Ne yapmalı? Bugüne kadar sürdürdüğüm gibi, çevremdeki kişilerin davranış ve tutumlarını bilinçsiz bir aldırmazlıkla benimseyerek bu renksiz, kokusuz varlıkla yetinmeli mi; yoksa, başkalarından farklı olan, başkalarının istediğinden çok farklı, köklü bir eylem isteyen gerçek bir insan gibi bu miskin varlığı kökten değiştirmeli mi?
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Alıntı
Mao henüz kendisini Marksist olarak tanımlamıyordu. Modern bir toplumun iki temel dayanağının “bilgi ve demokrasi” olduğuna inancını dile getiriyor, halka “ekmek, özgürlük ve eşitliği” bol bol dağıtmak istiyor, fakat bunun için “bombalar ve kanla gelen etkisiz bir devrim” önermiyordu. O dönemde bol bol okuyor, çeşitli yazarlar ve öğretiler karşısında heyecan duyuyor ama “komünizmin kurucu babaları”nı henüz tanımıyor veya çok az tanıyordu. Pekin’de, kütüphaneci bir dostunun tavsiyesiyle onları okumaya başlamıştı. Özellikle Lenin onun için tam bir “vahiy” olacaktı – emperyalizmi “kapitalizmin en yüksek aşaması” olarak açıklaması; geçmişin dinlerini ve ideolojilerini reddetmesi; devrimci bir örgüt kurma ve onu iktidarı ele geçirmekte bir araç olarak kullanma yönündeki talimatları. Mao, kısa süre önce çevrilmiş bu metinlerin kendisi için yazıldıkları duygusuna kapılmıştı."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır; kendisi bilse şaşırır. Çünkü bu güçlere sahip olduğu aklındsn bile geçmez. Bu güçleri uyandırıp eyleme geçirebilmek, o kişinin hayatında büyük bir devrim olurdu." Sweet Marden
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Devrim Soyguna Hayır Diyen Ahlaktır, Darbe Yıkıcı, Soyguncu ve Bölücüdür Saraydan vatanı ve yurttaşı soyguna yem ettirerek ne kadar daha tahtta kalabilirsiniz? Yurttaşın karşısına bile çıkamıyorsunuz. Hazır metinler ile mikrofon siyaseti devri kapanmıştır. Özelleştirme talanı, doğal kaynak talanı, yaşam pahalılığı soygunu ile servet vurgunu düzeninin sonu geldi işte. Sultan Abdülhamit döneminde ki monarşi benzeri istibdat (adaletsiz zulüm) anlayışı ile ulus devleti parçalamak istiyorlar. Sarayda pişen art niyet ile mecliste ulusu tuzağa düşürerek sonsuza kadar monarşik oligarşi soygun düzeni kurmak istiyorlar. Yurttaş ise soyguna son verecek yönetim ve kamulaştırma devrimi ekonomisi kararları alacak iradesini Cumhuriyet devrimlerini tamamlamak için kuvvayi milliye ahlakı ile farkındalık üreterek hiçbir şiddet ve hukuksuzluğa alet olmadan direniş ortaya koyuyor. Devrim ahlakı soyguna dur demektir. Darbe ve yıkıcı ise soygunu devam ettirmek demektir. Bu ayrımı anlamayan işbirlikçidir. Devrim yurttaş, ulus devlet, birlik beraberlik ve dayanışma içinde biz bütünlüğü savunan ahlaktır. Darbe; yıkıcı, bölücü ve soyguncudur.
Hayata Dair
Hayat garipti .Kim başkasına ne yaşatırsa ,kendi yaşamında onu buluyordu.
Sayfa 115
Sonuçta hiçbir şey ölümden daha büyük bir son değildi.
Sayfa 106