9/10
·384 syf.·
2026 122. kitabı
Kitabı okurken yıllar önce bir film izlemiştim (deadly exchange 2017) onu andim resmen ayniya yakin kurgusu vardı yazarda zannimca bu tip kurgulara ekleme yaparak kitabı yazmış sürükleyici miydi evet twist var mı evet ve şu da var kitabın sonu devamı gelecek gibi görünüyor. Natalie salağından dolayi puan kırdım bu kadar da olmaz hani
2026 Okuma Raporları
Misafir ÖğrenciNelle Lamarr · Juno Kitap · 2024319 okunma
Ezberbozan
10/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:24
Gerçekten çok enteresan bir roman olmuş, Murat Menteş kalemini, sanatını konuşturmuş. Romanın karakteri, yazarı gelip buluyor ve adamın hayatı resmen roman oluyor. “Hayatımı yazsam roman olur.” denilen cinsten. İlk başlarda olay örgüsünün sıralı olmaması biraz kafa karışıklığı yaratmıştı bende fakat zaten Göko’nun kafasının içinin gerçekten böyle karmakarışık olduğunu anladığımda taşlar yerine oturdu. Ana karakterin hala yaşıyor olması enteresanken romanda adı geçen insanlar da çok enteresan. Kitapta Kıvanç Tatlıtuğ var, Kayahan var, Sedat Peker var… Göko hayatını tamamen kurgu gibi yaşıyor ve yaşadıklarının onun için olağan olması, beni okurken daha da hayrete düşürdü. Devamı gelecek nitelikte bir roman olmuş, umarım gelir devamı.
Edebiyat
FinkMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20213,648 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:11
Natsume Sōseki ile tanışma kitabım oldu. Öncelikle bu kitap hakkında şunu diyebilirim; bu kitap bir roman değil, otobiyografi desem o da değil, daha çok yazarın hayatının belli döneminden ve anılarından kesitlerin yer aldığı anı ve deneme arasında bir kitap. Bu tarz kitaplar genelde sıkıcı bulunsa da bu kitap kesinlikle yazar ile tanışmak için şans verilebilecek bir kitap, çünkü yazarın kalemi çok kuvvetli. Kendini gerçekten akıcı bir şekilde okutturuyor ve tam bir olay örgüsü olmasa bile yazarın seninle sohbet içersinde olma havası daima okurla beraber olacağını düşünüyorum. Kitabın içeriğinde küçüklüğünden cam kapının ardından yaptığı gözlemler ile yazdığı yazılar ile başlıyor, daha sonrasında evlatlık edildiği dönem, evcil hayvanlarıyla ilgili anıları, yazarlık anıları, ilginç sohbetleri, mektuplaşma anıları, insan ilişkileri ve hastalıkları gibi bir çok konudan bahsediyor yani sizinle sohbet ediyor. Yazarın diğer kitaplarına da ilgim çokça arttı muhtemelen devamı gelecek, iyi okumalar diliyorum.
