.....Hac, muazzam insanî bir ibadettir. Her yıl, her nesil, her insan; hayattan, toplumsal sistemden ve kendi bağ, bağlılık ve bağımlılığın-dan sıyrılır. Yaşamın, insanın sırtına yüklediği, insanlığı paramparça eden sınıfsal, kavmî, ailevi bütün renk ve nişaneleri; toplumu, çürük, çirkin sınır ve bağların tümünü bir kenara iter.
Kefene bürünen renksiz ve şekilsiz eşitlik...
Kefene bürünen o görkemli sahneye dâhil olur.
Orada her birey, İbrahim'in rolünü oynar. Tarihin bu muhacir ve mücahit şahsiyetinin çok hareketli ve çok heyecan-lı kıssasının rolünü...
Öyle bir oyun ki orada herkes baş rolü
oynamaktadır, herkes kahramandır. O çok sarsıcı ve devrimci merasimde bütün hareketleri, halleri ve duruşu ile Ibrahim'in, Hacer'in ve Ismail'in o muazzam hatırasını yeniden canlandırır. ....