“Bir Kitaptan Fazlası”
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 00:00
Esra Kahya’nın 2021 Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü’ne layık görülen Kambur’unun, yazarın kaleminde genişleyip yeniden hayat bulan hâli Bir İntihar Çok Ölüm, uzun zamandır beklediğim bir karşılaşmaydı. Kambur’un ilk baskısını bulamamanın eksikliğini yıllarca içimde taşımışken, bu yeni metinle buluşmak sanki gecikmiş bir yüzleşme gibiydi. Yine de içimde bir yerde, o ilk hâlin izini sürme arzusu yaşamaya devam ediyor.Bir gün Kambur halini okumayı da bekliyorum. Bu kitap hakkında konuşmak, onu anlatmaktan çok,ona yeniden maruz kalmak gibi. Çünkü bazı metinler vardır; okunduğunda bitmez, insanın içinde sürmeye devam eder. Bu da onlardan biri. Kendimi her zaman hızlı bir okur olarak bilirim. Ama bu kez sayfalar ilerlemedi; her cümle bir yerde durdurdu beni. Okumak, bir eylem olmaktan çıktı, bir tür katlanmaya dönüştü. Çünkü metnin taşıdığı duygu, yüzeye çıkmak için bağırmıyor; aksine, sessizliğiyle insanın içine işliyor. Ve o sessizlik, en gür çığlıktan daha sarsıcı. Yazarın dili şaşırtıcı derecede yalın. Kullanılan imgeler,çağrışımlar ise harikulade. Hayran kaldım.Ancak yalınlık demişken, bir sadelik değil; aksine, incelikle kurulmuş bir derinlik. Cümleler süslenmeden, ajite edilmeden, olduğu gibi duruyor. Ve tam da bu yüzden, okurun kalbine dolaysızca temas ediyor. Okurken hissettiğim şey, bir hikâyeye tanıklık etmekten öte, bir ruhun kırılma anlarına şahit olmaktı. Metin, duyguyu büyütmek için çaba harcamıyor; çünkü zaten yeterince ağır anlatılanlar. Okurdan beklediği tek şey, o ağırlığı hissetmeye razı olmak. Ve ben, her sayfada biraz daha o yükün altına girdim. Bazı cümleler vardı ki, altını çizmek yerine içime kazındı. Bu kitap, anlatmakla değil, susmakla çoğalan bir metin. Bitirdiğimde zihnimde kalan şey bir hikâyeden çok bir his oldu: içe çöken, sessiz, ama uzun
Edebiyat
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026488 okunma
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 93. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere harika bir kitapla geldim. Yayınevinden ilk okumam oldu diyebilirim ama devamı mutlaka gelecek. Saplantı kitabına bir takım aşkla saplantılı bir bağ kurduğum doğrudur. "Tutku ile takıntı arasında ince çizgide ilerleyen karanlık bir aşk hikayesi." Savannah Annesi doğumdan bir süre sonra terkedip gitmişti. Babası ise daha küçük yaşındayken canını çok yakmıştı. Sigara ve puro kokusu onun için en iğrenç en can alıcı korkusu olmuştu. Babasının ve arkadaşlarının istismarlarına uğrayan Savannah şimdi büyümüştü ve mailine gelen bir il görüşmesi için gazete muhabirliği görüşmesine gidiyor. Babası yatağa mahkum kalsada artık hak ettiği yerde ölüme yakın ölmeyi beklıyor. Gazetede henüz iki ayını devirmişti ki bir iş geldi. Seri katil Robbie hapishanede bir tek ona röportaj verecek tek şartı her hafta oraya Savannah'ın gelmesiydi. Siz seri katile sırtınızı döner misiniz? Peki siz seri katilin hayatını güzelleştireceğinize inanıp tüm köprüleri yakar mısınız? Robbie Küçük yaşlarda annesinin şiddetine, hakaretini katlanmak zorunda kalıyordu. Babası araya yaşadıkları karavana gelir görünür geri giderdi. Robbie her geçen gün büyürken şiddetin istismarın dozuda artıyordu. Artık sadece susan sabreden, boyuneğen bir çocuk oluyordu. Ta ki artık tak edene kadar annesi yüzünden azılı bir seri katil oldu. Bir çok cinayet işledi bir çok can yaktı. Şuan bir hapishanede yılları gidiyor. Nihayet o karşılaşmalar başladı. Robbie ve Savannah artık her hafta görüşüyor röportaj yapıyorlar. Gardiyan Miller bir gün Savannah'tan birşey ister ve bunu Robbie için kabul eden Savannah olacaklardan habersizdi. Robbie saplantılı derecedeki ilgisi başta korumacı zamanla biraz karanlık bir hal alıyor. Robbie Miller'i öldürüp hapishaneden kaçar. Savannah bu olanlara inanamaz seri
1000Kitap
SaplantıHarleigh Beck · Prime Kitap · 2025228 okunma
Reklam
6/10
·398 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 23:56
Yazarın Krallık kitabının devamı olduğunu bilmeden başladığım bir romandı. O sebeple ilk 100 sayfasını anlamadım; geç de olsa bu işte bir terslik var diyerek kitabın arkasını okuduğumda (bir hayli erken gelen bir hareket!) bende bir terslik olmadığını anladım. Oturdum ve Krallık kitabını hatırlamaya çalıştım. Sonrasında roman benim için anlam kazandı! Tabii ki her Jo Nesbo romanı gibi heyecanlı, kanlı (!) ama beni pek sarmadı maalesef. Hikayenin içine giremedim; oradan oraya savruluyor gibi hissettim kendimi. Belki de Krallık bittiği gibi okusam benim için daha anlamlı olurdu…
Kan BağıJo Nesbo · Doğan Kitap · 202578 okunma
Yazarlık uğruna kendini aç bırakacak kadar ihmal etmek!..
