Madem hayatta bir güzellik bulamıyoruz, hiç olmazsa hayatta güzellik bulamayışımızdan güzellik çıkarmaya çalışalım. Başarısızlığımızı bir zafere, sütunların ortasında azametle yükselen olumlu bir şeye dönüştürelim.
Madem hayatın bize tek verdiği inzivaya çekilmek için bir hücre, o zaman süsleyelim hücreyi, hiç olmazsa düşlerimizin gölgesiyle, karmaşık resimlerle ya da renklerle, unutuşumuzu da dışarıdaki duvarların kıpırtısızlığına işleyelim.
Bütün hayalciler gibi, üzerime düşen görevin yaratmak olduğunu düşünmüşümdür hep. Çaba harcamayı ya da herhangi bir niyetimi somutlaştırmayı da hiç beceremediğim için, yaratmak hep düşlemeyi, istemeyi ya da arzulamayı çağrıştırmıştır ya da yapmayı dilediğim bir hareketi sadece hayal etmeyi