Puan vermedi·184 syf.··
2026 31. kitabı
Plutarkhos’un “İskender ve Sezar” biyografisi, iki dev lideri yan yana getirerek adeta bir karakter aynası tutar. İskender’in fetih hırsı ve Sezar’ın politik zekâsı, Plutarkhos’un anlatımında hem paralellik hem de farklılıklarla ortaya konur. Plutarkhos, bu iki figürü idealize etmez; zaafları, başarıları ve motivasyonlarını samimiyetle ele alır...
İskender - SezarPlutarkhos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2015675 okunma
Bir Zihnin Trajik Yükselişi ve Düşüşü
8/10
·325 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
Daniel Keyes'in kaleminden dökülen bu sarsıcı eser, zekanın bir lütuf mu yoksa insanı kendi türünden koparan trajik bir yalnızlık duvarı mı olduğunu Charlie Gordon'ın devinimleri üzerinden sorgulayan derin bir psikolojik inceleme. Başlangıçta düşük IQ ile yaşayan Charlie, çevresindeki herkesi sevgi dolu kendisini de mutlu bir birey olarak tanımlarken, aslında dünyanın acımasız gerçekliğinden bihaberdir. Geçirdiği deneysel operasyon ve ardından gelen logaritmik zihinsel gelişim süreci, onun sadece imlasını ve kelime dağarcığını düzeltmekle kalmaz, aynı zamanda bilincinin kapalı perdelerini de sertçe aralıyor. Yazım hatalarının bir gecede düzelmesi, sadece dilbilgisel bir başarı değil, Charlie’nin zihnindeki hız sınırının kalktığının ilk işareti. Bu ani düzelme mucizevi görünse de aslında Charlie’nin duygusal gelişiminin yetişemeyeceği kadar hızlı bir entelektüel patlamanın habercisi aslında. Bilgi, Charlie’ye bir nehir gibi değil, bir barajın patlaması gibi gelir. Artık sadece öğrenen biri değil, öğrenmenin doğasını sorgulayan, dünyayı diller, formüller ve felsefeler üzerinden yeniden inşa eden bir dahiye dönüşür. Charlie zekileştikçe, eskiden kendisine gülen iş arkadaşlarının aslında onu aşağıladığını, dahi sandığı doktorların ise kendi hırsları ve yetersizlikleri arasında sıkışmış sıradan insanlar olduğunu fark eder. Bu farkındalık, onun çocuksu saflığını da yok ederek yerine bilginin soğuk ve keskin yalnızlığını bırakıyor. Eskiden tanrı gibi gördüğü bu adamların, aslında kendi korkularıyla boğuşan, Charlie’yi bir insan olarak değil bir "başarı simgesi" olarak gören figürler olduğunu anlaması, onu derin bir nefret ve ardından gelen bir yabancılaşmaya sürükler. __(...) Bu kişiler, bilgilerinin sığlığı belli olmasın diye yanımdan kaçmak için
Bilim-Kurgu
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cin Aynasından Yansımayanlar
Puan vermedi·292 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 12:27
Kendisini ekranda ilk gördüğümde, bu adam bozkırda kavrulmuş tipik bir Orta Anadolu insanı demekten kendimi alamamıştım. Sadece ten rengi değil simasındaki tüm izlerdi bu çağrışımı yapan. İyi biliyordum ki, Anadolu insanını iklim şartlarından daha çok hayat şartları kavurur. İlk yakınlık hissi böyle doğmuştu bende. Diğer yandan, yaşlarımızın yakınlığına görece itirazlar gelebilir ancak doğup büyüdüğümüz coğrafyaların yakınlığı herkesçe daha kabul edilebilir kıstaslara sahipti. Sınır komşusu illerde yaklaşık on iki yıl arayla dünyaya gelmişiz. Neticede bu yakınlıklar yaşadığımız acı tatlı olayların benzer olabileceği şeklindeki düşüncemi pekiştirdi. Onun hakkında edindiğim intibaın kaynağı sadece bunlar değil tabi, bir de eserleri var. Anıları, hikâyeleri, o kadar tanıdık, senaryoları, canlandırdığı karakterler o kadar gerçekçi ki… Kimden mi bahsediyorum? O bir doktor, o bir yazar, o bir sinema oyuncusu, o bir senarist. Ercan Kesal, 1959 Nevşehir Avanos doğumlu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1984 yılında mezun olmuş. Ankara, Keskin ve Bala ve köylerinde uzun yıllar sağlık ocağı hekimliği yapmış. Bir dönem uygulamalı psikoloji ve sosyal antropoloji eğitimleri almış. İlk şiir ve yazıları İzmir menşeli Dönem dergisinde yayımlanmış. Son Reçete dergisinde söyleşileri ve yazıları ile yer almış. 1990 yılından sonra geldiği İstanbul’da Era Yayınları’nın kurucularından olmuş. Radikal ve Bir Gün gazetelerinde hikâyeleri ve denemeleri yayımlanmış. Yazarın yazımıza konu olanın Cin Aynası isimli anlatısının yanı sıra Peri Gazozu, Nasipse Adayız ve Evvel Zaman İçinde adlı kitapları da var. “Uzak” filmindeki rolüyle başlayan sinema serüvenini, daha birçok filmde oyuncu ve senarist olarak sürdürmüş ve halen devam ediyor. Oynadığı dizi ve filmlerde kendisini çoğunlukla mafya babası
1000Kitap
Cin AynasıErcan Kesal · İletişim Yayıncılık · 2016673 okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 12:13
Bir Ülkenin ve bir aşkın keşkesi... Sema Soykan’ın o güçlü Cumhuriyet kadını ruhuyla kaleme aldığı "Keşke", sadece tozlu raflarda kalan bir aşk hikayesi değil; 1940’tan 1980’e uzanan, Türkiye’nin kalbinin attığı o çalkantılı yılların aynası. ​Hikaye, genç bir doktor olan Sabia’nın hastanedeki 203 numaralı odanın gizemli kapısını aralamasıyla başlıyor. Bu oda, keşkelerin ve iyikilerin birbirine karıştığı, sırlarla dolu bir dünya. Hastanede yatan ama aslında hasta olmayan Nedret Hanım ve onun geçmişi, Sabia’yı kendi köklerine, hiç tanımadığı babasının izine ve yarım kalmış dev bir aşka götürüyor. ​Kitabın sayfaları arasında ilerlerken kendinizi Köy Enstitüleri’nin o aydınlık sabahlarında buluyorsunuz. Hasan Âli Yücel’lerin, İsmail Hakkı Tonguç’ların emeğiyle yeşeren tarımdan sanata, edebiyattan üretime bir ülkeyi ilmek ilmek işleyen o eğitim meşalelerinin hikayesi bu. Fikret ve Sabia öğretmenin bu kutsal çatıda başlayan aşkı, maalesef darbelerin, muhtıraların ve siyasal kargaşaların gölgesinde kalıyor. ​Yazar #SemaSoykan kalbi vatan sevgisiyle dolu bir neslin gençliğini, anaların evlat acısını ve bir ülkenin makus talihini anlatırken bu eseri çok özel birine kendi babasına ithaf ediyor. Babasına armağan ettiği bu satırlarda, hem kişisel bir vefayı hem de toplumsal bir hafızayı bizlere sunuyor. ​Yanlış anlaşılmalar ve zorunlu fedakarlıklarla ayrılan yollar, yıllar sonra Fikret’in miras bıraktığı o anlamlı isimli dergide kesişiyor (Keşke).Yarı kurgu, çoğu gerçek olaylara dayanan bu romanı okurken, ülkemizin geçtiği karanlık yolları ve o cefakar öğretmenlerimizin emeğini gözyaşları içinde hissedeceksiniz. ​Aslında buraya sayfalarca yazmak, bu kitabı size saatlerce canı gönülden anlatmak isterdim... Ama bazı duygular anlatılmaz, ancak hissedilir. O yüzden size tek bir
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,994 okunma
Kendinden kaçışın ve iradesizliğin anatomisi
Puan vermedi·256 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 15:04
