“İnsan hayatı sürekli bir devinim içindeydi sanki. Geçmişleri, çocuklukları, kökleri, hepsi onları bugünkü hâllerine yoğuran görünmez eller gibiydi. Kötü günler, yaralı ruhlarını koruyan bir kabuğa; umut, içlerine çekilmiş pırıl pırıl bir sırra dönüşmüştü. Ve bütün bu katmanlar, insanın saklandığı bir kılıf gibiydi. Belki de her şey, hayatın özü muhafaza etme biçimiydi.”
Madem sürekli devinim imkânsızdır, devamlı fedakarlık zorunlu olabilir mi?
Sayfa 617 - Cilt 2·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu değişimler, beden kültüründe, yalnızca toplumsal ya da ekonomik bağlamın daha iyi aydınlatabileceği, yavaş gelişen bir yön değişikliğine işaret ederler. Özellikle çalışma imgesi hissettirmeden, ancak derinlemesine altüst olmuştur: Daha çok kazanç sağlayabilmek amacıyla yetenekleri hesaplamaya, hareketi düzene oturtmak amacıyla ölçmeye yönelik, 18. yüzyılın sonuyla bir sonraki yüzyılın başı arasında daha da öne çıkan arzudan söz ediyoruz. Daha ilk sanayi düzenlemeleri, hareketlerle maliyetlerin sıkı sıkıya gözetim altında tutulmasını gerektirir: Baron Dupin'in 1826'da "zanaat ve meslekler mekaniği"nde sözünü ettiği, "üretilen" nesneleri gerçekleştirmek adına, özel ve belli hareketlerin durmadan yinelenmesi. Bu çalışmalar, öncesine göre, 1823'te Encyclopédie moderne'de yazıldığı üzere "sadece birkaç hareket"e indirgenmiştir. Kuşkusuz, bu tür tasarılarda birtakım atölyelerin düzenlenmesi amaçlanmaktadır. İnsanın parçalara ayrılan devinim mekaniği daha geniş bir mekaniğini hizmetinde kullanır, el becerisi bir kenara bırakılıp bambaşka beklentilere yanıt vermeye çaba gösterilir: "Bu kazanım (...) bir işe ayrılan işçi sayısıyla karşılaştırmak üzere, o işin süresinin büyük bir dikkatle hesaplanması gerektiği (...) büyük kuruluşlarda daha da ileri götürülebilir. Böylece, kimse asla boş boş oturmaz, toplamda olabilecek en büyük hıza ulaşılır."mJimnastik, "kuvvetlerin doğru düzenlenmesi" sayesinde, "hareketlerde rahatlığı" geliştirerek bu açık tasarıya katkıda bulunur. Yüzyılın başında "çalışma yeteneği"ni artırmak, hatta "kollar için farklı farklı 1.000 alıştırma" düşünmek üzere, "basit hareketlerin öğrenilmesini önerirken Pestalozzi'nin aklındaki de böyle bir şeydir. Ayrıca, organik hareketlerin verimiyle makine hareketlerininki arasında gitgide daha sık yapılan
Düzeltilen, Çalıştırılan, Yetkinleştirilen Beden/İşlenen Beden 19. Yüzyılda Jimnastikçiler ve Sporcular·Kitabı okudu
Kainat bile, kendi yapılanması ve düzeni çerçevesinde,
İçerisinde her ne varsa, "birliktelik ağı" oluşturmuş, birbirine muhtaç, devamlı iletişim, değişim ve devinim halinde bulu­nan, "bilgi" üreten "canlı" bir "beyin"dir. Zira beyin, kainat, hayat ve sanat, müteselsil matematiksel bir denklemdir. Bir donanım halindeki beynin yazılımı olan akıl, uzun vadede problem çözme ve planlama, işletim sistemi durumundaki zeka ise, kısa süreli sorun çözme kabiliyetidir. Akıl matematiğe, zeka reflekslere göre davranır. Bu nedenledir ki, insanı "insan" yapan en önemli haslet ne beyindir ne zeka. Akıldır, mantıktır, düşüncedir!
Sayfa 31 - Girdap·Kitabı okudu
Bilim/Felsefe
“ Biz, süreğen bir akış ve devinim içinde akıl almaz bir hızla birbirini takip eden değişik duyumların bir toplamından veya yığınından ibaretiz.
Doğanın döngüsünde, zafer veya yenilgi diye bir şey yoktur; yalnızca devinim vardır. Kış, bütün yıla egemen olmak için mücadele etse de sonunda çiçekler açan ve neşe saçan ilkbaharın zaferini kabullenmeye mecburdur.
Sayfa 25·Kitabı okudu