8/10
·160 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 13:50
Adı sadece iki yerde geçen ve geçmişine ait hiçbir bilgiye yer verilmeyen, içler acısı bir odada yaşayan, geçimini sağlamak için gazetelere yazılar yazan genç ve idealist bir adam arta kalan zamanında sürekli sokakları adımlamakta ve çoğunlukla açlık çekmektedir. Hatta kitap boyunca onun doğru dürüst bir yemek yediğini bile görmeyeceksiniz. Hep aç, hep sefil ve hep yoksul... Ama haysiyetini, gururunu belki de hayatın kendisinden çok önemseyen ve her şeyin bir şekilde yoluna gireceğine inanan bu adam çok geçmeden nihayet kendini bir başına sokaklarda bulacaktır. 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan ve Norveç'in Dostoyevski'si olarak anılan Hamsun'un başyapıtı Açlık, yabancılaşmanın, çaresizliğin, açlığın fiziksel deneyiminin ötesinde âdeta "insan ruhunun keşfedilmemiş çatlakları"nı açığa çıkarıyor. Kitapla ilgili iki eleştirim oldu; 1. Kitabın sanki bir devamı olacakmış gibi bitmesi (Bu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı açıkçası) 2. Karakterin o kadar açlık ve yoksulluğa rağmen neden yazarlıktan başka bir iş düşünmemesi ve herhangi bir işe başvurmaması oldu. (Bu da bana biraz gerçek dışı gibi geldi.) Ama genel olarak kitabı beğendim, okumanızı tavsiye ederim
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 01:49
YÜZYILLIK YALNIZLIK Gabriel Garcia Marquez Kitap İncelemesi 100.incelememin şerefine! Yüzyıllık Yalnızlık Netflix dizisi de olan bu özel roman için, bu kez biraz farklı bir şey denemek istedim: Netflix tadında bir kitap incelemesi. Bu incelemede, romanın büyülü dünyasını daha somut kılmak ve kalabalık karakter kadrosunu takip etmeyi kolaylaştırmak adına romanın başarılı bir temsili olan Netflix dizi karakterlerinin açık kaynaklı görselleriyle harmanladım. Bir nevi edebiyat ile beyaz ekranın kesiştiği zengin bir anlatım dili kurmaya gayret ettim. Kısacası, bu incelemem ile klasik bir okuma deneyiminden biraz daha fazlasını verebilmeyi amaçladım. Herbir bölüm kendinden sonra gelen bölümün tamamlayıcısı ve devamı niteliğinde olduğundan numara sırasına göre ilerlemeniz daha etkin bir okuma sağlayacaktır. Netflix Dizisi de olan bu romanın Netflix Tadında Kitap İncelemesi gelsin o halde. Bu incelemede edebi ürün yerleştirme bulunmaktadır. YÜZYILLIK YALNIZLIK Tür: Büyülü Gerçekçilik, Aile, Dram, Felsefi Sezon: 1 Bölüm: 17 Okuma Zorluğu: (5/4) Tekrar Okunabilirlik: Çok Yüksek İnceleme Sözcük Sayısı: 16.137 İnceleme Sayfa Sayısı: 53 Bölüm Sayısı: 17 [1.BÖLÜM] Fasit Daire #300920446
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
9/10
·632 syf.·
2026 5. kitabı
Kitabı genel olarak çok beğendim. Kurgu da müthiş. Çok sürükleyici elimden bırakamadım. Çok sevdiğim İstanbul'u, önünden geçtiğim, ziyaret ettiğim yerleri daha derinden tanımak da çok keyifliydi. Bu bilgiler eşliğinde tekrar ziyaret edeceğim(Devamı spoiler).Kitaba gelecek olursam, ilk olarak İSD mantıklı geliyordu sonrasında Adem Yezdan. Davadan bahsedilmeye başlandığı andan itibaren en güçlü ihtimal olarak katiller, duvar yıkıldığında ölen kişilerin akrabaları olabilir diye düşünmeye başladım ve sıranın bu konuya gelmesini bekledim. Ama ölen kişilerin Handan ve Umut olabileceğini düşünmemiştim. Dolayısıyla Adem Yezdan'ın bahsettiği veterinerin Demir olduğunu tahmin etmiş olmama rağmen katillerin Demir ve Yekta olabileceğini de tahmin etmemiştim. Tabii son buluşmalarına ve konuşmalarına kadar... Son olarak Nevzat, Yekta ve Demir yüzleşmesinin daha derin olmasını beklerdim. Özellikle Demir ve Nevzat'ın yüzleşmesi değil de polis ve katil yüzleşmesi gibi hissettim. Belki de Nevzat'ın Demir'i daha soğuk ve cinayeti tasarlayan kişi olarak düşündüğünden. Yekta ile yüzleşmelerinde de Nevzat'ın ilk sorduğu soru "Beni neden dışarıda bıraktınız?" Olmuştu. Nevzat sık sık arkadaşları tarafından dışlandığını hissediyor, onlara tepki göstermiyor ama içten içe bu duruma üzülüyor. İşte bu yüzden günlerce işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken aslında katillerin görüşmeye devam ettiği, değer verdiği çocukluk arkadaşları olduğunu anladığında daha büyük bir yüzleşme beklemiştim.
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,1bin okunma
Reklam
Reklam