Türk hükümdarları hep ordunun başında olmuştur. Bu adet 2. Selim’e kadar devam etmiştir. Nitekim Topkapı Sarayı’nın ilk dört sahibi yataklarında vefat etmedi. Orada hayata veda eden ilk padişah 2. Selim’dir.
Sayfa 227·Kitabı okudu
Tarih
Eğer Hıristiyan yaşamı, 2. yüzyıl teologu Tatian'ın sözleriyle, "bekaret sınırlarının dışında düşünülemez" ise, bir Hıristiyan libidosunu ne yapacaktı? Augustinus arzularını iman ve irade gücüyle bastırırken, bazıları da bedenleriyle kavgaya tutuşmuştu. Aziz Benedikt zihninde beliren bir kadın görüntüsü yüzünden kıyafetlerini çıkarıp, bedeni yara bere içinde kalana kadar dikenli yatakta yatıyordu. "Böylece ruhundaki hastalığı bedenindeki yaralarla def edip günahı fethediyordu," diye hikâye devam ediyordu. 3. yüzyılın meşhur alimi Origen gibi başkalarına gelince, onlar cinsel organlarını kesip atıyorlardı.
Sayfa 137 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Geriye dönüş yoksa yapabileceğin tek şey ilerlemeye devam etmektir. Yol ne kadar karanlık olsa da.
Sayfa 17 - Ephesus Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Venedik karşısında yaşanan deniz felâketi (1656) ve pâyitahtın tehlike altına düşmesi üzerine, vâlide sultan son çare olarak, çoktan beri kendisine tavsiye edilen Köprülü Mehmed Paşa'ya başvurmak zorunda kaldı. İhtiyar Köprülü'nün o zamana kadar mesleği pek parlak değildi. İbşir Paşa veziriâzam atanıp İstanbul'a gelirken Köprülü Mehmed Paşa, Köprü kasabasında idi. İbşir'i Kütahya yakınında karşılayıp İznik'e kadar beraber gelmişlerdi. İbşir, kendisini Trablus-Şam vilâyetine vali atadı. Trablus, o dönemde Dürzî Ma'n oğlu olayı dolayısıyla kargaşa içindeydi. Köprülü'den vilâyeti düzene sokması ve devlete ait vergileri hazineye göndermesi isteniyordu. İbşir'in katli üzerine Köprülü, vilâyeti bir düzene sokamamış ve eli boş Köprü kasabasına geri dönmüştü. Boynu-Yaralı Mehmed Paşa, veziriâzam atandığında, Köprülü kendisini Eskişehir'de karşılamış, beraberinde İstanbul'a gelmişti. Yolda yeni vezire devlet işlerine dair tavsiyelerde bulunmuştu. Vaktiyle mimar Kasım'ın dikkatini, devleti kalkındırma konusundaki düşünceleriyle çekmişti. Sonraki icraatı göstermiştir ki, Köprülü ülkede çocuk pâdişah yerine kâhir bir otoriteye sahip birinin devletin başına gelmesi ve kesin kararlar alması gereğini ileri sürmekteydi. Fakirdi, dönemde emsali paşalar gibi servet yapmak ve rüşvetle paşalık peşinde olan biri değildi. Köprülü'ye güçsüz "müflis" biri diye yukarıdan bakıyorlardı. İstanbul'da Bayezid semtinde, bir yere atama bekliyordu. O zamanlar vâlide sultanın koruduğu mazûl eski defterdâr Şâmizâde Mehmed, mimar Kasım Ağa ve saray hocası Mehmed Efendi zaman zaman onunla gizlice buluşup devletin durumu üzerinde konuşurlardı. Vâlide sultan Turhan'ın kethüdası mimar Kasım Ağa, kendisine Köprülü'den överek söz etmekteydi. Onun tedbirli, deneyimli biri olduğunu ve devleti kargaşadan
Sayfa 341 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
AŞIK BEYİN...
LEYLA İLE MECNUN 2: Leyla ve Mecnun hikâyesi aslında yaşanmış bir olaya dayanıyor. Mecnun'un 688 yılında öldüğü tahmin ediliyor. Onların hikâyeleri aradan geçen asırlar boyu çok sayıda yazara ve şaire ilham kaynağı olmuş, olmaya da devam ediyor. Leyla ve Mecnun'unkine benzer hikâyelere dünyanın dört bir yanından farklı kültürlerde de rastlıyoruz: Ferhat ile Şirin, Romeo ve Juliet, Paris ve Helen, Meilan ve Chang Po bunlardan sadece birkaçı.
Yerli sanayinin teşviki amacıyla yabancı mallar üzerine ek yük getirmenin genelde avantajlı olduğu iki hal varken,bunun bazen tartışma konusu olabileceği iki durum daha vardır; ilki, belli yabancı malların serbest ithalatının ne kadar devam edeceği hususudur, diğeri ise bir süre kesildikten sonr serbest ithalatın ne zaman veya hangi şekilde tekrar tesis edileceğidir.
Sayfa 51·Kitabı okuyor