Böyle bir kitabı iyi ki okumuşum dedirtecek cinsten . İnsan kendinin aynası mıdır yoksa içindeki şeytanın ? Bu soruyu yanıtlamak için bile kitabı okuduğumu söyleyebilirim. Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan ile Türk edebiyatında eşine az rastlanır bir psikolojik derinlik inşa eder. Roman, sadece bir aşk hikayesi ya da dönemin Ankara’sındaki aydın çevrelerin bir eleştirisi değildir; o, insanın kendi zayıflıklarıyla yüzleşemeyişinin yarattığı o büyük trajedinin hikayesidir. Kitabın merkezinde yer alan Ömer karakteri, her birimizin içinde bir nebze barınan o tehlikeli "bahaneci" sesi temsil eder. Ömer, yaptığı her yanlıştan, düştüğü her iradesizlik çukurundan sonra faturayı "içindeki şeytana" keser. Bu, insanın kendi hür iradesini reddetmesidir. Yazarın asıl ustalığı da buradadır: Bize, kötülüğün dışarıdan gelen bir güç değil, bizzat kendi seçimlerimizin, tembelliğimizin ve dürüst olmayışımızın bir toplamı olduğunu gösterir. Romanın ilerleyen sayfalarında, özellikle 100. sayfadan sonra Macide ile olan ilişkisinin çıkmaza girişiyle birlikte, Ömer’in entelektüel kibri ve ahlaki çöküşü iyice belirginleşir. Yanındaki Nihat gibi karakterler aracılığıyla, dönemin sözde milliyetçi ve içi boş ideolojilerle kendini avutan kesimlerinin ne kadar sığ olduğunu görürüz. Bu insanlar, büyük laflar ederek kendilerini yüceltirken, aslında birer asalak gibi yaşamaktadırlar. Macide ise bu bataklığın içinde sığınılacak son liman, dürüstlüğün ve berraklığın simgesidir. Ancak Ömer'in kendi karanlığı, bu ışığı bile söndürecek kadar yoğundur. Kitap boyunca Sabahattin Ali’nin bize sorduğu o dev soru yankılanır durur: "İnsan gerçekten ne kadar özgürdür, yoksa kendi karakterinin mi esiridir?"
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2025 41. kitabı
İnsanın kendi içindeki o kadim karanlıkla yüzleşmesi için bazen gerçekliğin ötesine geçmesi gerekir; çünkü masallar, aslında hayatın ta kendisinden daha gerçektir. Özcan Yüksek’in “Şehrazad’ın Sırları” ile zihnime bıraktığı o sarsıcı iz, bildiğimiz tüm tanımları altüst ediyor: Meğer masallar çocuklar uyusun diye değil, yetişkinler o bitmek bilmeyen uykularından uyansın diye anlatılırmış. Bu uyanışın içine daldığım an, dış dünyanın yorucu gürültüsü bıçak gibi kesildi; kendimi bin yıl öncesinin bir çöl çadırında ya da Şah Şehriyar’ın o tekinsiz saray odasında, ama en çok da kendi içimin dehlizlerinde buldum. Yazarın asıl ustalığı, bizi uzak bir geçmişe hapsetmek yerine, o sembollerin içinden bugünkü "bizi" çekip çıkarması. ​Şehrazad, sadece boynunu ipten kurtarmaya çalışan bir kurban değil; o, kelimelerin simyasıyla vahşeti bilgeliğe, nefreti ise anlayışa dönüştüren kadim bir şifacı. O bin bir gece boyunca sadece kendi canını korumuyordu; Şah Şehriyar’ın şahsında, aslında hepimizin içindeki o hırçın, yaralı ve yıkıcı tarafı hikâyelerle terbiye ediyordu. Metnin katmanlarına indikçe fark ediyorsun ki; o masallardaki her bir dev aslında bizim kibrimiz, her bir kuyu içine düştüğümüz o dipsiz boşluklar, her bir uçan halı ise zihnimizin prangalarından kurtulma özlemi. Özcan Yüksek’in dili o kadar zarif ve bizden ki, sanki bir akşamüstü çınar altında eski bir dostu dinliyor gibisin. Hiçbir şey eğreti durmuyor, her şey su gibi akıp yatağını buluyor. Masalların o ürkütücü ama büyüleyici dünyasını bugünün insanının yalnızlığıyla öyle ince bir iple bağlamış ki, sarsılmamak elde değil. ​Zihnimde özellikle şu üç his yer etti: İlk olarak masallar "bir varmış bir yokmuş" diyerek zamanın düz bir çizgi olmadığını, her şeyin dönüp dolaşıp başladığı yere geldiğini haber veriyor. Bu,
Edebiyat
Şehrazad'ın SırlarıÖzcan Yüksek · 9786050944006 · 201711 okunma