Dedi küçük enişte ;))
KPSS puanı al, gerisini düşünme! Devir bizim devrimiz, ben seni en güzel yerlere yerleştireceğim, o iş bende....
Dil gerçeğin aynası.
Bizde siyaset, bataklıkta yürümek gibidir. Hem de ne bataklık! Kitabu'l İber adlı eserime veya başka tarih kaynaklarına baktığında emirler, vezirler, eşraf, kumandanlar, ve ulema gibi insanların sonları hakkında uzun fasıl ve bölümler görürsün. Bizim devrimiz, tam bir baskı devridir. İnsanları sindirme ve işkence etmenin akıl almaz yöntem ve araçlarıyla doludur; kesme, suda boğma, bıçaklama, çuvalda boğma, zehirleme, organlarını kesme, kelle uçurma ve diğerleri. Dolayısıyla kitabımda şu tür sözcüklerin sıkça yeralmasına şaşmamak gerekir: çöküş, gerileme, kargaşa, ahlaksızlık, rekabet, işgal, yok etme, ölüm, atılma, isyan, kuşatma...
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tarih ölçümüz: Dört devrimiz vardır: Aşk ve saffet devri, tevakkuf ve inhitat devri, taklit ve şahsiyetsizlik devri, teslim ve ruhî esaret devri... Bunlardan ilki Osmanlı devletinin kuruluşundan Kanunî Süleyman devrine, ikincisi Kanunî'den Tanzimata, Uçüncüsü Tanzimattan Birinci Cihan Harbi sonuna, dördüncüsü de, İstiklâl Harbi zaferinden bugüne kadar gelir. Her birinin ana hatlariyle izahı... -İşte Büyük Doğu, bu muazzam tarih hükmünün ve oluş hamlesinin gerçekleşmesine memurdur. Hedefleri de şudur: Sukutu durdurmak... İman ve ruhu tesis... Ahlâkı ihya... Şark ve Garp dâvasını halletmek... Ruhta Şark, kafada Garp; müsavi Büyük Doğu….
KENDİM YAPTIM.
"Alemin bana yaptığı ne kadar müthiş olursa olsun, benim bana yaptığım daha müthiştir.(Oscar Wilde) "Ben düştüm! Ben aldatıldım! Ben mahvoldum Düşmüş ve kurtuluş ümitlerini de kaybetmiş bir nesil böyle haykırıyor. Feryat sözlü ve şuurlu değil. Lâkin ondan daha trajik, daha çok mânalı; zira hayatın mahşeri andıran korkunç sahnesinden fışkırıyor. Bütün değer hükümlerini, bütün hareket kaidelerini çiğneyip hürmet ve hayâ duygularını ezerek, iman ve ümit aydınlıklarını boğarak, ruhları önüne katıp sürükleyen ve hepsinin boğulduğu bir yokluk girdabında çığlıklar çıkartan baş döndürücü bir kasırga etrafımızı sarmış; sanki devrilen varlıkların hepsinden ayni boğuk ses duyuluyor: Ben bittim! Yıkılan hayatı hangi kuvvet kurtaracak? Devrimiz kurtarıcılara, havârilere muhtaçtır. Düşen düştüğünü, devrilen devrildiğini bilmiyor. Aydınlık görmemiş gözler güneşi ne bilsinler! Hele içgüdülerinin dilenciliğine terk edilen kimsesiz, âvâre çocuklar! Onların, içerisinde boğuldukları karanlıktan yükselen sesini duyan, asrın Mesîhi sayılacaktır.
Bizim devrimiz vatansızların Romantizminin damgasını taşıya­cak. Artık hiç kimsenin oturma hakkı olmayacağı bir evrenin sureti şimdiden biçimleniyor. Bugünün her vatandaşının içinde müstakbel bir evsiz barksız ya­bancı yatmaktadır.
1000Kitap
Ümmetin sahabilerden sonra en büyüğü olan Imam-ı Rabbânî hazretleri, Allah'ın ve Resúlünün kitaplarından sonra dinin en büyük eseri olan <<Mektubat>>ında diyor ki: <<Allah nazarında en üstün dereceli insan , iyi olduğu halde kötülüğünden bahsedilendir.>> Birde kötü olduğu halde iyiliğinden bahsedilen insanların derecesini düşünsenize!Devrimiz, işte böyle insanlarla dolu ....
Sayfa 30·Kitabı okudu