‘Burada garip şeyler oluyor’
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 07:20
Yine bir Mustafa Kutlu kitabı yine yalın ayak duygular ve öyle dolaysız, doğrudan ve öyle doğruya doğru bir anlatım. Yazarın kitapları (en azından benim aldığım ve okuduğum kitapları) ince ve hep hikaye… yani öyle laf kalabalığına gerek duymayan bir tarz. Yormadan, tadında, samimi içten bizden bir üslup… Ama doyuran, sorup sorgulatan, kapılar açan, bakışını ufkunu genişleten bir insicam. Kitaba ve yazara yakışan şöyle güzelinden bir inceleme yazabilmeyi çok isterdim denedim de… üç dört beş mi belki altıncısı da olmadı yarım bıraktım. Çünkü hiçbiri yetmedi yetişmedi hislerime. İlginç bir şekilde dün gece başlayıp sabaha bitirdiğim kitabı gün içinde yaşadım ve dedim ki madem kitap az sayfada koca bir dünya hayatını özetledi sen de birkaç satırla uzun bir günü özetle. olduğu kadar.. Dedi ki; hayat neon ışıklarıyla, elini uzatsan eteklerine dokunacağını sandığın baleriniyle, biteviye dönen, dönerken çığlık çığlığa, ‘hanımeli, iğde kokuları saç, ter ve gecenin yıldızları’ ve tüm bu kargaşayla oyun ve eğlenceden ibaret bir lunapark gibidir. kalabalığın akışına kapılıp gittiğin hep yolunu kaybettiğin hatta kazançlarının yüke dönüştüğü bir yarış gibidir. Çıkış yolunu hep kaybedersin. Bu Böyledir eğlensen de yorgunluk baskın gelir kaçıp gitmek istersin. Çıkış yolunu bulamazken türlü yollara başvurursun, ya çıkışı ararken iyice kaybolur, ya hep daha çok yaklaştığına umutla arar durur, ya da kaybolduğun yolda sarhoşluğa tutunur ve ayılmadıkça hiç çıkamazsın girdiğin çıkmazdan. Kimi çıkamayacağını kabullenip tadını çıkarır eğlencenin, kimi çıkamadığı açmazlarda saplanır kalır, kimi hep birileri gelsin de çıkarsın beni der bekler kıyıda köşede, kimi akıştan akışa savrulur durur… Her şey geçicidir. Her şey tek celse… günün sonunda sana kalan yalnızca hislerdir. Yaşayabildiğin
Hayata Dair
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
Geleceğin Anatomisi All Tomorrows
10/10
·112 syf.··
2026 13. kitabı
İnsanlık, yeryüzünde attığı ilk adımlardan itibaren çevresini gözlemlemeye başladı; dağların yamaçları, nehirlerin kıvrımları, rüzgârın uğultusu ve durmadan deveran eden yıldızlar, düşlerin fikirlere evrildiği eşsiz bir laboratuvardı. Gökyüzüne bakan insan, bu uçsuz bucaksız evrendeki yerini aradı. Sorular sordu ve devamlı yeni yanıtlar devşirmeye teşneydi. Sorularının asıl niyeti bulduğu cevapla yetinmekten ziyade, arayışı sürdürmekti. Öyle ki zamanla ateşi kontrol etmeyi, ilk barınakları kurmayı, toprağı işlemeyi ve topluluklar oluşturmayı öğrendi. Böylece gelişim, hayatta kalma çabasını aşarak bilinç ve kültürü usulca şekillendiren bir tekâmül süreci hâlini aldı. İlk mağara resimlerini meydana getiren meçhul sanatçının ardında av sahnelerini bırakmasını bu bağlamda değerlendirdiğimizde, doğayı anlamlandırma ve kendi varlığını kaydetme arzusunun ortaya çıkardığı mucizeyi anca idrak edebiliriz. Ölümü anlamakla onu aşmak arasında kırılgan bir geçiş vuku buldu ve medeniyet de bu geçişin eseriydi. Söz konusu bağlamda tarihin tozlu sayfalarına derinlemesine dalmak ilerleyişi anlamak adına elzem. Atılan her adım haddizatında bir deney, her keşifse birer sınavdı. Homeros’un dizelerindeki kahramanlıklardan Shakespeare’in dramatik sorgulamalarına, Borges’in labirentlerle dolu sonsuz kitap evrenlerinden Asimov’un galaktik imparatorluğuna… Zamanla biriken tüm miras, insanlığın kendi sınırlarını ve potansiyelini anlamaya çalışmasının farklı tezahürleriydi. Her çağda bambaşka kültürler yükseldi, imparatorluklar doğdu ve çöktü, diller meydana geldi ama unutuldu, böylece belki de birçok fikir bilinmezliğe savrularak silindi gitti. Oysa bir şey asla değişmedi: İnsanlık bir an olsun durmaksızın sorgulamayı sürdürdü. Belki her zaman aynı değildi arayışın ölçüsü ya da ölçütler devamlı
