Mektuplar' kısmından ve 10-15 sayfa kadar da fotoğraflardan oluşuyor. 1953'te başlayan arkadaşlıkları 1980'lere, aralarında bir alınma-dargınlık olana kadar sürmüş. Mektuplar genelde Hıfzı Topuz Paris'te ya da Afrika'da olduğu zamanlar yazılmış.
Anday'ın 1966 yılında mektubunda yazdığı bir tespit:
"Bu arada Paşalimanı Adası'na küçük bir yolculuk yaptım. Erdek'in karşısında bu ada ve daha turist eli değmemiş. Yani oteli, lokantası yok. Köy evlerinde kalıyorsun. Rakını kendin getiriyorsun. Bu bakir hal benim çok hoşuma gidiyor. Gerçi turizm birçok bakımlardan değiştiriyor köyleri, kasabaları ama bu arada birçok güzellikler, otantik çizgiler de silinmiyor değil."
Bu satırlar ne kadar uzun zamandır bu yozlaşmayı yaşadığımızı ve bu sorunun o dönemde bile var olduğunu gözler önüne seriyor. Bu tarz nüansları geçmişle günümüz arasında kıyaslama yapmak adına seviyorum.
Anday, dergide gazetede çıkan yazılarını, yeni yazdığı eserlerini, yaptığı çevirilerini sık sık Hıfzı Topuz'a yolluyor. Bazı şiirlerini Topuz, Fransızcaya çeviriyor. Anday'ın, yazdığı eserler hakkında Topuz'dan geri dönüt beklediğine, eleştirilerini önemle dikkate aldığına, fikirlerine çok değer verdiğine mektuplardaki metinlerde sıkça denk geliyoruz. Sürekli mektuplarda fikir alışverişi yaptıklarına da tanık oluyoruz.
Kitabı okurken aklıma hep ilkokulda sınıf arkadaşımla mektuplaştığımız geldi. İlk ve tek mektup arkadaşım o oldu. O tatlı çocukluk anılarımı atmamış olmayı dilerdim. Çoğunlukla anılarımı, değer verdiğim eşyaları saklarım