"insanın kan bağından ataları olduğu gibi edebiyat dünyasından da ataları vardı ve bunlar insana tarz ve mizaç olarak ilkinden daha da yakın olabiliyor, üzerinde çok daha bariz bir etki bırakabiliyordu."
Oscar Wilde
alışkanlıkla kendilerini kandırmayan kaç kişi vardır; öyle ki değişmemiş görünürler fakat gerçekte içlerindeki insan ufalanıp gitmiştir; öyle ki hâlâ aynı insanları severler, severler ama çok yavan, çok paspal bir şekilde; öyle ki hâlâ aynı sevgi ifadelerini kullanırlar, ama çok sönük, çok mekanik, çok cansız bir biçimde. Diyelim ki bir kral mütevazı bir aileyi ziyaret etmeye karar verdi -evet, aile onur, gurur duyacaktır, bu güzel talihlerinden dolayı neredeyse sevince boğulacaklardır. Fakat diyelim ki Majesteleri aynı aileye her gün gitmeye karar verdi.
Kralın, aileyi ziyaretine bir parça olsun önem kazandırmak için neredeyse gayret sarf edeceği günler ne kadar uzaktadır? Oysa aile değişmeden kalacak ve alışkanlıkla, “Bizi onurlandırdığınız için teşekkür ederiz,” demeye devam edecektir.
Bütün sofistlerin içinde en tehlikelisi zamandır ve tehlikeli sofistlerin içinde en düzenbazı da alışkanlık.
İnsanın yıllar geçtikçe azar azar değiştiğini fark etmek zaten zor. Fakat alışkanlığın düzenbazlığı insanın değişmeden kaldığı, aynı şeyleri söylediğidir, oysa gerçekte büsbütün değişmiştir ve bunu bambaşka bir şekilde söylüyordur.