zor zamanlarda tutunduğum, iyi zamanlarda haddimi hatırlatan bir hikâye. bu hikâye, bana sabretmeyi de şükretmeyi de aynı anda öğretti.
(linke ulaşamayanlar için hikâyenin ekran görüntüsü mevcut.)
biriz.biz/hikaye/dh63.htm
Birkaç yıl önce okuduğum, adı galiba Mutluluk olan bir romanda denildiği gibi: “Biz, bu ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış, Batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük.”
“İzdivaç onun için (Ömer Behiç) ateşli bir gençliğin şerareleri söndürecek bir sükûn devresi değil, bütün sevda ihtiyacının külleri savrulacak bir inşial devresi oldu.”