1000Kitap
All TomorrowsC. M. Kösemen · Time Publishing · 2023112 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 17:05
Nasibiniz size, siz nasibinize varıyorsunuz, ezelden ebede ilahi bir ölçü bu sanırım. Onu Konuşmak, ona koşmak ona konabilmek ona yakın ve yakin olabilmek için hersey.. Kitabın ismindeki çekicilik ve bunun bende peyda ettiği mekân ve zaman üstü anlam ilgimi çekmisti.."Sizi Buraya Ne Getirdi"   Yazarımız psikoloji alanında farklı bir anlayışı örnekleyen bir eserle karşımıza çıkıyor. Pek popüler olmayan hatta Batı dünyasında bir dönem Freud gibi dönemin biliminde tekel oluşturan bir cenah tarafından sert eleştirilere maruz bırakılan ancak  Carl Gustav Jung ile keşfedilip onun zorlu hayatıyla perçinlenerek psikoloji mecrasında yeniden hayat bulan "kolektif bilinçdışı" ve onun bizim medeniyetimizdeki karşılığı olan "Nefs Bilimi" eserimizde ana tema olarak dolaylı karşımıza çıkıyor. Bu anlayış, İnsanın farklı bir gerçeklik boyutu olan bilinçdışına ve bu bilinçdışının kolektif yapısını ana eksene oturtarak ona ulaşabilme, onun bilinçimizle iletişim  haline geçme yolu olan "Rüyalar"ı merkeze oturtuyor. Rüyaları sıradan ve önemsiz olarak gördüğümüz hülyalar değil; varlığımızın kendi derinliğinden bize gösterdiği, senaristliğini ve oyunculuğunu yaptığı bir tiyatro olarak gören bu felsefe, "rüya terapisi" yle insanın bilinçdışı veya gölgeleriyle semboller üzerinden okumalar yapılıyor. İnsan oluşumuzun gizemli ve bir o kadar sırlı bir hakikat boyutu olan rüyalarımızı bilinçdışımızın bize farketmemiz için yazdığı mektuplar ve gösterdiği sahneleri olarak değerlendirip, bu metot üzre gölgelerimizden bilincimizin yüzeyine çıkan sembolleri görüp, okuyup analiz ederek çözümlemeler yapılıyor.. Mustafa merterin "Dokuzyuzkatlı Insan" ve "Nefs Psikolojisi" gibi eserleriyle önümüze yeniden getirdiği; Mevlana, İbni Sina gibi öncülerle kadim İslam Medeniyetinin pisirdiği bu insanı anlama ve
Sizi Buraya Ne Getirdi?Nursena Balatekin · Ketebe Yayınları · 2025172 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 73. kitabı
Doktor Ox’un Deneyi - Jules Verne Türü: Öykü Sayfa Sayısı: 96 Yayınevi: @kızılpanda #kitapyorumum Fransız edebiyatın en güçlü yazarlarından ve bilgi kültürünün öncülerinden sayılan yazardan okuduğum ikinci eser, yazarın Denizler Altında Yirmi Bin Feraah, 80 günde Devri-alem ve Balonla Beş Hafta Seyahat gibi eserleri oldukça popüler. Yazar bir yüzyıldır herhangi bir tartışmanın gölgesinin dahi hissedilmediği bir hayali şehir kurgulamış. Bu öyle bir şehir ki insanlar evlenmek için dahi on yıl birbirlerini tanıyorlar. Yürürken konuşurken dahi bir monotonluk söz konusu… Bilim kurgu türünde bir novella olan bu eser bilimin ahlak yoksunu kişilerin elinde nasıl tehlike arz edebileceğini gösteriyor. Okuyacaklara şimdiden Afiyet Olsun #alıntı “Artık bir vals değil merhametsiz bir kasırgaydı. Baş döndürücü bir deveran, ölçüyü yanan bir odun parçasıyla döven şeytanların yönettiği düşünebilecek denli çığırından çıkmış bir Çember dönüşüydü.” #konusu İnsanların hiçbir şeyi için sanat ya da iş konusunda coşkuya kapılmadıkları, hayatın tamamen monotonluktan meydana geldiği bir kasabada; şehre elektrik sağlayacağını söyleyen bir bilim insanının gizemli deneyini konu alıyor.
