9/10
·129 syf.··
2020 17. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2020 21:46
Herkese Merhaba bugün sizlere Rus Edebiyatında, diğer Rus Edebiyat yazarlarını paltosundan çıkarmış Puşkin'in yakın arkadaşı Gogol'un Müfettiş isimli oyun eseriyle geldim Tiyatro eserlerini okumayı roman okumak kadar çok seviyorum. Çünkü okuduğumuzda bize toplumsal özeleştiri ve dolayısıyla bireysel özeleştiriyi en iyi şekilde yaptırdığını düşünüyorum. Ayrıca klasikler ya da klasik sayılabilecek eserleri daha çok sevmemin nedeni ise her zaman belirttiğim gibi güncelliklerini hiç kaybetmemeleri ve şaşılacak derecede hiç eskimemiş olmaları. Ayrıca hem ahlaki olarak hem de edebi olarak okuyucusunu doyuruyor ve düşündürüyor. Müfettiş kitabına gelecek olursak eğer;müfettiş sanılan ve herkesin çıkarları doğrultusunda yemeklerini yiyip,verilen rüşvetleri hiç cekinmeden borç adı altinda kabul eden Hlestakov ve aynı şekilde iş ahlakından yoksun kaymakam Anton Antonoviç'i saran korkuya tanıklık ediyoruz.  Ülkedeki genel kötümser vaziyetin özelde de birebir işlediğini görüyoruz diyebiliriz. Mahkemedeki görevli memurun davalar hakkındaki "Hz. Süleyman gelse kimin haklı olduğunu anlayamaz" ifadesi hukukun ne kadar karmakarışık halde olduğunu, kaymakamin rüşvet alan bir memuruna "Dikkatli ol! Rütben kadar çalmıyorsun pek. Akıllı ol!" uyarısında rusvet almanın değil mevkisine göre rüşvet almamanin sorun olarak algılandığını görmekteyiz. Yazar 129 sayfada tüm gerçekleri gözler önüne sermiş. Eğer okumadıysanız keyif alacağınıza garanti verebilir, tavsiye ederim. Herkese keyifli huzur dolu bir gün diliyorum.
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,4bin okunma
7/10
·240 syf.·
Beğendi
·
2020 6. kitabı
#OkudumBİtti #KitapYorumu #BENİKÖRKUYULARDA #HASANALİTOPTAŞ Everest / 238 sayfa Merhaba arkadaşlar, kitabı dün aldım şöyle bir göz gezdireyim derken öyle bir çekti ki içine bugün bitirdim. İnsanoğlu kendisi çekmediği sürece acıyı anlamıyor, anlamadığı gibi senin derdinle eğleniyor, seyirci oluyor. Toplum olarak ne kadar yozlaşıp ne kadar vurdum duymaz oluşumuzun altı çiziliyor. Çaresizlik ne kötü, bir kör kuyuda çırpınıp duruyorsun,elini uzatıp seni oradan çekip çıkaracak kimse de yok Saçlarını savura savura, gençliğin verdiği enerjiyle hoplaya zıplaya sefertasıyla babasına yemek götüren Güldiyar'a annesi tembihte bulunur. "Git ama dikkatli ol tamam mı? Haberlerde görüyorsun, her gün oğlan çocukları, kız çocukları kayboluyor. Sonra da tecavüze uğrayan bu körpecik çocukların parçalanmış cesetleri bulunuyor sağda solda. Ayrıca biliyorsun her Allah'ın günü insanların gözleri önünde kadınlar öldürülüyor." (Burada yazar tecavüze uğrayan ve öldürülen kadınlara dikkat çekiyor) Güldiyar gider ve geri döndüğünde hiç konuşmadan kendini eve atar. Saçları dağılmıştır ve hep ağlıyordur. Bahriye (annesi) bir türlü konuşturmaz kızını, başına ne geldiğini bilemez. Babası Muzaffer gelir, o da konuşturmaz Güldiyar'a. Güldiyar bir daha konuşmaz, hep ağlar, ağladıkça gözlerinden yaş yerine taş akar. Anne, baba çaresizdirler. Kitabın sonuna kadar merakla sorunuza cevap arıyorsunuz, Güldiyar'a ne oldu? Üzerinden para kazanmaya çalışan bu acımasız, vicdansız insanlar kim, bu kadar acımasız olunabilir mi? Kahırla, küfürle, kederle kitabı bitiriyorsunuz, elinizde bir avuç acı ve cevapsız sorular kalıyor. Kötüyüz, biz insanlar kötüyüz,başkalarına eziyet etmekten çekinmiyoruz. ️ "Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de
Edebiyat
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayata dair
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 18:23
İnsan istediği ölçüde var bu hayatta. Yeter ki iradeni doğru yönde kullan. İçinde bulunduğun durum ne olursa olsun daima şükredici bir kul ol, elindekilerle mutlu olmayı bil. Zihninde boş düşüncelere yer verme ne geçmişe takıl ne de geleceğe odaklan sadece anı yaşa. Güzel düşün hayatın güzelleşsin Hayatında tevbeyi arttır ve tevbende sabit dur. Karşındaki insanlar, yaşadığın olaylar aslında senin bir aynandır. Aynaya dikkatli bak ki kendini ona göre düzelt. Ha birde hayatında dengeyi hiç bırakma sevgiyi, güveni, uykuyu, beslenmeyi vs. Daima sevgi, şükür ve tevbeyle
Din
Her Şey Hakikati Görmekle BaşlarBülent Gardiyanoğlu · Destek Yayınları · 2015627 okunma
Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
10/10
·240 syf.··
2020 9. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2020 03:10
