Puan vermedi·104 syf.··
2026 78. kitabı
Nietzsche’nin amor fati kavramı, yalnızca “kaderi sevmek” şeklinde basit bir kabulleniş anlamına gelmez. Buradaki kader anlayışı, klasik anlamda önceden belirlenmiş bir yazgıya teslimiyet olarak değil; var olan her şeyin kendi zorunlulukları, nedenleri ve sonuçları içinde değerlendirilmesi olarak ele alınmalıdır. Bu anlamda kader, geniş bir determinizm fikriyle ilişkilidir: Olaylar rastgele, sebepsiz veya yalnızca tesadüflerin sonucu olarak gerçekleşmez; her oluş, kendinden önce gelen koşulların ve ilişkilerin içinde ortaya çıkar. İnsan, içinde bulunduğu koşullar tarafından etkilenirken aynı zamanda seçimleri, tepkileri ve eylemleriyle yeniden etken hâle gelir. Nietzsche’nin amor fati anlayışındaki temel nokta da burada ortaya çıkar. İnsan, kontrolü dahilinde olan şeylere yönelir, seçimlerini yapar ve ardından bu seçimlerin doğurduğu sonuçları bütünüyle kabul eder. Sonuçlar olumlu ya da olumsuz olsa bile onları reddetmek yerine yaşamın bir parçası olarak görür. Çünkü Nietzsche için hata, acı veya kayıp bile insanın kendisini ve dünyayı anlamasında bir öğrenme kaynağıdır. Bu düşünce daha sonra varoluşçu düşüncenin de beslendiği noktalardan biri hâline gelir. İnsan geçmişte yaşananları değiştiremez ancak onlara vereceği tepkiyi seçebilir. Koşullar ne olursa olsun, içinde bulunulan anın değer taşıdığını görmek ve o ana anlam katmak gerekir. Nietzsche’nin amor fatiyi “insanın iyiliği için bulduğu bir formül” olarak değerlendirmesinin sebebi de budur. Bu nedenle kaderi sevmek, Tanrı’nın insan için yazdığı hazır bir plana boyun eğmek anlamına gelmez. Nietzsche’de amor fati, zorunlu olanı sevmek; hayatın bütün parçalarını —güzeli ve çirkini, başarıyı ve başarısızlığı— reddetmeden kabul edebilmek anlamına gelir.
Kaderini Sev, Çünkü Aslında Hayatın Bu - NietzscheTaner Şanlıoğlu · Destek Yayınları · 20203,602 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
429 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:17
Simyacı, belki de hayatımda okuduğum en popüler kitaplardan biriydi, öyle ki öğrencilerim ve arkadaşlarımdan hiçbir başka kitapta olmadığı kadar dikkat çekti. Bu yüzden incelemede yazacağım hiçbir şeyin yeni olmayacağını tahmin edebiliyorum. Kendi görüşlerimi yazmadan önce de inceleme okumayı pek sevmem, o yüzden bu yazı size hiçbir şey katmadıysa peşinen özür dilerim. (Eser miktarda spoiler içerebilir.) Kitabımız bir çobanın hikayesini anlatıyor, gördüğü bir düşün peşine düşen bir çobanın hikayesini. Birinci sayfasından sonuncu sayfasına kadar ezoterik öğelerle dolu, ruhsal, evrensel, tanrısal bir güç ve kader anlayışına sahip bir anlatısı var. İşaretler, semboller, rüyalar, ruh, evrenin dili, sıkça geçen semboller. Felsefi olarak evrenin tanrı yaratımı bir özü olduğuna ve insanın yalnızca bu özden gelen sese kulak vererek ve diğer her şeye kulak kapatarak ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Öyle ki tarihte yaşamış gerçek simyacıların yaptığı gibi bilimsel bir metodoloji izleyen İngiliz simyacı, akıcılığını bir kenara koymadan "doğru yola" girmiş olmuyor ve çöl simyacısıyla karşılaşmak şerefine nail olamıyor. Kişisel menkıbesinin peşinden koşan çobanımız, kaderin daima bir planı olduğunu, kalbini dinlemenin onu doğru yola götüreceğini, evrendeki tüm yaratılmış şeylerin bir ruhunun olduğunu ve nihayet aşkın evrenin özüne ulaşacak bir anahtar olduğunu sırasıyla öğrenmiş oluyor ve tüm bu sürecin bilgeliğiyle artık bir çoban değil simyanın sırlarına ermiş bir kişi olmuş oluyor. Nihayetinde kitapta bir yerde de bahsedildiği gibi son mesaj en büyük hazine kişinin gözünün önünde ama ancak bakmayı bilen kişi bunun farkında olabiliyor. Kişisel olarak kitabın rahat okunuşu ve sade dili ile okunmayı kolaylaştırdığını ve hikayesiyle keyif verdiğini söyleyebilirim, okurken hiç
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2026 89. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 07:06
Mark Twain ilk kez okudum .Yazım tarzını çok sevdim oldukça sade, akıcı ama bir o kadar da zekice. Mizahı, hicvi ve ironiyi öyle ustalıkla kullanmış ki okurken hem bol bol gülümsedim hem de satır aralarında anlatmak istediklerini düşündüm. Özellikle; Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler deki ilk hikaye olan "Havva ve Adem'in Günceleri ile Şeytan'ın Güncesi" ni büyük bir keyifle okudum . Bazı okurlar bu hikayeleri cinsiyetçi bulabilir ancak bence Twain'in yaptığı tam tersine, kadın ve erkek ilişkilerine dair kalıplaşmış düşünceleri ironiyle eleştirmek. Tüm hikayelerde gördüğüm şey Mark Twain ın insanın zaaflarını, toplumun ikiyüzlülüklerini ve günlük hayattaki küçük saçmalıkları zekice iğneleyen bir yazar olduğu.
Edebiyat
Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme ÖykülerMark Twain · Yapı Kredi Yayınları · 20227bin okunma
Puan vermedi
Mark Twain, bu cana yakın ve mizahi eserinde insan doğasını, kadın-erkek ilişkilerini ve evliliğin dinamiklerini Adem ile Havva’nın gözünden, onların tuttuğu günlükler aracılığıyla anlatıyor. İlk başta birbirini anlamakta zorlanan, taban tabana zıt bu iki karakterin zamanla nasıl derin bir sevgi ve bağlılık geliştirdiğini usta bir dille gözler önüne seriyor. Yazar, cennet tasviri üzerinden toplumsal rollerle tatlı tatlı dalga geçerken, arka planda aslında insanlığın en saf ve evrensel duygusal yolculuğunu işliyor. Kısacası kitap, mizahla felsefeyi harmanlayarak "birlikte yaşama sanatına" dair zamansız, hem güldüren hem de duygulandıran bir inceleme sunuyor.
Âdem ile Havva'nın GüncesiMark Twain · İthaki Yayınları · 20237bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 16:17
Bazı kitaplar vardır; yalnızca bir hikâye anlatmaz, okuyucunun zihninin en karanlık ve en derin köşelerine kadar girerek onu kendisiyle yüzleştirir. Mark Twain’in “İnsan Nedir?” eseri de tam olarak böyle bir kitap. İlk bakışta sade bir sohbet metni gibi görünse de içerisinde insan psikolojisinden sosyolojiye, ahlak felsefesinden özgür irade tartışmalarına kadar uzanan oldukça yoğun düşünceler barındırıyor. Fakat kitabın en etkileyici tarafı, bütün bu ağır konuları okuyucuyu yormadan, son derece akıcı ve doğal bir sohbet havasıyla anlatabilmesi. Eserde genç adam ile yaşlı adam arasında geçen diyaloglar aslında yalnızca iki karakterin konuşması değil; insanlığın yüzyıllardır kendi içinde yaptığı büyük tartışmanın bir yansıması gibi. Özellikle kitabın en güzel taraflarından biri de bu sohbetlerin yapay bir felsefe dersine dönüşmemesi. Mark Twain, bol örnekler üzerinden ilerleyerek soyut kavramları oldukça somut hale getiriyor. Bu yüzden okurken kendinizi yalnızca bir kitabın içinde değil, uzun zamandır düşündüğünüz ama cevaplandıramadığınız soruların ortasında buluyorsunuz. Kitap boyunca insanın özünde ne olduğu sorusu sürekli farklı açılardan ele alınıyor. İnsan gerçekten özgür müdür? Davranışlarımızın temelinde ahlak mı vardır, yoksa çıkarlarımız mı? İyilik dediğimiz şey gerçekten karşılıksız olabilir mi? Twain bu soruların hiçbirinden kaçmıyor. Aksine okuyucuyu rahatsız edecek kadar dürüst bir şekilde insan doğasını sorguluyor. Özellikle insanların düşüncelerinin ve davranışlarının temelinde çoğu zaman kişisel tatminin bulunduğunu söylemesi oldukça çarpıcıydı. Eserin bir diğer güçlü yanı ise insanı diğer varlıklarla kıyaslayarak ele alması. İnsan aklıyla övünen bir canlı olsa da Twain, insanın zaaflarını, bencilliğini, kibirini ve toplum içindeki ikiyüzlülüğünü sert
İnsan Nedir?Mark Twain · Kapra Yayıncılık · 202318,9bin okunma
sonunda biri daha
8/10
·112 syf.··
2026 18. kitabı
psikolojik egozim İnsan Nedir? Çoğu filozof ve yazarın psikolojik egoizmi: Her insan eylemi bencilce bir çıkara,motivasyona dayalıdır. Düşüncesini savunmadığını ya da hiç bahsetmediğini fark ettim. Fakat T. Hobbes abiden sonra mark twain abimizde her şeyin bencilce bir dürtüyle yapıldığını savunuyor. Genç adam ve Yaşlı adamın bu konuşmalarını okumak çok keyifliydi sanki masada karşımda oturup tartışıyorlar ve bende onları 3. kişi olarak dinliyordum. Tartışma zaten yaşlı adamın tecrübesi ve üstünlüğüyle geçiyor hep. İnsanı makineye benzetmesi ve hayvanların kısıtlı da olsa bilinçli haraketler yaptığını savunmasını okumak gayet güzeldi. Özgür irade kısmı kötü değildi ama daha da üstüne yazılabilirdi... okunur bu kitap zaman kaybı değildi
İnsan Nedir?Mark Twain · Can Yayınları · 202218,9bin okunma
Reklam
Reklam