Cam Kapının ArdındaNatsume Soseki · Tokyo Manga · 2023732 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:54
Söyleme Bilmesinler , karmaşık aile ilişkileri ve içsel sırların derinliklerine inen dokunaklı bir hikayeyi anlatıyor. Söyleme Bilmesinler , bir ailenin yaşadığı içsel çatışmaları, sırları ve ilişkileri merkezine alırken, karakterlerin kendi seslerinden hikayelerini aktarmasıyla şekilleniyor. dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan görünen ama içi derin sırlar, suskunluklar ve kırgınlıklarla dolu üç çocuklu klasik bir Türk ailesinin hikayesini okuyoruz. Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler, aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirini gerçekten tanımayan, ortak bir geçmişi paylaşsalar da kendi iç dünyalarında bambaşka trajediler yaşayan aile bireylerini işler. Aile içi bağların, iletişimsizliğin ve ebeveynlerin çocukların omuzlarına yüklediği yüklerin hayatları nasıl şekillendirdiğini anlatır. Olay örgüsü ilerledikçe, saklanan büyük bir sırrın ortaya çıkmasıyla herkesin hayatındaki düğümler tek tek çözülmeye başlar. Söyleme Bilmesinler Romanın en dikkat çekici yönü, tek bir anlatıcı yerine dokuz farklı karakterin kendi ağzından konuşmasıdır, aynı ailede yaşanan tek bir olayın, her bir aile üyesi (kardeşler, eşler, anne vb.) tarafından nasıl bambaşka algılandığı sarsıcı bir şekilde gösterilir. Şermin Yaşar İnsanı en çok yoran ve yıpratan şeylerin, toplum ya da aile baskısı yüzünden "söyleyemedikleri" ve içine attığı suskunluklar olduğunu çok güzel kurgulayarak anlatmış. Gerçek anlamda karı-koca veya kardeş olmak sadece aynı evi paylaşmakla ya da kan bağıyla değil; içtenlik, şeffaflık ve dürüstlükle mümkündür mesajını da arka fonda vermiş. Okuyucunun çıkaracağı derslerden biri de herkesin dışarıya göstermediği gizli bir hikayesi ve taşıdığı ağır bir yükü vardır, bu yüzden insanları yalnızca dışarıdan göründükleri kadarıyla yargılamamak gerekir düşüncesi kitabın sonunda içses olarak ister istemez aklımıza
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
Bir Yasın ve Ölümsüz Aşkın Kitabı
7/10
·84 syf.·
2026 51. kitabı
Şükrü Erbaş ile tanışma kitabım olan "Yaşıyoruz Sessizce", benim gözümde kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir yapıt. Şairin, 45 yıllık hayat arkadaşının vefatının ardından kaleme aldığı bu şiirler, edebiyatımızın en samimi, en dokunaklı modern ağıtlarından biri. Erbaş, eşinin kaybıyla hissettiği o devasa boşluğu ve acıyı dizelerine öyle muazzam bir içtenlikle aktarmış ki, okurken onun duygularını adeta ben de içimde yaşadım. Ölümün soğukluğuna rağmen aşkın ve sadakatin ölümsüzlüğünü hissettiren, ruhu derinden sarsan bir dil işçiliği var. Bu etkileyici deneyimden sonra Şükrü Erbaş kitaplığımın vazgeçilmezi olacak; bu ilk adımdı, devamı kesinlikle gelecek…
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 30. kitabı
Konusuna hiç girmeyeceğim, sadece kitap hakkındaki bazı düşüncelerimi söyleyeceğim. Merak ederseniz bu ilk kitabın devamı, çok da değişen bir şey yok. İlk kitap hakkındaki incelememe bakarak konusunu öğrenebilirsiniz. Şöyle biraz kitabın yorumlarına baktım da herkesin aksine ben kitabı eksik buldum. Buna rağmen sevdim mi? Sevdim. Kitap gayet güzeldi, akıcıydı da ama bazı şeylerin üzerinde çok fazla durulmuştu. Mesela Narin’in güçlü bir karakter olduğunu bize anlatmak için hem çevresindekiler hem de Narin bunu gerek olaylarla gerek sözlerle o kadar çok belirtmiş ki beni biraz boğdu. Sonra kızın başına sürekli bir kötü olay geliyor. Tamam, kitapta olay olması lazım da bir dur be kızım! Önce öldü sandığı kocasının ölmediğini öğreniyor, sonra kaçırılıyor, ardından babasının da aynı şekilde yaşadığını öğreniyor. Bitmiyor; en yakın arkadaşım dediği adam önce ona âşık oluyor, sonra ise üvey babasına yardım ediyor. Öyle ki Narin de dayanamayıp bir yerde kendisini halüsinasyon görüyor sanıp delirdiğini düşünüyor. Tam diyorum ki her şey çözüldü, başlarına iyi bir şey gelecek; kitap bitiyor! Keşke dramı biraz azaltıp daha farklı olaylara yoğunluk verilseydi. Hele annesinin her şeyi öğrendiği kısım öyle basit geçiştirilmiş ki ne desem bilemedim.
Gölgesiz Cilt - 2Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 202543 okunma
Reklam
Reklam