“ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar . şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.”
“iyicil ya da kötücül bir akıl mı yön verir yaşamlarımıza , yoksa tam tersine , yaşadıklarımız öylece olup bitenler midir? ana hatlarını bile ayırdedemediğimiz ölçüde büyük çaplı bir deneyin parçası mıyız , yoksa tam tersine, bir parçasını da bizlerin oluşturduğu bir plan hiç yok mu ?”
“gogol, bir “arınma” umuduyla nasıra’ya gitmiş, ama orada da “rusya’da” bir gardaymış gibi canı sıkılmıştı. ancak içimizde bulunabilecek şeyi dışarıda aradığımızda hepimizin başına gelen tam budur işte.”