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · Kızıl Panda · 202023,7bin okunma
“Kişioğlu yazgısını gözünde taşır..”
Puan vermedi·216 syf.··
2025 55. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 16:22
Kimse kalmadığında ne hatırlamalı insan? Kitabın ismi bana bu soruyu sordurmuştu ilk gördüğümde. Cevabını verir belki dedim. Kimsenin artık kalmadığı o son durakta hatırlanmaya değen o noktayı gözlerimle görüp, kalbimle hissetmem gerekiyordu. Kimse kalmadığında hatırlayacağın o şey hikayeni bilen ve sevgine şahitlik etmiş birinin varlığı olmalı evet. Kitapta gördüğüm insanoğlunun birbirinden farklılıkları karşısında verdiği varolma mücadelesiydi temelde. Bir yere ait olma çabasından, düşe kalka geçmiş bir ömürden sonra sadece birinde iz bırakabilmekmiş aslında başarı. İnsan bunu tüm açıklığıyla görünce düştüğü her kuyudan doğrulabilirmiş. Hakkı torunu sayesinde silkelenip kalktı ama ben bu hikayenin ağırlığını üstümden atamıyorum. İnsan binbir düşünce, inanç, fikir, aykırılık hercümerciyle yoğrulmuşta karşı karşıya geçmiş gibi adeta. Çocuğun başarısı babanın tüm emeklerini telef eder bazende. Bir çok hikaye yarıda kaldı. Kafamın içi eksik kalmış noktalar etrafında deveran ediyor. Bir şeyleri oldurmaya gayret ediyorum istemsiz. Ama hayat hep bir yarım kalmışlık hissiyle süregelmemiş mi zaten.. Hayatın bu ince sızısını içimize nakşettiren bir roman. Bende neyi hatırlamam gerektiğini düşünmeye çekiliyorum. Esen kalın.
Edebiyat
Kimse Kalmadığında Bunu HatırlaSilvan Alpoğuz · Ketebe Yayınevi · 202382 okunma
Helbestên Professional -I-
Puan vermedi·80 syf.··
2025 6. kitabı
Helbestên Professional/çardexwerek çar gulle çardeh sal heps/Şehmus Kurt -I- Rûpel 7 (ŞI’R) Rûpel 8 vala Rûpel 9 kî maye em neçûne acizîya wî yehya omerî Rûpel 10 vala Rûpel 11 I. çardexwerek û dawîn min xwe kuşt di şeveke şafiî de dost çiyayî rûpel 12 vala Rûpel 13 şeş herf sê peyv çardexwerek çar gulle çardeh sal heps ez tu ew! Ev demek e, bi analîza rengdêran, ravekan, paragrafan û metnan dixwazim bi xwendina metnên edebî re psîkolojîya zimanê wan jî bixwînim loma min xwest fam bikim şaîr bi tercîha her du risteyên ji du şaîrên kurd çi peyame dide me, çi dibêje? Ezberek û klîşeyeke berhemên şaîran heye, dixwazin bi çendek mînakan riste an helbestên kin ên şaîrên namdar vîtrîna berhema xwe xwirt û rengîn bidin xwîyayî û peyama “Va ez helbestên baş dizanim” bidine xwende. Li ser pirsa şaîr çima ev her du riste hilbijartine ranawestim û bi pozîtîvî dibînim. Ne ji helbestên şaîrên cîhanê ji helbestên du şaîrên kurd du rêz/ristek danîbe pêşrûpela berhema xwe, ev “tişteke baş” e, pozîtîv e. (ŞI’R) Zaf balkêş e. ŞI’R çima kurdîya bi kesayîya erebî? Çima xistine nav kevanekê de? Piştî xwendina helbesta ewil a ji şeş tîp û sê peyv û XALBENDÎYEKê pêkhatî qederekê diponijim. Na, na ne li helbestê, li xalbendîyê. Ev demek e, bala xwe didime “li berhemên kurdî bikaranîna xalbendîyan” jî, loma li vê helbesta ewil ji helbestê bêtir xalbendîya ! bala min da xwe. Berî vê berhema “helbestên professionel” min berhemeke çîrokan Şebake/Serdar Komurcu xwendibû, li wê berhemê zêde-zêdebûna xalebangan (piranîya hevokan bi xalebangekê diqedîyan) bala min zaf kêşabû. Li piranîya pirtûkên kurdî yên min xwendî gelek caran rastî hiperenflasyona xalebangan hatime. Li vê helbesta kin, dema min “!” dîtî
Şiir
Çardexwerek Çar Gulle Çardeh Sal HepsŞehmus Kurt · Avesta Yayınları · 20254 okunma