Bizde siyaset, bataklıkta yürümek gibidir. Hem de ne bataklık! Kitabu'l İber adlı eserime veya başka tarih kaynaklarına baktığında emirler, vezirler, eşraf, kumandanlar, ve ulema gibi insanların sonları hakkında uzun fasıl ve bölümler görürsün. Bizim devrimiz, tam bir baskı devridir. İnsanları sindirme ve işkence etmenin akıl almaz yöntem ve araçlarıyla doludur; kesme, suda boğma, bıçaklama, çuvalda boğma, zehirleme, organlarını kesme, kelle uçurma ve diğerleri. Dolayısıyla kitabımda şu tür sözcüklerin sıkça yeralmasına şaşmamak gerekir: çöküş, gerileme, kargaşa, ahlaksızlık, rekabet, işgal, yok etme, ölüm, atılma, isyan, kuşatma...