Şimdi her çeşit kötülüğün, zeka oyunu; her çeşit aşağılanmanın ince alaycılık sanıldığı bir çağa geldik. Ancak, her gün damarlarımıza aşırı doz siyah mizah şırınga ederek katlanıyoruz gündelik hayat dedikleri sığlığın derin karanlığına. Hiçbir karanlık o kadar derin değildir. Her şey, herkesin gözü önünde kaybolup gider. Zamanla hayat boşalır, hülyalar tavsar, her şey sıradanlaşır. Hiçbir şey hayatın sıradanlığı kadar acı vermez insana. Çaresizlik, en "resmi" duygumuzdur. Çünkü "Devlet desteklidir. Bütün çaresizliklerimizi devletlere borçlanırız.
Hem ben sana bir şey söyleyeyim mi, Paşa, bu Almanlar bizden bu konuda çok şey öğreniyorlar. Hep söylüyorum, emniyet edebileceğin bir devlet kurmak istiyorsan tek ırk, tek din olacak.
Eğer ki bağımsızlığımızın sembolü bayrağımız saldırıya uğruyorsa devlet ya gereğini yapar ya da oradan çeker gider. Kimse kusura bakmasın bu vatan bu toprak bu Diyarbakır bizim hiç bir yere gitmeyiz.