7/10
·365 syf.··
2026 31. kitabı
Büyük Selçuklu Sultan'ı Melikşah'ın istediği üzerine yazılan eser devlet idaresi hakkında öğütler, hikayeler, kıssalar içeriyor. Nizam-ı Mülk'ün 30 yıl süren vezirliği sonucu bildiği ve gördüğü devlet siyaseti ve daha önceki devletlerin incelemesi sonucu tüm tecrübelerini bu kitapta toplayarak Sultan için bir el kitabı hazırlamış. Kitapta konu konu ayrılmış tekrarlarda içeren 51 fasıl bulunuyor. Kadın ve devlette ki hatta hayatta ki rölü bence çok sert incelenmiş . Diğer dinlere ve inanışlara karşı tutumu da aynı şekilde sert buldum. Tabiki o dönem haşaşiler ve diğer bâtınî mezhep calışmaları çok kötü olsada İslâm'daki höşgörü politikasını uygunluğu bence tartışılır. Cihat ve ceza için kesinlikle bu şekilde düşünmüyorum. Kitap genel olarak okunması gereken özellikle Devlet kademesinde olanlar için kesinlikle okunmalı dediğim eserlerden. Ağır bir kitap olarak düşünsemde çeviri rahatlığıyla çok rahat okunabiliyor. Nizamülmülk Siyasetname
1000Kitap
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,702 okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1915 Tehciri: Devleti’nin Zorunlu Göç Politikası Değerlendirmesi
Puan vermedi·159 syf.··
2026 10. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:22
Sevk ve iskân kararının geçici olduğunu, Dünya Savaşı'nm bitiminden sonra, yani 18 Aralık 1918'de, Ermeniler için geri dönüş izninin verilmiş olması da ortaya koyuyor. "Savaş ve olağanüstü siyasi zaruret dolayısıyla başka böl­gelere nakilleri gerçekleştirilen Ermenilerin yerleştirilmele­ri, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının temini hakkında talimat­name. Gizlidir Madde 1- Nakli gereken halkın sevk edilmeleri, o bölge­deki devlet memurlarınca yerine getirilecektir. Madde 2- Nakledilecek Ermeniler, bütün kıymetli taşına­bilirlerini ve hayvanlarını birlikte götürebileceklerdir. Madde 3- İskân bölgelerine sevk edilen Ermenilerin, yol­culukları sırasında, can ve mallarının korunması, yiyecekle­rinin ve rahatlarının sağlanması, yolları üzerinde bulunan vilâyet görevlilerine aittir. Bu konudaki herhangi bir gecik­me ve ihmalden her kademedeki devlet görevlileri sorum­ludur. Madde 4- İskân bölgelerine varan Ermeniler, durum ve şartlara göre, ya bireysel olarak mevcut köy ve kasabalara eklenecek evlere veya hükümet tarafından belirlenecek köylere yerleştirileceklerdir. Yeni kurulacak köylerin sağlı­ğa zararlı olmayacak ve ziraat yapılabilecek yerlerde kurul­masına bilhassa dikkat edilecektir. Madde 5- İskân bölgelerinde, şayet köy kurulması için boş veya boşaltılmış devlet arazisi bulunamazsa, devlete ait çiftlik ve köyler bunun için tahsis edilecektir. Madde 6- Ermenilerin yerleştirilecekleri köyler ve kasa­balar ile yeniden kurulacak köylerin sınırlarının, Bağdat de­miryoluna yirmibeş kilometre uzakta bulunması şarttır. Madde 7- İlâve suretiyle köy ve kasabalara yerleştirilen Ermeniler ile yeni kurulan köyde iskân edilenlerin nüfus kayıtlarına esas olacak şekilde, her bir ailenin ismi, tanın­dıkları lakapları, hangi sanata sahip oldukları, iskân bölge­sine ne zaman geldikleri,
Sürgünden Soykırıma - Ermeni İddialarıYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2006219 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 17. kitabı
Merhabalar. Kendisi kısa ama etkisi büyük bir kitapla geldim. Yazarımız Marcus Aurelius Augustus 161-180 yılları arası Roma İmparatorluğu yapmıştır. Marcus Beş İyi İmparator'dan sonuncusu olarak kabul edilir. İmparatorluğunun dışında çağının en önemli Stoacı filozoflardan biri olarak da kabul edilir. Kendime Düşünceler isminden de anlaşılacağı gibi yazarın kendi kendine tuttuğu kısa notlardan oluşur. Marcus her ne kadar barışçı bir insan olsa da hayatının çoğunu seferlerde geçirmek zorunda kalmış bir imparator. Bu seferler sırasında da kendini çok yalnız hissetmiş ve notlar tutmaya başlamış. Kendisinin ölümünden sonra bu notlar derlenerek yayınlanmış. İyi ki yayınlanmış. Kitapta imparatorun kendi gelişim sürecinde edindiği düşünceler aktarılmış. Kitabı okuyanlar görmüştür okurken bir imparator olduğunu anlamıyorsunuz çünkü sıradan bir vatandaş gibi yazıyor notlarını. Kitapta yazar iyi bir insan olmanın gerekliliklerini ayrıntılı hatta maddeler halinde anlatmış. Marcus eserde önce kendini sonra da kendinden önceki devlet görevlilerini eleştirmiş. İdeal devlet yapısının ne olması gerektiğini de anlatmış. Kendi sözleriyle "vatandaşların özgürlüğüne önem veren devlet idaresi fikri..."ni savunmuş. Yine kendi sözleriyle "doğru yola yönelen birinden çok, doğru yoldan çıkarılamayan biri" olmayı hedeflemiş. Kitabı okurken fark ediyorsunuz en çok vurgulanan kısım hayatın çok kısa olduğu ve günün sonunda ölümlü olduğumuz. Bu yüzden de doğru insan olmayı, adaletli olmayı, yalan söylememeyi, dik durmayı, kendini sevmeyi, şimdiyi yaşamayı, hayalperest olmamayı, başkalarının sözlerine göre yaşamamayı anlatıyor. Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Beni çok etkiledi. Her sayfada mutlaka çizdiğim cümleler oldu. Bu kitabı tekrar tekrar okuyacağımı ve her okuduğumda
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Beyaz Baykuş Yayınları · 202527,9bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 6. kitabı
Bayıldığım bir eser oldu. Tavsiye eden değerli kardeşim Osman'a gönülden teşekkür. Fetihler bölümü başlı başına mükemmeldi. Uyumak istemedim Rüyama bile girdi bu bölüm. Her bölümde onun hayatından ve diyaloğlarindan ve sonra sözlerinden alıntılar var. Kaynaklar ve dipnotlar sağlam. Allame Şibli Numani'nin "Bütün Yönleriyle Hz. Ömer ve Devlet İdaresi" eseri, Hz. Ömer'in şahsiyetini, adaletini ve İslam devletinin kurumsallaşma sürecini kaynaklara dayalı analiz eden kapsamlı bir akademik çalışmadır. Askerî, mali ve idari sistemleri derinlemesine inceleyen kitap, modern yönetim ilkeleriyle örtüşen adil bir yönetim modelini sunmaktadır.Kitapla ilgili öne çıkan değerlendirmeler şunlardır: Kapsamlı İçerik: Eser, Hz. Ömer'in sadece halifelik dönemini değil, şahsiyetini, fetihler sürecini, askeri ve mali yapılanmaları, yargı mekanizmasını ve kamu görevlilerinin denetimi gibi konuları detaylı bir şekilde işler. Güvenilir Kaynaklar: Allame Şibli Numani, olayları rivayetlere ve temel İslam tarihi kaynaklarına dayandırarak titiz bir çalışma ortaya koymuştur. Kurumsal Devlet Modeli: Hz. Ömer'in adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine dayalı yönetim anlayışı, "örnek bir yönetim modeli" olarak incelenmiştir.İdari Reformlar: Atama fermanlarının halka açık ilan edilmesi, kamu görevlilerinin sorumlu tutulması gibi modern devlet uygulamalarının temelini atan adımlar anlatılır.
Bütün Yönleriyle Hz. Ömer ve Devlet İdaresiMevlana Şibli Numani · Mahya Yayınları · 201629 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2026 64. kitabı
Vladimir Putin Kimdir? Vladimir Vladimiroviç Putin 7 Ekim 1952 yılı Leningrad, SSCB doğumlu Rus siyasetçi ve Rusya devlet başkanı. Tüm detayları ile Putin'in hayatı ve yaşamından izler taşıyan bir yaşamı Vladimir V. Putin okuduk,yazarın kaleminden Wolfgang Seiffert Baba tarafından dedesi, Sovyetler Birliği kurucusu Vladimir Lenin'e, Lenin'in eşi Nadejda Krupskaya'ya ve Stalin'e belli sürelerde aşçılık yapan Spiridon Ivanoviç Putin olan Vladimir Putin, 7 Ekim 1952 tarihinde SSCB döneminde adı Leningrad olan St Petersburg kentinde Vladimir Spiridonoviç Putin ve Maria Ivanovna Shelomova çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü'nden 1975'te mezun olan Putin, yüksek lisansını ekonomi alanında yaptı. Mezuniyetinin ardından, 1975'ten itibaren KGB'de çalışmaya başlayan Putin, bir süre Almanya'da görev yaptı, Leningrad'a dönmesinin ardından da üniversite yönetiminde görev aldı. 1990'da Leningrad Şehir Konseyi'nde danışmanlık yapan Putin, 1991-1992 yıllarında da belediye başkan yardımcısı ve belediye konseyi dış ilişkiler komitesinin başkanıydı. Putin, 1996 yılına kadar St. Petersburg yönetiminde çeşitli kademelerdeki görevlerinin ardından, 1996'da Kremlin Sarayı Mülkiyet İdaresi Başkan Yardımcılığı'na atandı ve bu görevini 1997 yılına kadar sürdürdü. 1997 ve 1998'de Devlet Başkanlığı İdaresi Başkanı ile Devlet Başkanlığı Denetim İdaresi Başkanı olarak yaptı. Putin, 1998-1999 yıllarında, Rusya Federal Güvenlik Servisi'nin (FSB) başkanlığını yaparken, aynı zamanda, Sovyetler Birliği sonrasındaki yeni Rusya'nın politbürosu olarak da adlandırılan Rusya Güvenlik Konseyi'nin sekreterliği görevini yürüttü.Putin, 9-16 Ağustos 1999 tarihleri arasında başbakan yardımcısı ve başbakan vekilliği, 16 Ağustos'tan itibaren de başbakan olarak görev yapmaya
Biyografi siyaset politika
Vladimir V. PutinWolfgang Seiffert · Gendaş Kültür Yayınları · 20045 okunma