Hasan Ali Toptaş'ın süslü cümlelere hiç ihtiyacı olmadı. Kitapta sevgisini tanımlarken bile Halil karakteri ile gayet sade ama bir o kadar kurulan süslü cümlelerden daha ağırdı "bir insan bir insanı ne kadar çok sevebilirse, işte o kadar çok sevmiştim." Ne kadar saf, ne kadar güzel... Yalansız, dolansız... Öncelikle kitaba başlarken isimden yola çıkarak biraz daha farklı bir roman beklerken okuduklarım karşısında küçük dilim tutuldu. İnanın okuduğum 3.kitabı yazarın ama hala şaşırmamayı beklerken nasıl şaşırıyorum anlamıyorum. İnanılmaz bir kalemi var Hasan abinin. Daha önce hiçbir kitabını okumadıysanız, başlamak için güzel bir eser ama ben yine de ilk önce gölgesizleri okumanızı tavsiye ediyorum. İkisi arasında seçim yapamam ama gölgesizleri ilk okumanızı tavsiye etmek isterim, niye ben de bilmiyorum... Hasan Ali Toptaş çok farklı bir yazar. Size boş öğütler, nasihatlar vermiyor; hikayesini anlatıp çekiliyor. Siz ne yapmak isterseniz onu yapıyor ve ne isterseniz onu düşünüyorsunuz. Kitabı okurken aklıma sık sık bir zamanlar okuduğum "kitle pskolojisi" kitabı aklıma geldi. Tekrar okumayı düşünüyorum açıkçası. Kitapta sık sık insanların nasıl kitleler halinde vahşi ve kötü olduğunu görüyoruz. Kitleden sıyrılmayı başaran ise amansız bir ölüme sürükleniyordu. Güçlü, güçsüzü eziyor; güç sürekli el değiştiriyordu. Kitap Bahriye'nin Güldiyar isimli kızını, babasına azık götürmesi için yola göndermesiyle başlıyor. Gönderirken de : - git, ama dikkatli ol tamam mı? Televizyon haberlerinde görüyorsun, her gün oğlan çocukları, kız çocukları kayboluyor. Sonra da tecavüze uğrayan bu körpecik çocukların parçalanıyor cesetleri bulunuyor sağda solda. Diye telkinde bulunuyor. Güldiyar eve döndüğünde ise taş ağlamaya başlıyor. Sürekli anmesinin sorduğu gibi kitap bitene kadar bizde
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2019 148. kitabı
Beni Kör Kuyularda, @everestyayinlari . "Git ama dikkatli ol, tamam mı? Televizyon haberlerinde görüyorsun, her gün oğlan çocukları, kız çocukları kayboluyor. Sonra da tecavüze uğrayan bu körpecik çocukların parçalanmış cesetleri bulunuyor sağda solda. Ayrıca, biliyorsun, insanların gözleri önünde her Allah’ın günü kadınlar öldürülüyor. Bu yüzden diyorum dikkatli ol diye”Böyle söylüyor annesi Güldiyar’a.Eve geri döndüğünde ise sesi çıkmayan gözlerinden yaş yerine taş yağan bir kız çocuğu. . İnsanın acılarından zevk alan,medet uman,yozlaşmış,çirkinleşmiş bir dünya var.Bunu maddiyata çevirebilecek kadarda alçalıyorlar.Toptaş’ın sade ve naif anlatımını keyifle okuyunuz. . Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, . Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, . Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; . Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. . ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN .
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
8/10
·240 syf.··
2019 66. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2019 13:23
Hasan Ali Toptaş’ın okuduğum ilk eseri. Eseri okurken Türkçe’ yi kullanım sadeliğine ve anlatımındaki akıcılığına hayran kaldım. Kitabın kapağında da bahsedildiği gibi “Sadece H.Ali Toptaş okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer.” ifadesi kendini göstermiş. Sıkmadan, hikayenin içine okuyucuyu sararak ilerliyor eser. Akılda takılı kalan sorularla sorgulama yetimizi ön plana çıkarıyor. Kitap bitince bile sorularla baş başa kalıyorsunuz. İnce işlenmiş onlarca konu var içerisinde.Toplumsal yozlaşmadan tutun da insanların vurdumduymazlığına, herkesin birbirinden faydalanma çabasına vs kadar. Hikaye Güldiyar'ın babasına yemek götürmesiyle başlıyor. Annesi: "Git ama dikkatli ol, tamam mı? Televizyon haberlerinde görüyorsun, her gün oğlan çocukları, kız çocukları kayboluyor. Sonra da tecavüze uğrayan bu körpecik çocukların parçalanmış cesetleri bulunuyor sağda solda. Ayrıca, biliyorsun, insanların gözleri önünde her Allah’ın günü kadınlar öldürülüyor. Bu yüzden diyorum dikkatli ol diye.” Devamında ise Güldiyar geliyor ama bir daha konuşmamak üzere susuyor. Aklımızda Güldiyar'a ne oldu sorusu kalıyor. Toptaş kitabın adını bize veriyor burda:Bu soruyla sanki  bizi bir kuyunun içine atıyor ve olayı gün yüzüne çıkarmamızı istiyor ama tutunacak hiçbir şey yok. Hikaye ilerledikçe insanlar bu kadar mı kör, bu kadar mı duyarsız, bu kadar mı vurdumduymaz dedirtiyor. Bizi kendi yaşamımızdaki anlara itiyor bir nevi. Kendimizi, suskunluğumuzu vurguluyor. Başkaları acı çekerken kimileri çıkıp onu seyrediyor, kimileri çıkıp o acıdan faydalanmanın yolunu arıyor ama kimse o acıyı dindirmek için bir adım atmıyor. Atacak olanlar da o işten faydalananlar tarafından sindiriliyor, susturuluyor, elleri kolları bağlanıyor ne de olsa hayatta kalma dürtüsü hepimiz için ilk duygu değil mi? Ama insanın
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma