İstikbal Göklerdedir!
9/10
·256 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:28
Sinirlenmeden, hayal kırıklığına uğramadan, üzülmeden okuyamayacağınız bir kitap. Tam da bu yüzden, bugünkü değerlerimize sahip çıkabilmek için herkesin okuması gereken bir kitap. Bugün TUSAŞ, hepimizin gurur duyduğu KAAN savaş uçağını geliştiriyor ancak biz zaten 70 yıl önce tam olarak bu noktadaydık. THK-16 1952 yılında tasarlanmış bir jet eğitim uçağıydı. Ne varki devlet kendi evlatlarının yaptığı uçaklara güvenmeyip siparişleri amerikadan geçti ve fabrikalar iflas ettirildi.
Mustafa Kemal'in Uçaklarıİsmail Yavuz · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2018254 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:27
Persler'le başlayalım. Bu tragedya Yunan zaferini Perslerin gözünden anlatarak kaybedenlere odaklanmasıyla biliniyor. Henüz oryantalist kalıplar gelişmemişken Perslerin küçümsenmediğini, hayli objektif bir biçimde yenilginin insanlar üzerindeki etkisinin analiz edildiğini gözlemleyebiliyoruz. Biraz daha "neden yenildiler" ve "yenilgileri nasıl bir iz bıraktı" çalışması gibi. Antigone ise tam bir klasik, herhalde bilmeyen yoktur. Antigone'nin karakteri bir yana, tragedyada siyasal bir çatışmayı görürüz: kadim yasayla yeni devlet yasasının karşılaşması. Bir tarafta Kreon kent devlet düzenini korumaya çalışır, diğer tarafta Antigone eski yasaya ve adalete gönderme yapar. Tarafsız bir göz her iki tarafın da kendince haklı olduğu çıkarımını yapacaktır. Böylece etik bir ikilem ortaya çıkar. Yalnızca başkaldıran Antigone değil, düzeni korumaya çalışan Kreon -cinsiyetçiliği bir yana- da etkileyici bir figür olarak karşımızda belirir. Elbette Antigone'nin direnişi takdire şayan, fakat beni en çok etkileyen bu ikilem oldu tekrar okuduğumda.
Persler - AntigoneAiskhylos · Mitos Boyut Yayınları · 2011185 okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2026 46. kitabı
Pasi Sahlberg tarafından kaleme alınan "Eğitimde Finlandiya Modeli" kitabı, küçük bir Kuzey Avrupa ülkesinin küresel ölçekte nasıl bir eğitim süper gücüne dönüştüğünü analitik ve somut verilerle inceleyen, eğitim literatürünün en temel başvuru kaynaklarından biridir. Kitap, standartlaştırılmış sınavlar ve yoğun ödev yükleri yerine; hakkaniyet, güven, özerklik ve çocuk odaklı yaklaşımlar ile kalıcı bir başarının nasıl yakalanabileceğini ıspatlamaktadır. Kitabin üzerinde en çok durduğu kavram "mükemmellik" değil, "hakkaniyet"tir. Yazara göre asıl başarı,en zeki öğrencileri parlatmak değil; geride kalan veya dezavantajlı olan öğrencileri sistemin içine katarak ortalamayı yüksek tutmaktır. Sahlberg kitabın sonunda, eğitimde başarının sihirli ve ani bir formülü olmadığını, bunun uzun vadeli, sabırlı ve politik kaygılardan uzak bir devlet politikası olduğunu belirtir. Eğitimde sürekli inovasyon veya reform peşinde koşmak yerine, mevcut "en iyi uygulamalari" istikrarlı bir şekilde sürdürmenin önemini vurgular. Eğitim sistemini dönüştürmek isteyen liderlerin, hazır modelleri kopyalamak yerine kendi ülkelerinin toplumsal yapısına uygun insan odaklı politikalar geliştirmesi gerektiğini hatırlatır.
Eğitimde Finlandiya ModeliPasi Sahlberg · Metropolis Yayınları · 20181,062 okunma
10/10
·480 syf.··
2026 25. kitabı
İlber Ortaylı, Atatürk’ü ezberlenmiş cümlelerin ötesine taşıyarak onun ne kadar ileri görüşlü, disiplinli, araştırmacı ve dünyayı doğru okuyabilen bir devlet adamı olduğunu gösteriyor. Okudukça, Atatürk’ün sadece bir asker ya da bir cumhurbaşkanı değil, aynı zamanda güçlü bir entelektüel olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kitabın en etkileyici yanı, Atatürk’ü ulaşılmaz bir kahraman gibi değil; çok okuyan, çok düşünen, kendini sürekli geliştiren ve zamanını doğru kullanan bir insan olarak anlatması. Bu kitap bende bir kez daha şu düşünceyi bıraktı: Büyük insanlar tesadüfen ortaya çıkmaz; bilgi, disiplin, cesaret ve bitmeyen bir öğrenme isteğiyle kendilerini inşa ederler. Sadece tarih meraklılarının değil, Türkiye’nin nasıl kurulduğunu ve Atatürk’ün neden hâlâ bu kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu anlamak isteyen herkesin okuması gereken çok kıymetli bir eser.
1000Kitap
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,6bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 30. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:41
‘’çünkü nasıl olursa olsun sevgi, zamanla yorulur, kendinden bir şeyler kaybeder; hele sevmek isteği yoksa tamamen söner” çok hoşuma giden cümlesi ile… Mevlevi tekkesinin şeyhi olan Ahmed Nureddin’in iç dünyasını ve trajedisini konu alır. Ahmed Nureddin, dış dünyadan ve onun pisliğinden kaçıp tekkede huzur bulmuş, inancıyla kendine korunaklı bir kale inşa etmiş saygın bir derviştir. Ancak bu huzur, erkek kardeşi Harun’un haksız yere tutuklanıp idam edilmesiyle paramparça olur. Kardeşini kurtarmak için adalet arayışına giren derviş; devlet mekanizmasının soğukluğu, yolsuzluğu ve acımasızlığıyla yüzleşir. Kardeşinin ölümü sonrası içindeki intikam ateşi onu tekkeden çıkarıp güç ve iktidar mücadelesinin tam ortasına fırlatır. Roman, totaliter sistemlerin ve bürokrasinin bireyi nasıl ezdiğini mükemmel bir şekilde işliyor.Ahmed Nureddin, adalet ararken devletin adaletsizliğiyle; din adına hareket ederken dinin nasıl bir baskı aracına dönüştürüldüğüyle yüzleşir. En trajik olanı ise, dervişin daha sonra iktidarı ele geçirdiğinde, eleştirdiği o acımasız çarkın bir parçası (kadı) haline gelmesidir. Ahmed Nureddin, roman boyunca sürekli kendisiyle ve Tanrı’yla hesaplaşıyor.Kardeşinin ölümü, onun sarsılmaz sandığı inanç dünyasında devasa bir gedik açar. Roman bu yönüyle Dostoyevski romanlarını veya Albert Camus'nun varoluşçu felsefesini andırıyor..İnsanın mutlak yalnızlığı, hayatın anlamı ve ölümün kaçınılmazlığı dervişin iç sesinde yankılanıyor. "İnsan her zaman kaybeder, kaybetmek için yaşar."
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,194 okunma
Şam'a Dönüş
Puan vermedi·208 syf.··
2026 16. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:13
Suriye hakkında detaylarda kaybolmadan fakat boşlukları doldurup soru işaretlerini ortadan kaldıracak nitelikte bir kitap. Suriye'nin bir ulus devlet olarak Osmanlı'dan ayrılması üzerine yaşadığı 26 yıllık Fransız sömürgesinden, sömürgenin ardından nefes aldı derken başa geçen Baas rejimi ve Hafız Esed'in darbeyle yönetimi ele geçirmesine ve HTŞ'nin Halep'i alıp Şam'a ilerlemesine kadar bütün süreci yoğun bilgiye boğmadan anlatıyor. Okunmalı, okutulmalı. Sosyal medyadaki azmanların yüklediği düşmanlık ve ırkçılıktan sıyrılıp gerçeğe dönmeli.
Şam'a DönüşAdem Özköse · İz Yayıncılık · 202633 okunma
Reklam
Reklam