Hâce ursun başına destâr-ı mermerşâhîyi Lâubâlî âşıkın farkında bir sâgar yeter beytini okurken tüccarın başına mermerşâhî sarık sardığını, Yandırup müşk ile boynuna hamâ'il taktı Kendüye etmek içün halkı musahhar sünbül *** Değil dâğ-ı siyehler nüshalardır hırz-ı cân içün Nişân-i darb-ı tîğin sînede bend-i hamâ'ildir beyitlerini okurken göğse muska takmak âdetini, Bâkıyâ kılsun muattar bezm-i âfâkı nesîm Padişâhın micmer-i adlinde sandal yakdılar beytinden saraylarda ve büyük konaklarda koku için sandal yakıldığını anlıyoruz.
Sayfa 20 - Kapı Yayınları, 1. Basım, Mart 2014.
Divan Şiiri
Nedür bu cübbe vü destâr u fâhir câme ey hˇâce Bürinüp 'aşk şâlın eğnine kayd-ı bedenden geç
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
AŞK BAMBAŞKADIR
Mârı yar zannetme kim mar başkadır yar başkadır Bülbül olmak başkadır har başka gül-zar başkadır Zehri mâra terk-i cân etmez basiret sahibi Çeşme-i dilden baksan ağyar başka dîdâr başkadır Çar-cihetten yâre bir yol bul yeter ki sapmasın Kim kebüter ankebut mar başkadır gar başkadır Canı satsan yetmiyor bir kalbe tâlib olmaya Müşterî-yi aşka bâzar başkadır kâr başkadır Gâh yârenden zuhur eyler cefâ geh yaddan Ye'si sevdadan günahlar başka ah'lar başkadır Akla sevda lâzım olmaz dilde ilmin harcı ne İhtiyacın gözle destar başka şalvar başkadır Yâreyi sad pârede dil yâr'e yâr'e zar eder Der-huzur-u yâr tezkâr başkadır zar başkadır Vadi cananda gerektir hem tahammül hem sabır Gün gelir anlarsın ısrar başka esrâr başkadır Hükmîyâ dünyâ hayâldir ölmeden vuslat muhal Savm-ı firkate ta'amlar başka iftâr başkadır
Sayfa 147·Kitabı okudu
Dışın seccade vu tesbih u destar / İçin murdar u can belinde zunnar
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Gelgelelim kâmil mürşitlerin hırka ve destardan ayrı giyindikleri asıl bir elbise vardır ki onu giyindiklerinde sırtlarında hırka, başlarında destar olma­sa da hal diliyle halka “Yort savul!” diyebilirler. O elbise Araf Sûresi’nde (ayet 26) tanımlanan “libâsü’t-takvâ”dır ki Allah “Ey Adem’in evlatları, bakın size edep yerlerini­zi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik. Fakat unutmayın ki en güzel (hayırlı ve yüce) elbise takva el­bisesidir.” buyurmuştur. Takvayı giyinip onunla süslenen her kimi görsek onun, Mutlak Sultan’ın kulu olduğuna hükmeder, eteğine yapışma arzusu duyarız.