Elhamdülillah bir nebze bazılarını başardım.
Her Müslüman'da bulunması gereken bu hasletlerden sonra nefis tezkiyesine geçilmelidir ki bunun yolu şu altı şeyi yerine getirmekle mümkün olur: Yemeği azaltmak, uykuyu azaltmak, konuşmayı azaltmak, uzlete çekilmek, devamlı zikir, tam bir tefekkür. Gönül terbiyesinin son yolu ise kalbin tasfiyesidir ki bu da riya, kibir, gurur, haset, kin, düşmanlık gibi kötü duyguların kalpten atılması; yerine şükür, tevekkül, tefvîz, rıza, sabır, kanaat, aşk ve muhabbet gibi güzel duyguların kalbe getirilmesiyle mümkün olur..
"İrfan, kelamı işitmekten öteye geçmektir"
"İlmi mevzuları dinlemek, zikir meclislerine devamlı gitmek, işittiği her hayırlı şeylerle amel etmek ve şu âyettir: "( O kullarım ki) onlar söze (dikkatle ) kulak verirler de onun en güzeline uyarlar" (Zümer Sûresi, Âyet: 18)
Sayfa 134·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zikir, kulun Allah ile beraber olma hususunda en büyük yardımcısıdır. Allah'ın isim ve sıfatlarını tefekkürle zikreden mü'min, Allah'ın devamlı kendisiyle birlikte olduğu ve kendisini gördüğü şuuruna erer. Zamanla ahlâkı güzelleşir ve kalbinde Allah muhabbeti artar.
Sayfa 56 - Kampanya Kitapları, İstanbul 1438 / 2016·Kitabı okudu
Zikir, kulun Allah ile beraber olma hususunda en büyük yardımcısıdır. Allah'ın isim ve sıfatlarını tefekkürle zikreden mü'min, Allah'ın devamlı kendisiyle birlikte olduğu ve kendisini gördüğü şuuruna erer. Zamanla ahlakı güzelleşir ve kalbinde Allah muhabbeti artar.
Sayfa 41 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Demek ki riyâzetin zirvesi kişinin, kendi kalbini devamlı olarak Allah (c.c) ile beraber bulmasıdır.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Din
Murakabede Yedinci Makam
Vakit; bittiği zaman kaybolup gider ve hüküm gününe kadar bir daha ele geçmez. Eldeki saat da, geçtiği zaman dürülüp katlanır ve mahşere kadar bir daha kulun önüne gelmez. Ancak başka saat ve yeni bir vakit yaratılır. Kul, yakinen bilmelidir ki, bütün ömrü bir gün mesabesindedir, biten günü de bir saat gibidir. Saatinin tamam ise, elindeki vaktidir. Vakti; hâlini ortaya kor. Hâli ise, kalbinin o andaki durumunu yansıtır. Öyleyse insan, hâli ve kalbi için, kendini Rabbine yaklaştıracak amelleri seçip almalıdır. İlminin gösterdiği Mevla’sının teşvik ettiği en faziletli amelleri yapmalı ve ölüm, aniden gelmeden gereken amellerin peşine düşmelidir. Böylece içinde bulunduğu amel, Mevla’sına kavuştuğu son ameli olur. Sonra kul, vakitlerini, hâlini ıslah, kalbini takviye ve onu Rabbi için halis kılacak amellerle değerlendirir. Saatini, Rabbi katında hâlini güzelleştirecek amellerle doldurarak, vaktini kazançlı geçirmeye çalışır. Bütün zamanını, salah ve saadetine sebep olacak amellerde harcar. İçine girdiği yeni vakitten, yapacağı amellerle istifade etmeye bakar. Böylece, gününü, saatini ve vaktini de içinde bulunduğu hâli gibi korumaya, gözetip değerlendirmeye bakar. Hâlini muhafaza ve nefsini kontrol eder. Düşüncesini, gayret ve himmetini hayırda toplar. Nefeslerine varıncaya kadar, kendini devamlı kontrol eden Rabbine nazar eder, hep O’nun huzurunda bulunmaya çalışır. Her nefesinde, kendinden, ya Rabbini zikir, ya nimetlerine şükür, ya aniden gelen bir musibete sabır, yahut şiddetli bir sıkıntıya rıza gibi güzel amellerden birisi içinde bulunur. **O, bütün bu hâllerinde, kendisini kontrol eden Rabbine nazar eder ve Yüce Sevgiliye doğru yol alır, yaklaşır. Sadece Allah’a nazar eder ve O’na güvenip bağlanır. Böylece, ömrünü bir gün, günü bir saat, saatini
Sayfa 435-438, Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu