Benim suçum muydu çocukken büyümek zorunda kalmak ?
Puan vermedi·372 syf.·
2020 45. kitabı
Herkese merhaba , uzun bir süreden sonra yeni bir inceleme ile sizlerle birlikteyim. Sanırım bu kitap hakkında düşüncelerimi yazmadan ölmek istemediğim için yazıyorum. Okurken bile yutkunmakta zorlandığım şeyleri nasıl yazıya dökeceğimi bilmeyerek başladım . Ama sonra düşündüm ve dedim ki küçücük bedenler bununla başa çıkmaya çalışırken sen nasıl yazarken zorlanırsın ? Bunun yanında defalarca bıraktığım ,okumaya cesaret edemediğim bir eser oldu. Ensest ise birinci derece akrabalar arasında, yani nikâh düşmeyen, nikâhlanması resmen yasak olan kişiler (ba ba, anne, abi, dede, amca, dayı, üvey annebaba) arasında yaşanan, çocuklara karşı yapılmış cinsel eylemlerdir. Kitapta öyle yaşanmışlıklar var ki insanın aklı ermiyor. Bazen afalıyor ,ağlıyor ,üzülüyor fakat geleceğin bir ebeveyini olarak okuduğum zaman dikkatli olmamız gerektiğini ve özellikle susmamak gerektiğini anlıyor. Kitap başta da dediğim gibi okunduğu zaman bir çırpıda bitirilir fakat kitabın etkisi uzun süre hissetirecek ... “Aman sus sus, kimse duymasın, bizim şerefimiz var” diyerek susturulan kızlar . Baba oğluna cinsel istismar uygularken bir anne “Biraz daha dayan, ne olacak ki? “ “Babanın ihtiyacını gider, bak yoksa bize zarar verecek.” diyen anneler. “ Abin o ne olacak, evlenene kadar yapmak zorundasın” diyen ebeveyinler. Sanırım kitabın isminin ağırlığının yanında bu cümlelerin altında ezildim,insanlığımdan utandım. Fakat bunun kadar önemli bir eser hakkında bu kadar inceleme yapmam ya da yaşanmışları aktarmam çokta zor olmayacak. Çünkü aile içi cinsel ilişki(ensest) ' in günümüzün büyük sorunlarından ve insanlar tarafından kapatılan bir konudur. Bizim duyduğumuz ya da şahit olduğumuz olaylar dışında bu tür cinsel ilişkilere zorlanan ,hiç duymadığımız çocuklar , kadınlar hatta erkekler var. İlk önce
Hukuk
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2018 53. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2018 15:46
“Aşk bir alev topu ise, sevgi onun arkada bıraktığı kordur. Alev zamanla yok olur gider. Ama kor uzun süre dayanır. Altı karıştırıldıkça daha da canlanır. Güçlenir…” “Olduğu gibi görünen, olduğu gibi davranan, insanın gözlerinin içine bakarak konuşan yakışıklı erkeklerden uzak duracaksın. Hele ki yakışıklılığının farkında değil ise, hiç yaklaşmayacaksın bile! Gözünün ucuyla bile ona bakmamaya çalışacaksın. Yoksa sinsi bir hastalık gibi usul usul içine yerleşir. Farkında olmadan onu düşünmeye ve âşık olmaya başlarsın.” “Hatalarımız, ders aldığımız sürece bizi biz yapan şeylerdir.” #Fatihmuratarsal (Ana karakterler Ayça-Gürkan/Vural-Aysun çifti ile beraber olmak güzeldi. Yalnız Ayhan & Ümit  şaka gibiydi… Dedim ki neler oluyor burada… S.86 Vural’ın söylediği söz her şeye bedeldi çok duygulandım. ‘Yeniden bir anne baba bulamazsın!’ Vural gülümsüyordu. Yüzünde korkunun zerresi yoktu. ‘Ama yeniden bir koca bulabilirsin!’ dedi karısına. Aysun başını isyanla iki yana sallıyordu. s.129 Bu arada Ayhan’ın tavsiyesini unutmayacağım. Tereyağının içine tam köpürmeden birkaç damla zeytinyağı dökersek yanmasını önlermiş. ;) s.191 ‘Ben sana nasıl bakarsam bakayım, sen kızacak bir şey bulacaksın nasılsa’ dedi yalandan bir gücenmeyle. ‘Hem de elimde ciddi bir Kızmama Anlaşması Peçetesi varken’ Ayhan da az değilmiş haaa :D Anlaşma peçetesi fikri de değişikmiş. s.199 Ümit ……. Allahım bende neler düşünmüştüm. Aslında ilk başta böyle bir şey olabileceğini aklıma gelmişti… s.326 Genç adam dudak kıvırdı. ‘Basit birkaç çizik…’ ‘Ailen… Bu işe ne diyor?’ ‘Neye?’ ‘Böyle sıkça çizilip gelmene! Bursa kestanesi gibisin.’ :D :D Kestane gibisin benzetmesi de güzeldi :D s.332 ‘Dikkatli ol, tamam mı? Beni üzme. Ölürsen, öldürürüm seni!’ dediğinde güldüm  nasıl olacak bu… s335 Tahir ve Ayhan
İki Mükemmel HataFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 2016600 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 24. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2018 16:36
“Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır. Bunu hiçbir zaman unutmamamız gerekir.” “Garip bir öyküdür hayat.” “Kadın vardır gittiği yeri günlük gülistanlık eden, kadın vardır gittiği yeri darmadağın eden.” “Yitik hayatın güçlüsü ol ki; kendi gibi yitik yapamasın. İnsanların karşısında güçlü dur çünkü insanlar güçsüzü ezmeyi sever.” “Hayat herkes için zorunlu bir maratondur.” *SİZ HİÇ İSİMSİZ ANILDINIZ MI?* Hikâye “Adınız yabancılaştı hiç? Mesela ‘Şu hasta kız mı?’ ya da ‘Hasta çocuğun annesi?’ dediler mi evinizi tarif ederken…” :’( *ZOR BİR KARAR* Hikâye “Mutluydu genç adam. ‘Kanserden kurtuldum diye mırıldandı’. Koşar adım uzaklaştı hastane önünden. ‘Bundan sonra gelmeyeceğim hastaneye. Hatta ve hatta önünden bile geçmeyeceğim.’ Diye kendi kendine söyleniyordu.” (Genç adamın eşinin onun hastalık döneminde aldığı karar ve sonrası yaşadıkları… İlahi adalet… İnsan her zaman ne oldum değil ne olacağım demeli… bana göre… Şu anda sağlıklı isen daha sonra hasta veya engelli olabilir insan… Asla unutmayın…) *FINDIK FARELERİNİN İSYANI* Skeç Anne Baba fındık fareleri Trakya ağzı ile konuşurlar. “Anne: Evladım bunlar fındık kadarsa neden cesaret hapı içmiş gibi önüme çıkıp beni korkutuyorlar? Der ağlamaklı ses tonuyla. Çocuk: Anne önce şunu bir anlayalım. Sen mi korkuyorsun? Yoksa onlar mı seni korkutmak için uğraşıyorlar? Diye sorar. Anne kinayeli kinayeli oğluna bakar. Anne: Tabi ya ben canım istedikçe fareleri yanıma çağırıp kendimi korkutuyorum. Köşe kapmaca oyununa bayıldığım için sen okulda olduğun zamanlar onlarla birlikte köşe kapmaca oynuyoruz. Der alaysı bir tavırla. …….. Anne: Hadi git bak şu fareye ölmüş mü? Çocuk: Ne yapacaksın anne başsağlığına mı gideceksin?
Kanadı Kırık Melek’in Kanadına TakılanlarRukiye Türeyen · Egemen Yayınları · 20181,084 okunma
İnceleme değil özettir
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 00:34
·
Kitabımızın bölümleri şu şekilde: 1. Bölüm İnsanın kendisi ile ilişki.  2.bölüm insan Allah ilişkisi . 3. bölüm insan eşya evren ilişkisi. 4. bölüm insan insan ilişkisi 5. bölüm insani ilişkilerde 10 altın kural. 6. bölüm Kur'an'da diyalog. 1. Bölüm İNSANIN KENDİSİ  İLE İLİŞKİSİ  Insan kendini tanımadan başkaları ile tanışmaya kalkışınca ortaya çok büyük hatalar çıktığını söylüyor hocamız.  Bu yüzden önce kendinizi tanımanız gerektiğine vurgu yapıyor.  Burada da kendimize dönüp 'Ben kimim?' sorusunun sormamız gerektiğini söylüyor. Bu soru sayesinde merak edip kendimize döndüğümüz zaman Bediüzzaman'ın dediği gibi 'merak ilmin hocasıdır' düsturu ile kendimizi tanımamıza yardımcı olacak başlıklar sıralanıyor: 1.Bak(unzur) 2.Oku (ikra) 
Din
İnsanî İlişkilerde İlahî ÖlçüMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20202,475 okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2020 24. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 19:23
Kitabı okumadan önce üzerinde biraz araştırma yaptım ve insanların yorumlarına baktığım zaman bir sürü kişinin yazarın siyasi kimliği yüzünden bütün nefretini bu harika eserinin üzerine kustuğunu fark ettim. Ayrıca yazarın kişiliğiyle eserin kalitesini eşzamanlamaya çalışamazsınız. Ön yargılarınızla hiçbir zaman yol katedemezsiniz. Nefret söylemli bu yorumları dikkate almış olsaydım bende bu kadar tesir eden kitabı okumaktan yoksun kalacaktım. Atsız'ı Türkçü ve Turancı olmasıyla tanıdım. Yani sonuna kadar Türkçüdür ve bunu birçok kanıtı mevcuttur öyle ki davası uğruna hapis bile yatmıştır. Ancak bunlar oğlunun, ona bir yaşındayken yazdığı mektupta umduğu gibi olmasına yetmemiş ve komünist olmuştur. Atsız'ın dünya görüşünü, dini görüşünü her şeyi bir kenara bıraktığımda gerçekten saygı duyulası, kaliteli ve sağlam bir insan görüyordum ve bu haliyle bile harika bir insan olduğunu söyleyebilirken birde kendi görüşünün peşinde bu kadar tutarlı gitmesi gerçekten takdire şayandır. Kitabın yorumuna geçersek sembollerle dolu bir kitaptı. Romanın başkahramanı Selim Pusat'ın, insanın kendisine sormaya korktuğu sorularla boğuştuğunu görülür. Kitapta bu kahramanın yaşantısını izliyor havasına bürünüyor gibi olursunuz. Kralcı bir insan olan Selim Pusat'ın fikrini gizlememesi üzerine hapse atılması ve bununla beraber bozulan psikolojisi üzerine kurulmuş romanda araya serpiştirilmiş olan o harika şiirler akıcılığı müthiş bir biçimde sağlamıştır. Ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin… Yazmış kaderin: Aşkıma ömrünce esirsin! Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin. Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın.. Şiirin bu mısrasında da görüldüğü gibi yoğun duygu barındıran mistik yapıya sahip bu eserin eşini Türk Edebiyatında pek rastlamak mümkün değil. Haliyle pek rastlanmadığı için bu
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Puan vermedi·223 syf.·
2020 31. kitabı
Bir Ömrün En Uzun Yolculuğuna! Dolu dolu bir anlatımla, farklı bakışıyla Ali Şeriati... Düşünürler, dini felsefe ile anlatmaya çalışınca genellikle "kâfir" diye etiketlenmiştir. Oysa şimdi felsefe anlatan bir adam söze “Selamun aleyküm” diyerek başlayabiliyor. Bu onun taraflı olduğunu değil, aydın olmanın gereğini yerine getirdiğini gösterir. Demek ki her felsefe ve sosyoloji okuyan dinden uzaklaşmıyor. Dini anlatan edebi türlerde de çok farklı anlatımlar mevcuttur. Tasavvufta edebi anlatımlarda "devriye" çok göze batmasa da şathiye, her zaman ilgi çekici ve farklı bir anlatım tarzı olmuştur. Hallâc-ı Mansûr'un (öl. 922) "Ene'l-Hakk" (Ben Tanrı'yım veya Tanrı ile beraberim) sözü, tasavvuftaki şathın en meşhur örneklerindendir. Hallâc-ı Mansûr, Şahabeddin-i Maktul, Bâyezid-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdadî, Muhyiddin İbnü'l-Arabî gibi birçok mutasavvıf; başka türlü de yorumlanabilen fakat ilk bakışta şeriata aykırı düşen bazı sözler söylemişlerdir. "Şath" kelimesi Arapçada sözlük anlamı olarak "alaylı söz" demektir. Tasavvufta ise sûfînin kendisinden geçtiği, manevi bir coşku (sekir) anında söylediği, görünüşte şeriata aykırı sanılan söz ve hareketleri ifade eder. İşte bu yüzden Ali Şeriati’nin anlatımına bakarken, kelime ustalığını mananın önüne koymamak adına dikkatli ve tamamen bir "anlam arayışı" ile okumak gerekir. Mekke’ye Yolculuk İster yaya ister araçla... Ömründe bir defa seni sen yapan gerçek benliğine git! Evine, Beytullah’a! Beytullah ne? Allah’ın evi! Peki, neden senin? Çünkü Allah’ın yeryüzündeki yansıması sensin. Evet, ey çamur! Balçıktan yaratılıp zirvelere çıkan sen! "İnsanların içinde Hacc'ı duyur; gerek yaya gerekse uzak yollardan gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler." (Hac Suresi, 27. Ayet) Ve sen ey çamur! Allah'ın ruhunu ara. Kişi hacca
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,639 okunma